Eskişehir’de Edebiyat

Abone Ol

Geçmişten Günümüze Eskişehir’de Edebiyat” kitabı, geçtiğimiz günlerde Yason Yayınları arasında yayımlandı. Değişik bölümler halinde 14 yazar tarafından oluşturulan kitap, Yunus Emre’den başlayarak günümüze kadar Eskişehir’in edebiyat serüvenini ele alıyor. İlk duyurusundan itibaren yoğun ilgi gören kitapta Eskişehir’in edebiyat ile ilgili olabilen –şiirden tiyatroya, öykü ve romandan sinemaya kadar kişi, mekân, zaman ve eser olarak– çeşitli boyutları ile farklı yazarlar tarafından değerlendiriliyor.

“Bugüne kadar Eskişehir’de genel anlamda edebiyatın tarihi ve bugünkü durumu hakkında kapsamlı bütünsel bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Bu konuda hazırlanmış lisansüstü tezler, kitaplar ya da raporlar yok denecek kadar azdır. Kültür, sanat ve edebiyat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının veya kamunun genele açık düzenli yıllık raporlarına da rastlamamaktayız. Yapılan çalışmalar çoğunlukla şiir gibi edebiyatın bazı özel alanlarına ait ve sınırlı kalmış; Eskişehir’de doğmuş ya da bir süre bu şehirde yaşamış edebiyatçılar için yazılmış az sayıda biyografi nitelikli metinler vardır.” Bu kitabın kendi alanında bir ilk olması nedeniyle de özel bir değeri var. Önümüzdeki zaman diliminde –ana ve alt başlıklarıyla– bu tür yeni çalışmaların çoğalması kentin kimliğinin gelişmesinde önemli olacaktır.

“Pek çok edebiyat meraklısı gibi ben de Eskişehir’de yaşadığım yıllar boyunca bu şehrin bir Edebiyat Kentiolarak anılmasını içimde bir özlem olarak taşıdım. Eskişehir’in, ülkemizin ve dünyanın edebiyat kentleri arasında yer almasının, kentin kültürel görünürlüğü ile entelektüel üretimi açısından büyük önem taşıdığına inanıyorum. Böyle bir sıçramanın gerçekleşmesi, Eskişehir’in –pek çok alanda olduğu gibi– edebiyat alanında da içe dönük algı ve dinamiklerini dışa açacaktır.” Özetle; Eskişehir’de oluşan edebiyat eserleri, kendi kapalılığından kurtulmalı, ulusal ve küresel alanlara açılacak yol, yordam, mekanizma ve araçlara mekanizmalara sahip olmalıdır.

Kitabın arka kapak yazısı şu şekilde düzenlenmiş: “Eskişehir, yalnızca Porsuk’un kıyısında kurulmuş bir kent değil, aynı zamanda edebî anlatı ve kurmaca ile şiirlerin de nehir gibi aktığı canlı bir sanat coğrafyasıdır. Yunus Emre’nin insanlığa armağan ettiği sevgi diliyle başlayan bu uzun yolculuk, geçen yüzyıllar içinde gazete sayfalarında, dergi köşelerinde, kitap sayfalarında, üniversite koridorlarında ve kentin her köşesinde söyleşilerle yeniden hayat buldu. Geçmişten Günümüze Eskişehir’de Edebiyat, bu zengin mirasın izini sürüyor.”

“Geleneksel Odunpazarı yerleşiminin gölgesinde filizlenen ilk edebi tomurcuklardan, modern Türk edebiyatının önemli isimlerine; lületaşı gibi işlenen sözlerden, günümüzün genç edebiyatçılarına uzanan kapsamlı ve incelikli bir harita ile sunuyor. Şehirle metin arasındaki karşılıklı etkileşimi merkeze alan bu çalışma, Eskişehir’in edebiyatta nasıl temsil edildiğini, edebiyatın ise kentin kültürel kimliğini nasıl biçimlendirdiğini ortaya koyuyor. Bu kitap, Eskişehir’in taşını toprağını, suyunu ve insanını besleyen edebi nehrin, zamana karşı nasıl gürül gürül aktığının tanıklığıdır.”

Eserin sunuş yazısında kitabın bakış açısına dair dikkat çeken bir yaklaşım ifade edilmiş: “Bu çalışma, Eskişehir edebiyatı üzerine son söz olma iddiası taşımamaktadır. Aksine, bugüne dek dağınık hâlde bulunan bilgi ve değerlendirmeleri bir araya getirerek yeni araştırmaların, tartışmaların ve yayınların önünü açmayı amaçlamaktadır. Kentin edebî belleğini görünür kılmak, kayıt altına almak ve geleceğe aktarmak, bu kitabın temel motivasyonunu oluşturmaktadır.”