Büyük Aile Platformu, Reşadiye Camii bahçesinde ekranların genç ve çocuklara olumsuz etkilerine dikkat geçmek amacıyla açıklama gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı Eğitim Bir Sen Eskişehir Şube Başkanı İbrahim Akar yaptı.
Kültürel emperyalizm ile karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Akar, şiddet ve bağımlılıkların normalleştirildiği söyledi. Akar, “Günümüzde kültürel emperyalizmin işgal girişimi ile karşı karşıyayız. Artık tehlike ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte ise çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var. Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile aile zayıflatılmakta, çocuklarımızın zihinleri ve kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet ise sistematik biçimde aşındırılmaktadır.
Bu mesele ne yalnızca bir yayıncılık tercihi ne de basit bir reyting yarışı meselesidir. Bu mesele, toplumsal yapının çözülmesi, nesillerin kaybedilmesi ve en nihayetinde bir milli güvenlik meselesidir. Şiddetin, suçun, mafyanın özendirilmesini; bağımlılıkların normalleştirildiği yapımları; aileyi değersizleştiren senaryoları; mahremiyeti ihlal eden televizyon programlarını; reyting uğruna değerlerimizin ayaklar altına alınmasını ve çocukların ile gençlerin gelişimini olumsuz etkileyen içerikleri istemiyoruz” diye konuştu.
“KARARLILIKLA MÜCADELE EDECEĞİZ”
RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve, yayıncı kuruluşları da sağduyuya ve kültürel işgale geçit vermemeye davet eden Akar, aile ve çocuk dostu içeriklerin en güçlü şekilde teşvik edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Akar, “Gazze’de soykırım uygulayan İsrail’i desteklediği için boykot ettiğimiz firmalar var. Bu firmalar çok yüksek reklam bütçesine sahip olsa da sırf reklam bütçeleri yüksek diye yayıncı kuruluşlar bu firmalara teslim olmamalıdır. Medya ve sosyal medyayı savaş cephesi ilan eden İsrail’in, boykot ettiğimiz firmaların reklam bütçeleriyle yayıncı kuruluşlarımız üzerinde kurduğu baskı zinciri kırılmalıdır.
Sorumlu ve sağduyulu diğer reklam verenler de bu konuda boykot ettiğimiz firmaların dümen suyundan çıkmalıdır. Reytingi ve reklam gelirini tek ölçüt olmaktan çıkaran düzenlemeler artık yapılmalı, zararlı içeriklere karşı daha etkin denetim mekanizmaları işletilmeli, aile ve çocuk dostu içerikler en güçlü şekilde teşvik edilmelidir. Temiz ekran hareketi; sorumlu yayıncılık çağrısıdır, toplum mühendisliğine geçit vermeme kararlığıdır, aileyi, nesilleri ve milletimizin geleceğini koruma iradesidir. Son sözümüz şudur ki; ecdadımız dün işgale kalkışanlarla azimle mücadele etti ve bize bu cennet vatanı emanet etti.
Bugün ekranlar üzerinden kültürel işgale yeltenenler var ve bunlarla da bizler aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu sorumluluk hepimizindir; ne tek bir karış toprağımızı ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz. Sosyal medya üzerinden sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri, oyuncular, yapımcılar, senaristler, kanaat önderleri ve münevverler “Temiz ekran hareketi” manifestosunu paylaşacak. Tüm vatandaşlarımızı bu manifestoyu paylaşmaya ve destek vermeye davet ediyoruz” sözlerini kaydetti .