Eskişehir’de emekli ilkokul öğretmeni Metin Kaplan, açık havada fırçasını kullanarak çevresindeki insanların ilgi odağı haline geliyor. Çocukluğundan beri resme olan tutkusunu sürdüren Kaplan, sokakları adeta bir atölyeye dönüştürerek çalışmalarını açık havada gerçekleştiriyor.

''Ailelerin aferin demesi bile yeterli oluyor''

Metin Kaplan, resim yapmaya 4 yaşında başladığını ve bu alanda hiçbir resmi eğitim almadığını belirtiyor. Emekli öğretmen, yeteneğini tamamen kendi çabalarıyla geliştirdiğini ifade ederken, eğitim yıllarında katıldığı sergilerin onun için büyük bir okul görevi gördüğünü de vurguladı. Kaplan, çocukluğundan beri resim yapmayı asla bırakmadığını ve sanat yolculuğunu şu sözlerle paylaştı:

Cengiz Dağcı Eskişehir’de anıldı: Edebiyatın usta kalemine anlamlı vefa
Cengiz Dağcı Eskişehir’de anıldı: Edebiyatın usta kalemine anlamlı vefa
İçeriği Görüntüle

"Resme çocukluk yaşlarımdan itibaren başladım. Hemen hemen 4 yaşlarımdan itibaren resim yapıyorum. Ailenin desteği muhakkak önemli ama çocukken bir 'aferin' demeleri bile yeterli oluyor. Çocukluktan beri resmi bırakmadım. Eğitim almadım ama Ankara'da Öğretmen Okulunda okurken sergileri hemen hemen hiç kaçırmazdım. Zafer Pasajı'nda sergiler olurdu. O zaman kaliteli, güzel sergiler olurdu; yurt içi, yurt dışından gelen ressamların. Onların resimlerini hayranlıkla izler, nasıl yaptıklarını seyrederdim. Bazen bir tablonun başında yarım saat seyrettiğim ve incelediğim olmuştur."

Kira artışı

Kiraların artışı açık hava çalışmalarına yönelmesine neden oldu. Daha önce resimlerini bir atölyede yapıyordu, ama ekonomik koşullar yüzünden düzenini değiştirmek zorunda kaldı. Kiraların yükselmesiyle atölyesini kapatmak zorunda kaldığını belirten Kaplan, bu durumun sanatını durdurmasına izin vermediğini, aksine açık havada çalışmanın ona ayrı bir keyif verdiğini dile getirdi.

Sokakta çalışmanın avantajlarına da değinen Kaplan, "Önceden bir atölyem vardı. Yaz kış orada çalışıyorduk. Ama kiralar artınca bunu sürdüremedik. Ama bu durumdan şikayetçi değilim. Hatta 'Keşke kışın atölyede çalışsaydım, yazın hep burada olsaydım' dedim. Açık havada çalışmanın tadı ve zevki bir başka. Zaten güzelliği de orada" şeklinde konuştu.

"Öğretmenlik emekli olmakla bitmez"

Sokaktan geçen her yaştan insanın çalışmalarına olumlu tepkiler verdiğini belirten Metin Kaplan, mesleki birikimini sokakta da devam ettiriyor. Yolda yürürken tuvalini inceleyen çocuklarla eğitim ve sanat üzerine keyifli sohbetler yaptığını ifade eden emekli öğretmen, öğretmenlik duygusunun hayat boyu sürdüğüne dikkat çekti. Çevreden gelen tepkileri ve çocuklarla olan etkileşimlerini değerlendiren Kaplan, sözlerine şöyle devam etti:

"Her yaş grubundaki vatandaşların tepkileri çok güzel. İlkokul öğretmenliğinden emekli oldum. Çocukları severim. Yaptığım resimleri görüp ilgisini çeken çocuklar zaman zaman yanıma gelirler. Onlarla konuşuruz. Öğretmenlik de öyle emekli olmakla bitmez. Çocuklar gelince eğitimle ilgili küçük konuşmalarımız oluyor. Her yaştaki vatandaşlarla selamlaşıyoruz. Açık havada çalışmak ayrı bir avantaj."

"Sanat insanın ruhunu inceltiyor"

Metin Kaplan, her bireyin kendi imkanları ve yetenekleri doğrultusunda bir sanat dalıyla ilgilenmesi gerektiğini vurguladı. Sanatın, insanın bakış açısını köklü bir şekilde değiştirdiğini belirtti. Kaplan, sanatın insan ruhuna ve düşünce dünyasına olan katkılarını öne çıkararak, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:

"Hangi sanat dalı olursa olsun bir sanatla ilgilenmek lazım geldiğini düşünüyorum. Çünkü sanat insanın ruhunu inceltiyor. O bakımdan sanatla ilgilenen insanlar güzel düşüncelere sahip oluyor. Bu nedenle ister müzik olsun, kendi kabiliyetine ve ilgisine göre bir şeylerle meşgul olmak insanın kendisini rahatlatır. Mesela resim yapan insan hep tabloda böyle güzel bir şeyler yapar ya, baktığında da hep güzelliği arar ve baktığında güzelliği görür. Hatta resme bakmayı ve görmeyi öğretir. Çoğu kişinin görmediğini resimle uğraşan kişi görür, hatta o güzelliği görür."

Kaynak: İHA