Bundan yıllar önceydi…
Kara, yağız bir delikanlı…
1980 yılını iliklerinde hisseden en nadir kişilerden…
Eee kolay değildir 80’li yıllarda solcu olmak…
Komünistim dediğin an suçlu sayılırsın maazallah…
Bedeli ağır olur.
Bulursun kendini mahpushanede…
İbrahim Arslan…
Bizim İbrahim…
Aslen Tuncelili…
Memleketse mevzu bahis yükünü muhakkak çekti bizim yağız delikanlı…
Eskişehir’de ise Yıldıztepe çocuğu…
Solcuların neyi vardır ki elinde?
Dilinde sözü…
Elinde sazı…
Efkârlı efkârlı vurdu sazının tellerine bizim oğlan…
Sonra bir gün, fark edildi…
Sazının telleri gibi…
Cesurlar hep fark edilir oysaki…
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un 1999 yılında CHP Merkez İlçe Yöneticisi oldu.
2002 yılında ise merkez ilçe adayı…
Fark edildi fark edilmesine ama bitmedi bedel ödemesi bizim cesur delikanlının…
Seçimi kaybetti.
Dedikodu odur ya, darbe de en yakınlarından geldi.
En yakın bildikleri atmadı o 3 oyu…
Cömert olmadı yürekleri…
Yenik düştü göstermek “hoşlarına” gitti muhakkak…
Yok dedi bizim oğlan, “Meydanlar direnmek için var. Yeniden, en baştan…”
Verdi istifasını, SHP’nin kurucu il başkanı olarak devam etti hayatına…
Sert muhalefetiyle öne çıktı.
Ezilen halkların sözcüsü oldu.
Ötekileştirilen kesimlerin il başkanı olarak bilindi.
DSP’ye seçim bile kaybettirdi…
Sonra bir gün değişti, değiştirdi zaman…
Bizim İbrahim sanki bizim İbrahim değil…
2009 yılında SHP’den ayrılıp seçim kaybettirdiği DSP’den Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi oldu.
2014 yılında da CHP’den Odunpazarı Belediye Meclisi Üyesi…
Yükselişi devam etti…
Yükseldikçe ezilenler altta kaldı.
Görmedi.
Duymadı.
En son 2019 yılında Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olmayı başardı.
Bizim İbrahim oldu mu Büyükşehirli İbrahim…
Ezilenlerin İbrahim’i, yoksulların İbrahim’i, açlıkla mücadele edenlerin İbrahim’i, bağlama çalıp türkü söyleyenlerin İbrahim’i, feleğin çemberine itiraz edenlerin İbrahim’i büyük şehre varınca yolunu kaybetti.
Kayboldu bizim İbrahim…
Ezilenler için bir şey ifade etmiyor artık…
Büyükşehirli İbrahim ise…
Zammın yanında, halkın karşısında, yoksulların çok uzağında…
Büyükşehirli İbrahim suya zammı komisyondan geçiren meclis üyelerinin arasında…
Tek bir lafım yoktur ona…
Benim lafım Bizim İbrahim’e…
Al eline sazını, söylesene ezilen halklar için iki kuple:
“Karanlık yollardan geçtik
Zehir gibi sular içtik
Bir yanımızda ölüm
Bir yanımızda yâr sevdik
Bir değil bin bir kere
Sırat köprüsünden geçtik
Cehennem denen illetin
Ta göğsünü deldik geçtik
Bu yolda dönenler oldu
Mum gibi sönenler oldu
Yâr göğsüne baş ko’madan
Vurulup düşenler oldu”
Bu yoldan döndü bizim İbrahim…
Mum gibi söndü bizim İbrahim…