Muğla İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nda acele kamulaştırmaya karşı direnen İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık, tutuklandı. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu’nun çağrısıyla İsmet İnönü Caddesi’nde bir araya gelen vatandaşlar, Esra Işık’a destek için basın açıklaması yaptı. Platform üyeleri, Esra Işık’ın bir an önce serbest bırakılmasını talep etti. Açıklamaya CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü ve CHP Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal da destek verdi.
“Esra Işık yasa, hukuk, adalet arıyordu”
Platform adına basın açıklamasını yapan Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, “Akbelen direnişinin öncülerinden, Milas İkizköylü Esra Işık, acele kamulaştırma yoluyla köyüne, topraklarına el konulmasına direndiği için tutuklandı. "Bizim hayatlarımız sayıdan ibaret değil, ardında onlarca yılın emeği var" diyordu Esra. Köyünün, topraklarının şirketler tarafından gasp edilmesine karşı yasa, hukuk, adalet arıyordu” dedi.
“İkizköy dahil yedi köyü gasp ettiler”
10 Ocak 2026 tarihinde acele kamulaştırma kararıyla yedi köyün gasp edildiğini söyleyen Özkoç, “2025 yılında çıkarılan maden yasası ile Esra’nın köyü dahil onlarca köy koordinatları verilerek hedef gösterilmişti. Bu hedef gösterilmenin sonucu olarak geçtiğimiz aylarda İkizköy ve çevre köylerde büyük bir zeytin talanı yaşandı. 10 Ocak 2026 tarihinde cumhurbaşkanı imzası ile acele kamulaştırma kararı verildi. İkizköy dahil yedi köy 679 parsel bir gecede gasp edilmiş oldu. Bu kararın uygulanmasına yönelik arazi bedellerinin tespit edilmesi gerekiyordu. Böylece tespit edilen arazi bedelleri yatırılıp köylüler yerlerinden edilecekti. İşte Esra ve köylülerinin direnişi tam da bu matematiğe karşı doğayı ve emeği merkezine alan bir yaşamı savunuyordu” diye konuştu.
“Enerji şirketleri oldu bittiye getirmek istiyor”
Enerji şirketlerinin süreci oldu bittiye getirmek istediğini vurgulayan Özkoç, “Her nerede emek, onur ve haysiyet mücadelesi yükselse, sermayeyi koruyan yargının bu mücadeleleri bastırmak için hızlıca hizmete sokulduğunu biliyoruz. Tespit için köylere gelen keşif heyeti, Yeniköy Kemerköy Enerji Şirketi’nin çıkarları doğrultusunda, köylülere bilgilendirme yapmadan, oldu bittiye getirerek bu süreci yürütmek istedi. Esra ve beraberindeki köylü heyeti bu tutuma karşı çıktı. Bu şirket yanlısı tutumu tüm kamuoyuna gösterdi. Hepimiz gördük ki şirketin güvenlik görevlisi gibi davranan jandarma, köylünün tarlasını korumasına engel olup, hukuksuzca sürdürülmek istenen keşfin köylülerin itirazına rağmen yapılmasına ortam sağladı” şeklinde konuştu.
“Haklı isyanı keşif heyetini rahatsız etti”
Özkoç, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “30 Mart günü Akbelen girişinde keşif heyeti beklenirken Esra Danıştay ve Anayasa Mahkemesine yönelik bir çağrıda bulundu. Telafisi mümkün olmayan yıkım gelmeden önce acele kamulaştırma ve maden yasasının yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Çünkü anayasaya aykırı olan maden yasası ve onun dayanak olduğu acele kamulaştırma YK Enerji Şirketi’nin bu bölgede faaliyet yürütmesinin tek koşulu haline gelmişti. Anayasal haklarını kullanarak keşif heyetinin bölgede yaptığı çalışmanın hukuksuz olduğunu anlatmak isteyen köylüler karşılarında bir muhatap değil jandarma barikatı buldular. Esra karşılaştıkları bu haksız tavra isyan etti. Bu haklı isyanı keşif heyetini rahatsız etti. Hakkında şikayetçi oldular. Gece 23.50’de Esra’yı köyündeki evinden gözaltına aldılar. Geceyi Milas Jandarma Karakolunda geçirdi. Ertesi sabah çıkarıldığı mahkemede haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı.”