Dilovası Katliamı Aileleri Platformu, Kocaeli Dilovası’nda yaşanan işçi ölümlerine ilişkin Köprübaşı’nda eylem düzenledi.
Eylemde platform adına açıklama yapan Selim Talha Çağlar, yaşananların bir kaza değil, ihmaller zincirinin sonucu olduğunu belirterek sorumluların yargılanmasını istedi. Çağlar, “8 Kasım 2025 tarihinde Kocaeli Dilovası’nda yaşanan işçi katliamı, bu topraklarda yaşanan ilk katliam değildi. Aradan geçen sekiz ay içinde ve Türkiye tarihinde, birbirine çok benzeyen ihmal zincirleriyle başka katliamlar da yaşandı; ne yazık ki yaşanmaya devam ediyor. Kaybettiklerimiz bize “kader” diye anlatılmaya çalışılıyor. Oysa bunlar kader değil, önlenebilir ihmallerin sonucudur. Dilovası İşçi Katliamı da bunun en acı örneklerinden biridir. Para hırsıyla, kaçak bir binada ve kaçak biçimde işletilen bir tesiste gerçekleşmiştir. Ancak bu koşullar kendiliğinden oluşmamıştır. Cezasızlık politikaları ve sermayeyi koruyan anlayış, yeni felaketlerin önünü açmaya devam etmektedir. Biz bu katliam düzenini ülkenin her yerinden biliyoruz, tanıyoruz. Kamu görevlilerinin halkın canını korumak için yapmak zorunda oldukları denetimleri yerine getirmediğini her gün görüyoruz. Dilovası da, yaşanan sayısız katliam da, görevler yerine getirilmiş olsaydı yaşanmayacaktı. Yılda en az iki bin insanın çalışırken hayatını kaybettiği bu düzen kurulmayacaktı” dedi.
Dilovası’nda hayatını kaybedenlerin ailelerinin sürdürdüğü adalet nöbetlerine dikkat çeken Çağlar, “Bu nöbetler, kaybettiklerimizin hesabını sormanın ve gerçek adalete ulaşmanın yolunu açmaktadır. Ailelerin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanında meydanlar birer adalet nöbeti alanına dönüşmüştür. Bugün burada yalnızca Dilovası için değil, ihmaller sonucu yaşamını yitiren herkes için adalet talebini büyütmek üzere toplandık. Kaza değil, ihmal değil, bu bir katliamdır! Katliamda hayatını kaybedenler için, bu katliamı yaratan herkesin yargılanmasını ve gerçek adaletin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki yeni katliamlar ancak cezasızlık sona erdiğinde önlenebilir. Sorumluluğu bulunan kamu kurumlarından Dilovası Belediyesi’ne yönelik operasyon sonucunda sekiz kamu görevlisi gözaltına alınmış, yedisi tutuklanmıştır. Nitekim tutuklanan yedi kamu görevlisinin ikisi, dosyada hiçbir değişiklik olmamasına rağmen serbest bırakılmıştır. Sivil sorumluların yargılanmasında da ilk duruşmada bir, ikinci duruşmada üç kişi tahliye edilmiştir. Daha kayıplarımızın toprağı kurumadan sorumlular serbest bırakılmaya başlanmıştır. Duruşmalar hâlâ Kandıra’daki cezaevi kampüsünde görülmekte, halkın adalet talebinin sesi kısılmaya çalışılmaktadır. Kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma ise hâlâ taksir üzerinden ilerlemekte, sorumlular cezasızlık zırhı altında korunmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Adalet talebinin sürdürüleceğini vurgulayan Çağlar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Dilovası için adaletin sağlanmasının, bu ülkede yaşanan bütün katliamlar için adalet mücadelesinde önemli bir adım olacağını biliyoruz. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Adalet sağlanana kadar meydanları terk etmeyeceğiz. Katliamlar son bulana kadar adalet nöbetleri sürecek. Herkes için adalet! Dilovası için adalet!”