CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Avlamış’ın Orta Sakarya Havzası’nda yer alan ve “inanılmaz doğasıyla, hayvancılığıyla, sebze-meyve yetiştiriciliğiyle” öne çıkan bir bölge olduğunu belirterek, Türkiye’de Iğdır’la birlikte nadir mikroklima alanlardan biri olduğuna dikkat çekti.
Bölgede planlanan altın-gümüş madeni projesine karşı bilirkişi keşfi için alanda olduklarını ifade eden Süllü, “Eskişehir’imizin suyuna, havasına, toprağına sahip çıkmak için buradayız” dedi. Süllü, milletvekilleri, belediye başkanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece birlikte dahil olduğunu vurguladı.
Süllü, “Bugün burada aynı zamanda Ahmet Ataç Başkanım var, Kazım Kurt Başkanım var, TEMA yetkilileri, Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediye'mizin ekipleri, Baromuz, Jeoloji Mühendisleri Odamız, Ziraat Odamız, Jeoloji Mühendisleri Odamız, hep birlikte buradayız bugün Eskişehir'imizi korumak adına” diye konuştu.
2520 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE TEHDİT
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, projenin büyüklüğüne dikkat çekerek, “Burası Tepebaşı ile Mihalgazi’nin kavuşma noktası; tarımın, hayvancılığın yapıldığı verimli topraklar. Anadolu’yu besleyen bir alan” dedi.
Yaklaşık 2 bin 520 futbol sahası büyüklüğünde maden ocağı planlandığını belirten Çakırözer, liç yöntemi ve siyanür kullanımına işaret ederek, “Dereleri, suyu, havası, toprağı zehirlenecek. Bu sadece Eskişehir’i değil, çevre illeri de etkileyecek bir risk” ifadelerini kullandı. “1 milyon Eskişehirli buna karşı” diyen Çakırözer, “Bu topraklara kıymayın, Eskişehir’i zehirlemeyin. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz” çağrısında bulundu.
TÜRKİYE’YE KALAN KATMA DEĞER NEDİR?
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, bölgenin tarımsal üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Aşağıya baktığımızda yüzlerce sığır, karşıda koyun sürüleri var.
Temiz hava, üretim ve yaşam bir arada” dedi. Türkiye’de yapraklı sebze üretiminin önemli bir bölümünün bu bölgeden karşılandığını belirten Şevkin, “Bu altın çıkarıldığında Türkiye’ye kalan katma değer nedir?” sorusunu yöneltti. Şevkin, “ÇED raporunu tartışmaktan öte, bu altın gerçekten çıkarılmalı mı, bu doğa katledilmeli mi buna bakmalıyız” ifadelerini kullandı.
FAY HATLARI VE İLİÇ UYARISI
Aynı zamanda Jeloloji Mühendisi olan Şevkin, bölgenin ciddi jeolojik riskler barındırdığına dikkat çekerek, Eskişehir merkezli 100 kilometrelik alanda 17 fay zonu bulunduğunu, şehir merkezinde ise 6 büyüklüğünün üzerinde deprem üretebilecek aktif fayların yer aldığını belirtti.
İliç’te yaşanan felaketi hatırlatan Şevkin, “9 canımızı kaybettik, hayvancılık ve su kaynakları yok oldu. Benzer bir tablo Eskişehir’de yaşanmasın diye buradayız” dedi. Süllü de açık ocak ve yığın liçi yöntemine işaret ederek, “Burası bir vadi, pasa burada yığılacak. Bu doğal yaşamı yok edecek. İzin vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz” diye konuştu.
SU KAYNAKLARI VE SAKARYA HAVZASI RİSKİ
Projede öngörülen su kullanımına da değinen Şevkin, “Saniyede 295 litre su demek, milyonlarca litre suyun kullanılması demektir. Bu, hem Sakarya’dan hem yeraltı sularından karşılanacak ve ekolojik dengeyi bozacaktır” dedi.
Suyun yalnızca kuyularla karşılanmasının mümkün olmadığını vurgulayan Şevkin, “Sakarya Havzası su anlamında yok edilecek” uyarısında bulundu. Bölgenin su varlıkları ve tarımsal üretimi açısından hayati önemde olduğuna dikkat çekildi.





