CHP’de son günlerin en popüler tartışması ön seçim. Ortada yaklaşan bir seçim yok, bir seçim takvimi yok ama herkes yüksek sesle ön seçim talep ediyor. Herhangi bir parti yöneticisi “ön seçim olmayacak” demiyor ama ortada ön seçim meselesi üzerinden gergin bir hava oluşmuş durumda. Gergin havanın da ötesinde şehrin, memleketin sorunları bir kenara bırakılmış tek dert ön seçim olmuş.
Sandıkta oy vermeyi düşündüğü insanı sandıktan önce seçme özgürlüğü parti içi demokrasi, parti aidiyeti açısından tabi ki çok önemli. Ama bir yandan şu soruları da sormak lazım: CHP için ön seçim mutlak başarıyı getirir mi? Sandıktaki başarıyı ön seçim hangi oranda etkileyecek? Ve bu sorular kadar önemli olan da şu: CHP’lilerin ön seçim ile sandıkta seçtiği kişi ya da kişilerin kamuoyunda gerçek anlamda karşılığı olacak mı?
Son dönemde hemen hemen her seçimde CHP’li adaylar ve kurmaylar, Eskişehir İttifakı ya da Türkiye İttifakı vurgusu yapıyor. Yani parti tabanını, kendi seçmenini düşündüğü kadar, CHP’ye mesafeli duran seçmeni de göz önünde bulunduruyor ve aday göstereceği kişilerin oy potansiyelini tartıyor, dijital ayak izine bakıyor. Hal böyle olunca kafalarda CHP üyelerinin ön seçimle seçtiği kişilerin mutlak başarı için yeterli olup olmadığı sorusu canlanıyor. CHP, adaylarını belirlerken sadece ön seçimin matematiksel sonuçlarına mı bakacak yoksa adayların kamuoyunda ki karşılığını ve niteliğini de mi işin içine katacak?
CHP’nin Eskişehir’de şu an 23 bine yakın üyesi olduğunu biliyoruz. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından devam eden süreçte CHP’ye üyeliklerde bir artış yaşandı. Elbet politik olarak yakınlık hissedenler de parti üyesi olmuştur ama o dönem ki rüzgarla da üyelik başvurusu yapanlar çıkmıştır. O nedenle ön seçim kadar ön seçimde aday adayı olacak isimler ve tabi ki üye profili de bir o kadar önem arz ediyor.
Evet parti içi demokrasi, ön seçim çok önemli. CHP’liler bunları kovaladığı kadar bence nitelikli, eğitimli, politik bilgi ve birikime sahip insanları parti üyesi olarak kazanmanın yollarını da aramalı. Yoksa yıllarca aynı insanları nasıl gördüysek yarın yine ön seçimde aynı isimler aday adayı olarak başvuru yapar. Öyle olunca da CHP’liler iyi olanı değil, kötünün iyisini seçmek zorunda kalabilir.
Ön seçimden çıkacak sonuçlar, CHP’lileri mutlu da edebilir, mutsuz da edebilir. Daha ortada seçim yokken bile birbirine karşı çok keskin çizgileri olan partililer ön seçim sürecinde birbirine karşı çok acımasız olabilir, birbirini yıpratabilir. Seçim yapmakla birlikte seçim sonuçlarını kabullenmek belli bir olgunluk istiyor. Evet ön seçim olmalı. Parti tabanı gerçek anlamda seçme hakkına sahip olmalı ama ön seçim mutlak başarıyı getirir mi diye de masaya yatırılmalı.