Eskişehir’de 4 okul binası için daha boşaltma kararı alınması nedeniyle oluşabilecek sorunlara dikkat Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol “Eskişehir’de okul binalarının mevcut durumu, kamu binalarındaki yetersiz yapı stoku ve her geçen gün derinleşen kriz yönetimi anlayışı, eğitim-öğretim sistemimizi tam anlamıyla bir kaosa sürüklemektedir” dedi.
Eskişehir’de 4 okul binası için daha boşaltma kararı alındı. Depreme dayanıksız olduğu belirlenen okullar arasında Muzaffer Çil Anadolu Lisesi, Ulu Önder Özel Uygulama Okulu, Mehmet Taş İlkokulu ve Fadime Sarar İmam Hatip Ortaokulu bulunuyor.
"Yapım süreçlerindeki aksaklıklar krizi derinleştiriyor"
Yaşanan gelişmeler ile ilgili Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, değerlendirmelerde bulundu. Demirkol, “Eskişehir’de okul binalarının mevcut durumu, kamu binalarındaki yetersiz yapı stoku ve her geçen gün derinleşen kriz yönetimi anlayışı, eğitim-öğretim sistemimizi tam anlamıyla bir kaosa sürüklemektedir. Deprem güvenliği, güçlendirme ve yenileme çalışmaları adı altında alınan kararların faturası ise öğrencilerimize, velilerimize ve öğretmenlerimize kesilmektedir. Somut veriler ve binaların yıkım-yapım sürecindeki aksaklıklar, kentimizdeki eğitim krizini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Daha önce boşaltılan ve yıllar geçmesine rağmen inşaat süreçlerine ya hiç başlanmamış, ya da tamamlanamamış okullarımız ortada dururken; Eğitim-öğretim yılının başlamasına çok kısa bir süre kalmışken, dört okulumuza daha boşaltma kararı alınmıştır. Fiziki altyapı yetersizliği ve yeni binaların zamanında inşa edilememesi nedeniyle, boşaltılan okulların öğrencileri çevredeki sağlam binalara aktarılmakta ve bu durum ikili eğitim (sabahçı/öğlenci) uygulamasını adeta tek seçenek haline getirmektedir. Günün erken saatlerinde, zifiri karanlıkta yollara düşmek zorunda kalan küçük çocuklarımız ile akşamın geç saatlerinde evlerine dönebilen gençlerimiz fiziksel ve ruhsal olarak tükenmektedir. Pedagojik ilkelerle tamamen çelişen ikili eğitim uygulaması; öğrencilerimizin sosyal, akademik ve kişisel gelişimlerini engellediği gibi öğretmenlerimizin de çalışma koşullarını ağırlaştırmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Acilen yeterli ödenek ayrılmalı”
Yıkım ve güçlendirme kapsamındaki okul binalarının süreciyle ilgili planlamalara dair eleştirilerde bulunan Demirkol, kamu kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması gerektiğini kaydetti.
Demirkol, “Yıkım ve güçlendirme kapsamındaki okul binaları için acilen yeterli ödenek ayrılmalı, ihale ve inşaat süreçleri hızlandırılarak binalar en kısa sürede eğitime kazandırılmalıdır. Yeni eğitim yılı öncesinde boşaltılan okulların taşınma planları, velilerin ve eğitim emekçilerinin mağduriyetini önleyecek şekilde derhal kamuoyuna açıklanmalıdır. Pedagojik açıdan yıkıcı etkilere sahip ikili eğitim zorunluluğu sonlandırılmalı; alternatif ve nitelikli fiziki imkânlar yaratılarak tekli eğitime geçiş sağlanmalıdır. Kamu kaynakları lüks harcamalara veya eğitim dışı alanlara değil; çocuklarımızın güvenli, depreme dayanıklı ve nitelikli binalarda eğitim görme hakkına ayrılmalıdır. Çocuklarımızın geleceği, velilerimizin çilesi ve öğretmenlerimizin çalışma hakları niteliksiz planlamalara ve bitmeyen bürokrasiye feda edilemez” şeklinde konuştu.