Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Merve Edizkan Cihan Eskişehir’in depremselliğini değerlendirdi. Eskişehir’in deprem açısından riskli bir şehir olduğunu kaydeden Cihan, Eskişehir’in aktif hattının 7.2 büyüklüğünde deprem oluşturabileceğini belirtti. Cihan, “Eskişehir, şehrin içinden geçen bir fay, aktif bir fay hattına sahiptir. En son 1956 yılında bir deprem üretti. Bunu çalışmalarda gösteriyor. Eskişehir haliyle aktif bir fay geçtiği için zaten riskli bir şehir. Eskişehir fayı, 4 farklı segmentten oluşan bir fay. Yani bu segmentlerin birinde bir enerji boşalımı olduğu zaman hocalarımız, 6.4 - 6.5 gibi bir büyüklükle karşılaşacağımızı dile getiriyor Ama bu segmentler birbirini etkilerse 7.2 büyüklüklerine kadar varabilen bir deprem oluşturacağını söylüyorlar. Eskişehir maalesef yapı stoku açısından şanssız bir şehir. Yani şu anki yapı stokumuzun büyük bir kısmı yaşlı binalardan oluşuyor. Bu yüzden de hali hazırda tabii 40-50 yıllık binalarımızın olduğu mevcut yerler, işte Atatürk Caddesi, Yunus Emre Caddesi, Kızılcıklı Caddesi, bunlar tabii ki riskli alanlar çünkü o zamanın mühendisliği ile şu anki mühendislik çalışmaları bir değil. Şu an zemin etüt çalışmaları parsel bazında zorunlu uzun yıllardır ama o zamanlar hani ne kadar bir etüt çalışması yapıldı, zemin değerleri ne kadar doğru? Zemin iyileştirmeler yapılmamış durumda. O yüzden bu alanları hem de gevşek zemin olmasından dolayı, Porsuk Nehri'nin yakınındaki yerler özellikle riskli durumda. Porsuk Nehri'nin geçtiği yerlere bakacak olursak zaten zemin gevşek bir zemin. Yüksek katlı binalar var. Bina yaşları oldukça ileri durumda. Hali hazırda da zemin iyileştirmelerinin olduğunu, hatta temellerinin olup olmadığını doğru düzgün bilmiyoruz. O yüzden oralar daha riskli. Kaya zemin dediğimiz yerlerde daha dayanıklı olacağını düşünüyoruz ama işte inşaat multidisipliner çalışmayı gerektiriyor. Şimdi zemin değerleri yüksektir, bina sağlam yapılmamıştır. Yani buralar da sonuçta tahribata uğrayacaktır, yani hasar görecektir. işte Vadişehir, Ihlamurkent olabilir. Tepebaşı tarafında Şirintepe olabilir. Hani bunlar nispeten diğer yerlere göre daha sağlam zemin diyebiliriz. Ama dediğimiz gibi yapının da sağlam olması gerekiyor” şeklinde konuştu.
""Sadece Eskişehir fayını düşünmemek lazım
Çevre illerde meydana gelen depremlerin Eskişehir’de ne kadar etkili olabileceğine dair de değerlendirmelerde bulunan Cihan, Eskişehir deprem fayının deprem üretme periyoduna dair bilgi verdi. Cihan, “Hep Eskişehir fayına odaklıyız ama bizim çevre illerimizdeki olan depremlerden de etkilenebilecek bir şehiriz. Dediğimiz gibi bir kere işte gevşek zemin üstünde ki frekansın etkileşimi çok daha farklı oluyor. Mesela aynı depremi kaya zeminde olan bir bina hissetmeyebiliyor ama gevşek zemindeki daha fazla hissediyor komşu illerde olan depremi bile. Yani biz de hep buna odaklanmak istiyoruz. Sadece Eskişehir fayını düşünmemek lazım. Komşu illerde olan bir deprem de bizi etkiliyor durumdaysa burada bir yanlışlık var demektir. O yüzden de hani hem zeminin güvenilir olması lazım hem yapının güvenilir olması lazım. Bunun için de mühendisliğin doğru kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yapılan çalışmalarda hendek çalışmaları yapıldı. Hendeklerden alınan örneklere göre, yaşlandırma çalışmaları da yapıldı. Bu çalışmalara göre ortalama, 2 bin 800 ile 3 bin 200 yıl gibi tekrarlanma periyodu çıktı. Bu demek olmuyor ki 1956 yılına 3 bin yıl ekleyelim, biz bu depremi görmeyiz demek olmuyor. 1956 yılındaki veriler tek bir segmente ait diğer segmentlerde deprem olmayacağının garantisi yok. O ve diğer segmentler, yaklaşık yüzde 80-90 aralığında enerjisini doldurmuş durumda. 1956 yılında gerçekleşen segment ile diğer segmentlere baktığınızda 70-80 yıl gibi bir periyot düşünemeyiz. Yakın gelecekte Eskişehir’i bir deprem bekliyor” diye konuştu.