Dün şehirde çok güzel manzaralara şahit olduk.
Bir yandan uzun süredir bir araya gelmeyen AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Nabi Avcı, Emine Nur Günay ve Harun Karacan’ın basın toplantısında Numan Kurtulmuş öncülüğünde yan yana geldiğini gördük.
Bir yandan Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen ile Ali Sefa Şen’in 9 yıldır süren küslüğünün sona erdiğine şahit olduk.
Mutlu da olduk!
Aslında detayların çok önemi yok!
Herkes herkesle anlaşacak, ortak paydada buluşacak diye bir kural yok.
Taraflar birbirleriyle görüşmemeyi tercih edebilir.
Aynı örgüt içerisinde bile yaşansa bu tür manzaralar “ortak değerler” farklı olabilir.
Küslük ince bir çizgidir.
O ince çizgide değerlerin aşılmadığı sürece ona da saygı duyulması gerekir.
Hatta küslük bile denilmez ona…
Tarafların kendi özel hayatına ilişkin aldığı karar denilebilir.
Bu konuda da hiç kimsenin söyleyecek tek bir söz hakkı yoktur!
AK Parti ya da diğer partilerin içerisinde yaşanılan durum budur.
Birde olaya bu açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum.
Aynı masa içerisinde aynı kareye girmeleri uzun bir aradan sonra elbet hepimizi şaşırttı.
Ancak ince düşünüldüğünde değer yargılarıdır.
Bu sebeple dün AK Parti tarafından gerçekleşen basın toplantısında Harun Bey’i, Nabi Bey’i ve Emine Hanım’ı aynı kare içerisinde görünce mutlu olmanın yanı sıra bu gerçekle de yüzleştim.
Ve saygı duydum.
Öte yandan ne düşündüm!
Aynı toplantıda bulunduğum ve benim de görüşmediğim insanlar yok muydu?
Elbet vardı.
AK Parti Medya ve Tanıtım Başkanı Hasan Burgaz…
Biliyorsunuz ki bana küs…
Ay pardon ben ona küsüm.
Ya da boşverin kim kime küstüyse…
Önemli olan aynı ortam içerisinde bulunmak zorunda kaldığımız zaman el sıkışabilmek değil mi?