Saadet Partisi haftalık Pazar toplantısını partisinin il başkanlığı binasında geçekleştirdi. Gerçekleştirilen toplantıda Saadet Partisi Mihalgazi İlçe Başkanı Fahri Karabeli iktidarın ekonomi politikalarını eleştirirken şehirde yapılması planlanan maden tesisi projelerine tepki gösterdi. Türkiye’nin kaynaklarının ranta ayrıldığını belirten Karabeli asgari ücretliden emekliye emekliden esnafa geniş bir kesimin yüksek enflasyon altında ezildiğini söyledi. Karabeli, “Bugün bütçe tercihlerine baktığımızda acı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Çiftçiye, emekliye, asgari ücretliye “kaynak yok” diyen iktidar, bütçeden trilyonlarca lirayı faiz ödemelerine tahsis etmektedir. Faiz lobilerine aktarılan bu devasa paralar; üretime, istihdama, çiftçimizin gübresine veya emeklimizin maaşına aktarılmış olsaydı bugün mutfaktaki yangın söndürülmüş olurdu. Ranta ve faize çalışan bu düzen sürdürülebilir değildir. Asgari ücretlimiz, emeklimiz, memurumuz ve esnafımız yüksek enflasyonun altında ezilmektedir. Çarşıda ve pazarda ateş pahası fiyatlar hüküm sürerken vatandaşımız, temel ihtiyaçlarını dahi kredi kartlarıyla ödemeye çalışarak borç batağına çekilmektedir. Üretimden uzak, rant odaklı politikalar yüzünden diplomalı işsizler ordumuz büyümekte; yetişmiş gençlerimiz yarınlarını yurt dışında aramaktadır. Biz Saadet Partisi olarak diyoruz ki: ''Türkiye’nin asıl gündemi, ranta giden kaynakları kesmek, mutfaktaki yangını söndürmek, üretimi canlandırmak ve adil paylaşımı sağlamaktır” diye konuştu.
''Vahşi madencilik anlayışı kabul edilemez''
Eskişehir’in en verimli tarım arazilerinin maden şirketlerinin kar hırsına kurban edilmesine sessiz kalamayacaklarını dile getiren Karabeli, vahşi madencilik anlayışının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Karabeli “İktidarın ranta ve sömürüye dayalı yanlış politikalarının yansımasını Eskişehir’imizde de çok acı bir şekilde görüyoruz. Doğamızın, en verimli tarım arazilerimizin ve su kaynaklarımızın maden şirketlerinin kâr hırsına kurban edilmek istenmesine asla sessiz kalmayacağız. Sakarya Vadisi’nin kalbinde, Eskişehir’imizin ve bölgemizin mikroklima iklimine sahip en önemli sebze ve meyve deposu olan bu cennet bölgede siyanürlü altın arama projeleri dayatılmaktadır. Tonlarca suyun tüketileceği, siyanür ve ağır metallerin Sakarya Nehri’ne ve yeraltı sularına sızma riski taşıdığı bu vahşi madencilik anlayışı kabul edilemez. Erzincan İliç’te yaşanan felaketin bir benzerinin Mihalgazi’mizde, Tepebaşı’mızda, Sakarya Vadisi’nde yaşanmasına asla izin vermeyeceğiz. Yılda yüz binlerce ton hafriyatın kaldırılacağı, verimli Alpu Ovası’nı ve çevresini toza, pasa ve yıkıma sürükleyecek projelerle Alpu’nun ve Esence’nin tarımı, hayvancılığı ve geleceği hedef alınmaktadır. Bölge halkının haklı itirazlarına kulak tıkayarak yapılmak istenen uygulamalar, insanı ve doğayı değil, rantı merkezine alan anlayışın açık bir göstergesidir. Maden tehditlerinin yanı sıra Eskişehirli hemşehrilerimiz, artan ulaşım maliyetleri, yüksek kiralar ve yerel ekonomideki durgunlukla mücadele etmektedir. Çiftçimiz yüksek gübre, mazot ve sulama elektriği maliyetleri yüzünden tarlasını ekemez noktaya gelmiştir. Biz Saadet Partisi olarak buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Eskişehir’in ve Mihalgazi’nin havasını, suyunu, toprağını, zeytinini, rokasını, domatesini ve insanını birkaç maden şirketinin kâr hırsına kurban ettirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.