Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, 51 il başkanını görevden alırken, birçok il başkanını da tedbirli ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etti. Eskişehir’de de CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ve CHP İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal görevden alındı.

“Yılların biriken yanlışlarının sonucu”

Ekim ayında gerçekleşen CHP Eskişehir Olağan Kongresi’nin ardından Koca Çınar Grubu olarak bir araya gelen CHP’li bir grup, CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Koca Çınar Grubu, yaptıkları yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yılı aşan tarihiyle bu ülkenin kurucu partisidir. Hiçbir genel başkan, hiçbir yönetim ve hiçbir grup CHP’den daha büyük değildir. CHP’nin gerçek sahibi; üyeleri, örgütü ve Cumhuriyet’e gönülden bağlı milyonlardır. Bugün yaşadığımız kriz, yalnızca iki isim arasındaki bir tartışma değildir. Bu tablo; yıllardır biriken yanlışların, parti içi demokrasinin zayıflamasının, üyelerin karar süreçlerinden uzaklaştırılmasının ve ortak aklın geri plana itilmesinin sonucudur.

“Kılıçdaroğlu CHP’yi iktidara taşıyamamıştır”

Öncelikle tavrımız nettir: AKP’nin yargı üzerinden partimizin iç işleyişine müdahale etmesini ve “mutlak butlan” süreciyle CHP iradesinin şekillendirilmeye çalışılmasını asla kabul etmiyoruz. Partimizin geleceğini siyasi iktidarın etkisi altındaki yargı süreçleri değil, CHP örgütünün özgür iradesi belirlemelidir. Partimize sonuna kadar sahip çıkacağız. Ancak dışarıdan yapılan müdahalelere karşı çıkmak, kendi yanlışlarımızla yüzleşmemize engel değildir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun uzun genel başkanlığı döneminde CHP iktidara taşınamamıştır. Seçim yenilgilerinin ardından gerçek ve cesur bir özeleştiri mekanizması işletilmemiş; parti içi demokrasi zayıflamış, ön seçim istisna hâline gelmiş ve örgütün iradesi yerine merkezden belirlenen siyaset anlayışı hâkim olmuştur.

“Aynı anlayışın CHP’ye yeniden çözüm olacağına inanmıyoruz”

Liyakat yerine sadakatin öne çıktığı, eleştirenlerin dışlandığı bu anlayış partimizin kurumsal yapısına zarar vermiştir. Bugün yaşanan güven krizinin önemli nedenlerinden biri de geçmişte yapılan bu yanlış tercihlerdir. Aynı anlayışın CHP’ye yeniden çözüm olacağına inanmıyoruz.

“Özgür Özel ve ekibi beklenen kurumsal dönüşümü yapamadı”

Özgür Özel yönetimi ise değişim iddiasıyla göreve gelmiş, ancak beklenen kurumsal dönüşümü gerçekleştirememiştir. Çünkü değişim yalnızca genel başkanın değişmesi değildir; parti kültürünün, yönetim anlayışının, kadroların ve örgüte bakışın da değişmesidir. Parti içindeki kutuplaşmanın sürmesi ve örgütün beklentilerinin yeterince karşılanamaması, değişim iddiasını zayıflatmaktadır. Ayrıca mevcut yönetimin çevresinde bulunan; davranışları, üslupları ve siyaset anlayışlarıyla CHP’nin köklü parti kültürü ve siyaset ahlakıyla bağdaşmadığı yönünde ciddi eleştiriler alan isimlerin etkili konumlarda bulunması kabul edilemez.

“CHP’li kadrolar cumhuriyet değerlerine bağlılıklarıyla örnek olmalıdır”

CHP’yi temsil edecek kadrolar; liyakatleri, birikimleri, ahlaki duruşları, parti aidiyetleri ve Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarıyla örnek olmalıdır. İnsani, ahlaki veya mali konularda ciddi güven sorunu oluşturan kişiler karar mekanizmalarında yer almamalıdır. Partiyi kişisel kariyer basamağı olarak gören, CHP kültürünü ve aidiyet duygusunu taşımayan anlayışlara yol açılmamalıdır. Genel Merkezde, belediyelerde ve partinin tüm kademelerinde görev yapacak danışmanlar, bürokratlar ve profesyonel kadrolar da liyakat, dürüstlük ve kurumsal değerlere bağlılık temelinde seçilmelidir.

“CHP için demokratik bir yenilenme fırsatına dönüşmeli”

Çözüm önerilerini de açıklayan Koca Çınar Grubu, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“1 milyon nüfusu olan Eskişehir’de il başkanı bulamıyorlar”
“1 milyon nüfusu olan Eskişehir’de il başkanı bulamıyorlar”
İçeriği Görüntüle

“Cumhuriyet Halk Partisi vakit kaybetmeden olağan kongre sürecini başlatmalıdır. Mahalle delege seçimlerinden başlayarak ilçe ve il kongreleri yapılmalı, örgütün özgür iradesiyle yeni delegeler belirlenmeli ve ardından kurultay toplanmalıdır. Yeniden başlayacak olağan kongre sürecinin CHP için demokratik bir yenilenme fırsatına dönüştürülmesi gerektiğine inanıyoruz.

“Mevcut delege yapısıyla yapılacak kurultay tartışmaları çözmez”

Mevcut delege yapısıyla yapılacak yeni bir kurultayın, yaşanan meşruiyet tartışmalarını çözmeyeceği açıktır. Parti iradesi tabandan başlayarak yeniden oluşmalıdır. Belediyelerin sahip olduğu kamu gücü ve kurumsal imkânların örgüt üzerinde baskı, yönlendirme veya tahakküm aracı olarak kullanılmasına izin verilmemelidir. Belediyeler örgüte hükmeden değil, örgütün demokratik iradesine saygı gösteren yapılar olmalıdır. Toplanacak kurultay bir rövanş veya koltuk kavgası kurultayı değil; parti içi demokrasinin yeniden inşa edildiği, ön seçimin güvence altına alındığı, örgütün yetkilerinin güçlendirildiği ve CHP’nin iktidar programının ortaya konduğu bir yenilenme kurultayı olmalıdır.

“Artık kişilerin yanında saf tutma zamanı değildir”

Bizim hedefimiz parti içi kavgaları sürdürmek değildir. Hedefimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni ilk genel seçimde iktidara taşımak ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmaktır. Bunun yolu; güçlü bir örgütten, gerçek parti içi demokrasiden, ön seçimden, liyakatten, siyasi ahlaktan ve Altı Ok’un temsil ettiği Cumhuriyet değerlerine kararlı bir şekilde sahip çıkmaktan geçmektedir. Artık kişilerin yanında saf tutma zamanı değildir. Saf tutulacak yer Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Biz hiçbir hizbin veya koltuk mücadelesinin tarafı değiliz. Biz örgütün yanındayız. Biz Cumhuriyet’in yanındayız. Biz Atatürk devrimlerinin ve Altı Ok’un yanındayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanındayız. Çünkü biliyoruz ki; kişiler gelir, kişiler gider. Ama Cumhuriyet Halk Partisi yaşar. Koca Çınar olarak çağrımız açıktır: CHP’nin geleceğini kişiler değil, örgütün özgür iradesi belirlemelidir. Güçlü, demokratik ve güven veren bir CHP’yi yeniden inşa ederek iktidarı ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmalıyız.”

Kaynak: Meltem Karakaş