Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Buğday alım fiyatı ton başına 16 bin 500 lira, arpa alım fiyatı ise ton başına, 12 bin 750 lira açıklandı. Açıklanan fiyatlar, çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce, açıklanan fiyatlara tepki göstererek, üreticinin alın terinin karşılığı olmadığını kaydetti. Ölce, “Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalmıştır. Ton başına 16 bin 500 lira buğday, 12 bin 750 lira arpa fiyatı açıklanmıştır. Desteklerle birlikte rakamların yükseldiği ifade edilse de üreticinin içi kan ağlıyor. Çiftçi bu sene 85-86 liraya kadar çıkan mazotla üretim yaptı. Gübre fiyatları geçen senenin çok üstündedir.Tohum, ilaç, işçilik maliyetleri ortada dayanılmaz boyutlara ulaştı. Buna rağmen çiftçiye verilen fiyat, alın terinin karşılığı değil. Açıklanan 16 lira 50 kuruşluk fiyat, üreticiyi koruyan değil, üreticiyi hüsrana sürükleyen bir fiyattır. Buğdayın kilogram fiyatı en az 23-24 lira seviyesinde olmalıydı. Herkes biliyor. Çiftçi para kazanamıyor. Kazanan gübre bayisi, kazanan akaryakıt şirketleri, kazanan aracılar ve tüccarlar. Kaybeden ise toprağa emek veren çiftçidir. Türkiye'nin dört bir yanında ekilmeyen tarlalar artmaktadır. İnsanlar maliyetleri karşılayamadıkları için üretimden çekilmektedir. Bu tablo sadece çiftçinin değil, ülkenin gıda güvenliğinin de tehlikeye girdiğini göstermektedir. Mustafa Kemal Atatürk, "Üreten köylü milletin efendisidir" demişti. Ülkemizde tarımda faaliyet gösteren insan sayısı her geçen yıl azalıyor. Tarımda çalışanların yaş ortalaması 60 yaşına ulaşmış durumdadır. Bu durum gençlerin tarıma ilgi göstermediğini gösteriyor. Gençler de 'tarımda para yok' deyip konuyu kapatıyorlar”diye konuştu.
“ÇİFTÇİ AYAKTA KALIRSA TÜRKİYE AYAKTA KALIR”
Türkiye’de üreticinin kaderine terk edildiğini savunan Ölce, acilen tarımsal üretimi artıracak projelerin hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ölce, “Bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle üreticiler umutlanmıştı. Ancak açıklanan fiyatlar o umudu tuzla buz etti. Çiftçi ürününe değil, borcuna çalışır hale getirildi. Borcu olmayan çiftçi yok. Dünyanın gelişmiş ülkeleri üreticisini desteklerken, Türkiye'de üretici kaderine terk edilmektedir. Anahtar Parti olarak bu duruma çok tepkiliyiz. Acilen tarımsal üretimi artıracak projeler hayata geçirilmelidir. Bir diğer önemli sorun ise yeraltı suyu uygulamalarıdır. Edindiğimiz bilgilere göre Eskişehir'de kuyulara su saati zorunluluğu getirildi. Ancak üreticilerden alınan ücretlere rağmen kartların halen teslim edilmediği ifade edilmektedir. Mahsul su beklemektedir. Önümüzdeki günlerde sorun çözülmezse ürünler kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Biz kaçak ve kontrolsüz su kullanımına karşıyız. Ancak üreticiyi mağdur eden, tarımı sekteye uğratan uygulamalara da karşıyız. Çiftçinin üretim yapabilmesi her zaman ön planda tutulmalıdır. Bugün ülkemizde siyasetin gündeminde mutlak butlan tartışmaları var. Anadolu'da ise çiftçinin gördüğü fiyatlar mutlak noksandır. Çiftçi siyaset değil, adil fiyat istiyor. Çiftçi ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istemektedir. Anahtar Parti olarak üreticimizin yanında olmaya, bu adaletsizliğin karşısında durmaya devam edeceğiz. Çünkü çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır" şeklinde konuştu.