Bireysel tercih

Abone Ol

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, unuttuğumuz iki kelimeyi yeniden bize hatırlattı…

-Bireysel tercih!

Kişinin, dışardan baskı veya zorlama olmadan, tamamen kendi özgür iradesi, zevkleri, inançları ve kararları doğrultusunda bir seçim yapması anlamına geliyor…

Eğitim, giyim, sanat, gezi, futbol, örnekleri çoğaltabiliriz. Hepsinde tercihlerimiz bireyseldir…

Ya siyasette!

Siyasette pek az insan bireysel tercih hakkını kullanıyor. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, bu hakkını kullandı ve YENİ Parti’ye geçti!

Öncü oldu!

Gazeteci arkadaşlarımız YENİ Parti’nin rozet takma töreninde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a soruyor:

-Ayşe Ünlüce?

Başkan Kurt, bu soruya tartışılmayacak bir yanıt veriyor:

-Özgür Özel'le beraber hareket etmiyorum, Yeni Partiye gitmiyorum, demedikten sonra herkesi bizimle sayıyoruz. Ayşe Hanım'la da aylardır, birlikte hareket ediyoruz. Kendine göre bir zamanlaması vardır, bu tartışılacak bir konu değildir. Bu, tamamen, insanın kendi bireysel tercihidir. Ama Türkiye'de şu anda gelinen nokta bireysel tercihlerin Yeni Partiye doğru akmasıdır!

…/…

YENİ Parti’nin kökleri çok derinde! CHP’de kalan üyeler ile tüm ilişkiler birden bire koparılamaz. Yönetimler değişmiş, genel başkan zorla değiştirilmiş olabilir. Ama dostluklar, arkadaşlıklar devam ediyor. Acele edenler, beklemek isteyenler, karar veremeyenler olabilir.

Ya da bizim bilmediğimiz birçok neden…

Sonuçta şu aralar siyasetle uğraşan herkesin tepesinde bir giyotin sallanıyor!

Ancak siyasetimiz şu sıralar hayatın her alanında “bir tercih” yapmak zorunda!

Ve bu tercihin bireysel anlamda doğru tercih olmasını istiyor…

KALABALIKLARIN AKLI!

Tek başına düşünen insan, sorgular, doğruyu ve yanlışı tartmaya çalışır. Ancak bir grubun parçası olduğunda insan çoğu zaman kendi aklını geri plana iter. Yerini aidiyet duygusu alır. O andan itibaren önemli olan haklı olmak değil, ait olduğu grubun haklı görünmesidir.

Siyasette bunun örneklerini sıkça görürüz. Dün yanlış dediğine bugün alkış tutanlar, bugün savunduğunu yarın inkâr edenler, çok sık karşılaşıyoruz değil mi? Çünkü fikirler değil, saflar değişmez hale geldi! Oysa demokrasi, kör sadakat değildir! Eleştirel düşüncedir!

Hiçbir parti, hiçbir lider ve hiçbir ideoloji hatadan muaf değildir. Bir topluluğun gücü, üyelerinin cesaretle itiraz edebilmesinden doğar.

Ne diyor Nietzsche:

-Bireylerde delilik nadirdir; ancak gruplarda, partilerde, uluslarda ve çağlarda kural budur!