YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde Eskişehir’in deprem riskine dikkat çekerek “Gündoğdu bölgesinde 27 hektarlık alanda binlerce yurttaşımız yaşıyor. Bir tanesinin burnu dahi kanayacak olsa, bunun hesabını kim verecek? O yüzden iktidar topu taca atmasın, soru önergelerimize yanıt vermekten imtina etmesin” dedi.

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Eskişehir’in olası depremlere karşı hızla dirençli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Arslan, özellikle Gündoğdu ve Küçük Sanayi Sitesi bölgelerindeki dönüşüm süreçlerinin yıllardır sonuçlandırılmamasını eleştirdi.

“Yetki Bakanlıkta olmasına rağmen Gündoğdu’ya çivi bile çakılmadı”

Gündoğdu’nun Bakanlar Kurulu kararıyla afet riskli alan ilan edildiğini hatırlatan Arslan, kararın üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen bölgede herhangi bir çalışma yapılmadığını öne sürdü. Arslan, “Bir yerin afet riski ilan edilebilmesi için ya zeminin mutlaka deprem üretmesi ya da zeminin uygun olmaması, çürük olmasını gerektirir bilimsel raporlarla, ya üstündeki konutların yapılaşmanın depreme dayanıklı olmadığını yine bilimsel raporlarla tescil edilmesi lazım. Şimdi 13 yıldır bir bölgeyi siz afet riski alan ilan ediyorsunuz. Ayrıca yine orada yetki Bakanlıkta olmasına rağmen 13 yıldır bir çivi bile çakmıyorsunuz” dedi.

“Birinin burnu kanasa bunun hesabını kim verecek?”

Küçük Sanayi Sitesi’nin de 2017 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla afet riskli alan ilan edildiğini hatırlatan Arslan, “Eskişehir'de kime sorarsanız sorunuz oranın çöküntü alanı olduğunu ve yenilenmesi gerektiğini ortaya koyar. Şimdi öncesi var ama, Odunpazarı Belediyesi'nin Burhan Bey döneminde hazırlıklar başlamıştır, Kazım Bey geldiği zaman oraya proje yapmıştır ama ne yazık ki o dönemki Büyükşehir Meclisi'nde çoğunluk olmadığı için, AK Parti'nin mensupları tarafından Odunpazarı projesi reddedilmiştir. 2017 yılında Küçük Sanayi Sitesi'nin olduğu yerde Bakanlar Kurulu kararıyla afet riski alan ilan edilmiştir. Şimdi onun da üzerinden yaklaşık 9 yıl geçmiş olmasına ve yetki bakanlıkta olmasına rağmen ne yazık ki ortada bir çivi çakılamamış. Ne yetki kendilerinde olduğu halde bir işlem gerçekleştirmişler, ne de yasa da olmasına rağmen yetkiyi devredebilir, ilgili idarelere TOKİ'ye devredebilir, belediyelere devredebilir. Eskişehir'imizde bu yetki devri yapılamamıştır. Yarın bir gün Allah esirgesin, Eskişehir'de bir deprem olsa, Küçük Sanayi Sitesi'nde yüzlerce esnafımız ve binlerce insan oraya girip çıkıyor. Gündoğdu bölgesinde 27 hektarlık alanda binlerce yurttaşımız yaşıyor. Bir tanesinin burnu dahi kanayacak olsa, bunun hesabını kim verecek? O yüzden iktidar topu taca atmasın, soru önergelerimize yanıt vermekten imtina etmesin” ifadelerini kullandı.

“Yarısı bizden desteği ne kadar?”

Eskişehir’de deprem riski açısından gündeme gelen Yunus Emre Caddesi’ne de değinen Arslan, caddede bulunan yapıların yenilenmesinin kolay olmadığını söyledi. Arslan, “Yunus Emre Caddesi’nde bulunan sağlı sollu dokuz on katlı, her katta yaklaşık dört dairenin olduğu caddeyi boydan boya yenilemenin nasıl olacağını herkes anlatsın bana. Bugün ortalama bir konut maliyetinin yedi sekiz milyon lirayı bulduğu, insanların yirmi yirmi beş bin lira gelirle ortalama yaşamını sürdürme noktasında olduğu bir noktada, bir ev bedeli kadar yeni bir maliyete katlanacak gücü olmadığı için evini yeniletme şansına da ne yazık ki sahip değil. Şimdi çıkıp diyorlar ki; "Yarısı bizden" kampanyası. Çıksın açıklasınlar; Eskişehir'de ortalama arsa ve maliyetini de düşündüğümüz zaman bir konutun maliyeti ne kadardır? Bakanlık bu kapsamda Eskişehir'i yararlandırmakta mıdır? Yararlandırıyorsa "Yarısı bizden" kampanyası dediğiniz rakam kaç Türk Lirasıdır? O vereceğin "Yarısı bizden" kampanyasıyla bu konutları dönüştürmek mümkün müdür? Diyelim ki yenileme kararı aldık, orada yaşayan binlerce yurttaşımızı nereye göndereceksiniz? Nerede oturtacaksınız insanları? Hangi konutlara göndereceksiniz? Sizin kiralık yardımı dediğiniz rakam, bugün Türkiye'nin neresine giderseniz gidin hangi kirayı karşılayacak yeterliliktedir?” diye konuştu.

Eskişehir’den gıda israfı tepkisi: “Milyonlarca ton gıda israf ediliyor”
Eskişehir’den gıda israfı tepkisi: “Milyonlarca ton gıda israf ediliyor”
İçeriği Görüntüle

“Artık yapılması gerekenleri konuşmalıyız”

Arslan, artık yeni rapor ve tespitlerden ziyade uygulanacak somut adımlara odaklanılması gerektiğini söyleyerek, “Türkiye'de üniversitelerimiz başta olmak üzere çok sayıda bilim insanı, söylenilmesi gereken, yazılması, çizilmesi gereken ve yapılması ne varsa, özellikle bugün yıl dönümünde 99 depreminden bugüne kadar geçen 27 yıllık süreçte ortaya koymuştur. Bize düşen görev artık bunları konuşmak yerine yapılması gerekenleri konuşmaktır. Son söz; iktidar temsilcilerine göre, Maraş depreminin maliyetinin yaklaşık olarak 90 ile 100 milyar dolar civarında olduğu ifade edilmektedir. Bunu da işte Türkiye'nin şu anda ekonomik yoksunluğu, gelir yoksunluğuyla da ilişkilendirerek "Ne yapalım canım? İşte depremden bu yana bütçenin 100 milyar dolara yakınını biz deprem bölgesine aktardık" sığınmasının, mazeretinin altına da sığınıyorlar. Can ve mal kaybına yol açmadan şimdiden o paraları harcayalım, Türkiye'nin tamamını depreme hazır afet riski ortadan kalkmış kentler haline getirelim” dedi.

Kaynak: Ufuk Azbay