Bugün herkes tanıdık

Abone Ol

1 Mayıs miting alanında bir zamanlar mitingleri organize eden iki isme rastladım. SES Şube Başkanı Yalçın Mutlu ile Kristal-İş Şube Başkanı Erdal Akyazı’yı gördüm…

Şaka yollu takıldım:

-Ne bir önlük var ne bir pankart! Kendinizi emekliye mi ayırdınız?

Yalçın Mutlu kısaca yanıtladı:

-6 ay sonra devrim olacak biz pankartı o zaman tutarız!

Anında yanıt verdim:

-Artık olmaz!

-Neden?

-Partisini kurmuşlar!

Devrim Partisi 2020 yılında kurulmuş. Ama ben 1 Mayıs miting alanında pankartlarını görünceye kadar varlığından haberim yoktu…

Meslek büyüğüm Rahmi Emeç ile gazeteci dostlarla yürüdük. Rahmi abi mitingin özetini bir cümle ile yaptı:

-Bugünde herkes tanıdık!

Tanıdıklar arasında tek fark vardı:

Bir zamanlar sendika çatısı altında gördüğümüz işçi ve emekçilerin birçoğu artık Emekli-Sendikalarında yürüyordu. Ve Ali Paşa Şanlı her zamanki gibi canlı ve enerji doluydu. Sanırım sendikaların Ali Paya Şanlı’yı ara sıra konuşmacı olarak davet etmesinde fayda var. Gerçi bu işler salonda öğrenilmiyor. Sokakta yaşamak gerekiyor!

Vatandaşa iyi anlatmak gerekiyor!

Hobi bahçeleri vatandaşın kanayan yarası…

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, bu konuda çarpıcı bir açıklama yaptı:

-Hobi bahçeleriyle ilgili zamanında bazı tavizler verilmiş, o verildiği için insanlar da yapmış. Hukuki anlamda bir tutunacak dalları yok ama elektrik bağlanmış, su bağlanmış gibi birtakım aparatlar da eklenmiş. Bir kısmı yapı kayıt belgesi almış. Yapı kayıt belgesi alanların bir kısmı iptal edilmiş.

-Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü bunların tespitini yaptı ve yapı kayıt belgelerini iptal etti. Yapı kayıt belgeleri iptal edilenleri ve kaçak yapılanları yıkmak görevini de belediyelere verdiler. Biz yıkmazsak bizim aleyhimize bazı yaptırımlar söz konusu olacağı için biz de uygun bir süre vererek yıkım işlemini gerçekleştiriyoruz. Vatandaş yıkım esnasında belediyeyi gördüğü için siyaset de devreye giriyor. Şimdi bu merkezi hükümetin birçok konuda vatandaşla CHP'li belediyeleri karşı karşıya getirmek için giriştiği bir hamle olarak değerlendiriyoruz!

…/…

Kurt’un açıklamaları oldukça önemli! Türkiye genelinde, milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor. Bunun faturası seçimlerde birine kesilebilir. Eğer CHP kendini iyi anlatmazsa faturayı ödemek zorunda kalabilir.

Nüfus haritasında Eskişehir ve komşuları

Harita 1940 yılına ait nüfus verilerini gösteriyor. Tüm Türkiye'nin toplam nüfusu 17.8 milyon. Günümüz İstanbul nüfusuna eşit gibi…

Haritaya göre Eskişehir’in nüfusu 121 bin 778…

Komşu kentler, Kütahya 108 bin, Afyonkarahisar 113 bin nüfusa sahip…

Zaman geçtikçe Eskişehir’in nüfusu artarken. Komşu kentlerin nüfusu aynı oranda artmadı. 1940’lı yıllarda nüfus bakımından birbirine yakın olan komşu kentler ile arayı oldukça açtık…

Babanın parasıyla mı yaptın

Başbakan Süleyman Demirel Sinop'un Türkeli İlçesinde Mitingde Halka Hitaben konuşma yapmaktadır:

-Şunu yaptım! Bunu yaptım Baraj, Köprü, Yol Yaptım Fabrika Yaptım...

Kalabalığın içinde bir adam bağırdı:

-Babanın parasıyla mı yaptın?

Polis, jandarma, Demirel’in korumaları, zabıta hemen bağıran adama doğru harekete geçti.

Başbakan Demirel görevlilere "Durun!" dedi

-Durun! Adam doğru bir şey sordu.

Sonra da protestocu adama bakarak konuşmaya başladı:

-Ülen! Senin babanla, benim babamın parasını üst üste koysak yine yetmez. Bu Meydandaki herkes, babasının parasını getirse, çuvalla koysak O bile az gelir. Milletin parasıyla yaptım sizin verginizle Ama benden öncekiler yapmadılar, ben yapıverdim! Anladın mı?

Protestocu adam, Demirel’i alkışlamaya başlar!

…/…

Ne yazık ki günümüzde artık söyle siyasetçilerimiz kalmadı.

Ömer’in devesi

637 yılında, Müslüman orduları Kudüs'ü kuşattığında, şehrin Bizanslı Patriği (ve lideri) Sofronius, şehri "savaşsız" teslim etmeyi kabul etti. Ancak tek bir "şartı" vardı: Şehrin anahtarlarını "ordunun komutanına" (Ebu Ubeyde) değil, bizzat Halife'nin "kendisine", yani Hz. Ömer'e teslim etmek istiyordu.

Hz. Ömer, Medine'den yola çıktı. Ancak Kudüs'e bir "fatih, gibi değil, bir "hizmetkâr") olarak geldi.

Yanında sadece bir hizmetkarı ve "tek bir" deve vardı. Deveye, sırayla biniyorlardı. Tam Kudüs'ün kapılarına vardıklarında, "binme sırası" hizmetkarındaydı….

Hizmetkarı:

- Efendim, siz binin, ordu ve halk sizi bekliyor," dedi. Ancak Ömer kabul etmedi:

-Sıra senin!

Hz. Ömer, devesinin yularını "yürüyerek" çekerken, hizmetkarı devenin üzerinde şehre girdi.

Patrik ve Bizanslılar şaşkındır…

Lider, "gücünün zirvesindeyken" (zafer anında) gösterdiği "tevazu ile ortaya çıkar…

Güç, bir ayrıcalık değil, sıradır…

Tanrılar çıldırmış olmalı!

1980 yapımı 'Tanrılar Çıldırmış Olmalı' filmi 60 milyon dolar hasılat yapmıştır. Başrolde oynayan siyahi oyuncu ise 300 dolar kazanmıştır.

İşte buna kapitalizm deniyor!

Biz böyle konuşturduk

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: Sayın bakanım buyrun size Eskişehirspor forması hediye ediyorum.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Es-es deyince aklıma geldi eskiden siz Kırka Bor madenleri isim sponsoru falan olsun Eskişehirspor’a demiştiniz. Sahi o iş ne oldu?

AK Parti il yönetim kurulu üyesi Erkan Koca: Sayın bakanım biz unutuyoruz siz unutmuyorsunuz! Helal olsun valla!

Geçmiş zaman olur ki!

Tarih 1901…

Eskişehir Köprübaşı…

Eskişehir’in ticaret merkezi o yıllarda da Köprübaşı çevresindeydi…

SAYFANIN SÖZÜ!

Zeki adamlar söyleyecek bir şeyleri olduğu için konuşurlar. Aptallar, konuşmaları gerektiği için. Platon