İslamda gerek dünya, gerek ahiretle ilgili olsun her önemli ve meşru işe besmele ile başlamak tavsiye edilmiştir. Peygamber Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde "Besmele ile başlanmayan her iş bereketsiz ve güdüktür" buyurmuştur. (Aclûnî, 2,174) Onun içindir ki, hayır ve bereket getirmesi için hayırlı her işe başlarken besmele çekmeye, Allah'ın ismini anmaya dili alıştırmak lazımdır.
Türkçede "Besmele çekmek"; "Bismillâhirrahmânirrahîm" demek, "eûzü besmele" ise "eûzü billâhi mineşşeytânirracîm" cümlesiyle besmeleyi birlikte söylemek demektir. "Kovulan şeytandan Allah'a sığınırım, Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla" manalarına gelir. Kul bunları söylemekle Allah'ın rahmetinden uzak olan ve gadabına uğrayarak dünyada ve ahirette kovulan, lanete müstehak olan şeytanın şerrinden Allah'a sığınmakta, Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismini söyleyerek O'ndan yardım beklediğini ifade etmektedir.
Çeşitli dinlerde besmeleye tekabül eden kelime ve tabirler vardır. Her dinin mensubu kendi dinine uygun lafızlarla besmeleyi kullanır. İslâmdan önce Araplar, işlerine bazen "bismi'l-Lât ve'l-Uzzâ" diye putlarının adıyla başlarlardı. Bazen de "bismikellâhümme" derlerdi. Bu adet İslamiyetin ilk yıllarında da devam etmiştir. Neml Suresindeki besmele ayeti (27/30) nazil olduktan sonra besmele son şeklini almış, Peygamber Efendimiz hayatının sonuna kadar hep bu ibareyi kullanmış, besmelenin yazıldığı ilk satıra başka hiçbir şeyin yazılmamasını da emretmiştir.
Besmele, kâinatı yaratan ve idare eden en yüce varlığın adını, Kur'an-ı Kerim'de bu ad yerine en çok kullanılan ve doksan dokuz Esmâ-i Hüsnâ dizisinde ikinci sırayı alan "Rahmân" ile hemen onun ardından gelen "Rahîm" isimlerini toplamış mübarek bir metindir. "Esirgeyen-bağışlayan, lütuf, merhamet ve ihsanını eksiltmeyen" manasındaki "Rahmân ve Rahîm" isimleri ilâhi rahmet ve koruyuculuğun bütün alemi kucakladığını ifade etmektedir. Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde yüce yaratıcımıza nisbet edilen bütün isim ve sıfatları bir bakıma özet halinde ihtiva eden besmele, müslümanların hem inanç, hem ibadet hem de günlük hayatlarında büyük bir yer tutmaktadır. Besmelenin yerine göre farz, vacip, sünnet, mendup, mekruh ve haram gibi hükümleri vardır. Ayrıca belli ibadetlerde ve hayvan kesimi sırasında besmele çekmenin gerekli olduğu bilinmektedir.
Bir müslüman herhangi bir işe başlamadan önce besmele çekmekle, "Nefsim veya başka bir varlık adına değil Allah adına, O'nun rızası için ve O'nun izniyle başlıyorum" demek ister. O'nun Rahmân ve Rahîm isimlerinin tecelli etmesini beklediğini, böylece hem dünua hem de ahiret saadeti dilediğini, giriştiği işe güç yetirebilmesi için gerekli olan kudretin yüce Allah tarafından ihsan edilmesini temenni ettiğini ve kendisinin devamlı olarak O'nun yardımına muhtaç olduğunu bildirmiş, böylece ezelî kudretin yardımını celbetmiş olur.
ALLAH-Ü TEL BESMELENİN FAZİLETİNİ DÖRT KİŞİYE VERDİ:
1-Hz. Nuh (a.s)'a: "Bismillâhi mecrâhâ ve mürsâhâ" dedi. Gemi su üzerinde yürüdü.Nuh (a.s) besmelenin yarısı ile kurtuldu.
2-Hz. Süleyman (a.s): "İnnehû min Süleymâne ve innehû bismillâhirrahmânirrahîm" dedi. Dünya ve ahiret saadetine malik oldu.
Ayet Meali: Süleymanın emrine de rüzgarı verdik. Sabah gidişi bir aylık, akşam dönüşü bir aylık yol idi. Erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık. Hem Rabb'inin izniyle elinin altında cinlerden de çalışan vardı. Onlardan kim emrimizden dışarı çıkarsa, ona ateş azabından tattırdık.(Sebe-12)
3-Hz. Muhammed (s.a.v) : Besmelenin bereketi ile Mirac'a çıktı.Kabe Kavseyn makamına ulaştı.
4-Ümmet-i Muhammed Besmelenin bereketi ile sırat köprüsünden şimşek hızı ile geçecektir.
İbret alınması ümidi ile Besmele ile ilgili birkaç hadise:
BESMELEYE HÜRMET
Allah dostlarından Bişri Hafi önceleri zengin, fasık, hatta içki kullanan biri idi. Derecesinin besmeleye olan hürmeti sayesinde yükseldiğini söyler. Şöyle ki: Yolda giderken içinde Allah ismi yazılan bir kağıdı görür. İnsanlar onu çiğnemiştir. Hemen onu kaldırır. Bir misk satın alır, temizler, kokular ve bir duvara asar. Rüyasında şöyle denir. Ya Bişr! Sen benim ismimi temizleyip kokuladın. Ben de dünya ahiret senin ismini güzel kılacağım. Bişr-i Hafi uyanınnca günahlarından tevbe etti. Kölelerini azat, mallarını tasadduk etti. Mekke-i Mükerreme'ye yerleşti. İsmi ve hatıraları günümüze dek anlatılageldi.
Hoca küçük çocuğa Bismillahirrahmanirrahim demesini öğrettiğinde,besmele bereketi ile cehennemden bir berat çocuğa, bir berat anne-babasına, bir beratta hocasına verilir.
ÇOCUĞU BESMELE ÖĞRENİNCE AF EDİLDİ
İsa a.s. bir yolculukta mezarlık kenarından geçerken azap meleklerinin bir mevtaya azap ettiklerini gördü. Seyahatinden dönüşte aynı kabirde rahmet meleklerinin nurdan tabaklar ile o mevtanın yanında olduğunu görünce hayretler içinde kaldı. İki rekat namaz kılıp dua ederek işin sırrını öğrenmeyi niyaz etti. Hazreti Allah ona şöyle vahyetti: "Ya İsa! Kulum dünyadaki isyanı sebebiyle kabir azabı çekiyordu. Öldüğünde hanımı hamileydi. Çocuğu dünyaya geldi, büyüdü. Annesi onu okumaya gönderdi. Hocası "Bismillâhirrahmânirrahîm" demeyi öğretti. Çocuğu yeryüzünde benim ismimi zikrederken babasına kabirde azap etmekten haya ettim ve bağışladım" buyurdu.
KAYSER'İN OĞLUNUN BAŞ AĞRISI
Rum Kayseri, Hz. Ömer (r.a)'a bir mektup gönderip oğlunun başında bir ağrı olduğunu bildirdi ve ilaç göndermesini taleb etti. Hz. Ömer bir takke gönderdi. Onu çocuğun başına koyduklarında; ağrı geçiyor, çıkarınca ağrılar tekrar dönüyordu. Hayret ettiler. Açıp baktılar, Besmele yazılı bir kağıdın olduğunu gördüler.
HZ. ÖMER'İN NİL NEHRİNE MEKTUBU
Hz. Ömer (r.a), Amr İbnül As. Hazretlerini Mısır'a vali olarak gönderdi. Hz. Amr Mısır'a vardığında halk gelip, Nil nehrinin her sene bu vakitler akmadığını, anne ve babasını razı ederek bakire bir kız çocuğunu attıklarını, sonra da Nil'in eskisi gibi aktığını söylediler. Hz. Amr: "Bu cahiliye adetidir. İslamda böyle bir şey olmaz" Diyerek durumu Hz. Ömer'e bildirdi. Hz. Ömer Nil'e hitaben şöyle bir mektup gönderdi.
"Bismillahirrahmanirrahim. Ey Nil! Eğer Allah'dan başkasının emriyle akıyorsan; bizim sana ihtiyacımız yok. Eğer Allah'ın emriyle akıyorsan; o zaman biiznillâh ak." Mektup Nil'e bırakılınca Allahın izniyle ve bereketiyle akmaya başladı. O gün bu gündür sakin bir şekilde akmaya devam etmektedir.
Hayırlı cumalar.. Allah'a emanet olun..