YENİ Parti’nin Eskişehir’de 14 ilçe başkanı belli oldu
YENİ Parti’nin Eskişehir’de 14 ilçe başkanı belli oldu
İçeriği Görüntüle

Ünal “40 yılı aşkın bir zamana yayılan terör eylemleriyle biriktirdiği örgütsel ve siyasi sermayenin, birikimin, gücün ve maddi gücün legal alana aktarılarak ödüllendirilmesi anlamına gelecektir. Ümit ederiz ki, sekiz sene önce yapılan bu rezil açılım, saçılım benzeri bir sukutuhayale uğramayız” dedi.

“Teröristle anlaşma yapılmadan terör bitmeli”

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinin ardından 467 oyla kabul edildi. Kanun teklifi ile ilgili Eskişehir Türk Ocakları Başkanı Nedim Ünal, dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Kanın durmasını herkesin isteyeceğini aktaran Ünal, teröristle anlaşma yapmadan terörün bitmesi gerektiğini söyledi. Ünal, “Kanın devam etmesini isteyen bir insan olabilir mi? Bunun devam etmesini isteyen insana insan denmez; ruh hastası, cani denir. Dolayısıyla kanın devam etmesini hiç kimse istemez. Elbette terörsüz Türkiye. Terörsüz Türkiye ama pahası ve bedeli ne? Teröristle herhangi bir şekilde anlaşma yapmadan terör bitmeli. Teröristi muhatap alıp, terörist başını muhatap alıp, 40 bin kişinin katledilmesinden sorumlu terörist başını muhatap alıp teröristliği Türkiye'ye kabullendirmek mümkün değil. Türkiye son 7-8 seneden bu tarafa terörle aklı başında mücadele etmeye başladı. Çünkü terörle mücadele, Türkiye'nin sınırlarının içerisinde yapılmaz. Trabzon'da yapılmaz, Gümüşhane'de yapılmaz, Amasya'da yapılmaz. Terörist oraya kadar niye getiriyorsunuz? Sınırlarınız kalbur mu? İstediği gibi geliyor, geçiyor. Bugün Eren Bülbül'ün, yani 15 yaşında şehit edilen Eren Bülbül'ün şehadet yıl dönümü. Trabzon'un Maçka'sında. Siz teröristin ta oraya kadar gelmesine evet, bir bakıma zımni olarak göz yumuyorsunuz veya geliyor. Niye sınırlardan geçmesine mani olmuyorsunuz? Bunların nerede konuşlandığı belli değil mi? Belli. Dağlar belli. O halde niye tepesine inmiyorsunuz? Kanun teklifi yayınlandıktan sonra Türkiye'nin içerisine girecek olan 10 bin, 20 bin, 30 bin, 40 bin, 50 bin kişinin kim olduğunu; dağlarda, Avrupa'da gezenlerin, MİT acaba bunları teker teker tespit etti mi ki? Bilemiyorum. Hangisinin elinde hangi silah vardı? veya 40 bin şehidin katili teker teker hangisiydi? Bunları ne kadar biliyoruz? Ve bunlar yarın Türkiye'nin içine geldiklerinde bunların ne yapacaklarını, ne edeceklerini ne kadar biliyoruz? Bu kanun çalışmasını yaparken ETA örneğini alanlar, muhtemelen ETA'nın çalışmasını yapanların fikri olarak desteğini alan, bizim bu işin hazırlığını yapan, mutfağında bulunanlar; ETA'ya karşı İspanya'nın mücadele kanunlarını, yönetmeliklerini çıkaranlar kadar ciddi hazırlık yaptılar mı acaba? Sahiden biliyorlar mı? ETA'yla yapılan anlaşmanın metnini ve bir de Türkiye'nin şimdiki metnini karşılaştırsa. Acaba onları nasıl sağlam kazığa bağlamışlar? Bizimkiler de neresinde? Bizim kanun metninde neresinde zaaflar var? Teker teker onlara baktılar mı” diye konuştu.

“Terör örgütünün ödüllendirilmesi anlamına gelecektir”

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Gerçekleşmesi Hakkında Kanun'un, adı çok yakışıklı olan bu kanunun, Adalet Komisyonu'nda kabul edilen ve Meclis'te de tasdik edilen metnine baktığınız takdirde. Madde 4'e bakın. Tamamıyla serbest bırakılacaklardır. Madde 3'ün birinci fıkrası tamamıyla; haklarında herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmadan serbest bırakılacaklar. Bu kişiler hiçbir hak yoksunluğuna maruz bırakılmaksızın belediye başkanı, milletvekili ve hatta Cumhurbaşkanı adayı olabilecek ve seçilebileceklerdir. Bunu kim kabullenebilir? O şehitlerin anaları, o şehitlerin babaları, Eren Bülbül'ün anası, o yüreği yanan anası... Bunların yarın Kandil'dekiler gelip Türkiye'de bu sıfatlara sahip olarak yaşasalar ve dolaşsalar, gidip ne yapayım, Eren Bülbül'ün naaşının, kabrinin başında... Buna kim dayanabilir? Hangi yürek dayanır buna? Ve söz konusu kanun teklifinde, bu kişilerden haklarında soruşturma başlatılmış olanların deneme süresi zarfında terör suçu, uyuşturucu madde imal ve ticareti gibi herhangi bir suç işlemeleri halinde erteleme kararının kaldırılacağına dair hüküm de yer verilmemiştir.

Özellikle bu kanun metninde odaklandığımız üç husus çok önemli. Birincisi; yasaya muhatap örgüt mensuplarından pişmanlık, geçmiş terör faaliyetleriyle açık bir kopuş beklenmemesi. İkincisi; örgüt başının siyasi kılavuz haline getirilişi ve bunun devam edişi. Zaten metin bile onun onayından geçiyor ve ondan sonra getiriliyor. Üçüncüsü; silah bırakma iddiasının örgüt tarafından mücadelede yeni bir safhaya geçiş şeklinde sunulmasına ve bunun silahsız örgütsel devamlılığa dönüşmesine izin verilmesi. O cani katilin düşüncesi bu. "Evet, biz bundan sonra yeni bir safhaya geçiyoruz. Bundan sonra silahsız, örgütsel devamlılığa dönüşeceğiz." Bütün bunlara karşı hukuki güvencelerin mutlaka oluşturulması gerekiyor. Bu üçü bir arada Türkiye açısından çözücü güçleri, çözücü dinamikleri, vazgeçirici dinamikleri besleyecektir. Böyle bir tablo, terör örgütünün tasfiyesinden ziyade, 40 yılı aşkın bir zamana yayılan terör eylemleriyle biriktirdiği örgütsel ve siyasi sermayenin, birikimin, gücün ve maddi gücün legal alana aktarılarak ödüllendirilmesi anlamına gelecektir. Zaten terör örgütünün lideri diyor ki, "Artık mücadelemiz silahsız, örgütsel yeni bir safhaya geçiyor." İlk iki safhayı tamamladık. Yani adamın planı belli. Programı belli. Takvimi belli. Bundan sonra ne yapacağı da belli. Ümit ederiz ki, sekiz sene önce yapılan bu rezil açılım, saçılım bilmem neyi... benzeri bir sukutuhayale uğramayız” şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi