Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün 13 yıl aradan sonra güncellediği Türkiye Diri Fay Haritası, Eskişehir'deki deprem riskini yeniden gündeme taşıdı. Yeni verilerle birlikte Türkiye genelindeki diri fay sayısı 485'ten 700'e yükselirken, Eskişehir Fay Zonu ve kentin kuzeybatısındaki riskli bölgeler uzmanların dikkat çektiği alanlar arasında yer aldı. Özellikle Tepebaşı, Alpu, Mahmudiye, Mihalgazi ve İnönü ilçelerinin deprem tehlikesi açısından öne çıkması, kentte olası bir depreme yönelik hazırlıkların ve mevcut yapı stokunun yeniden tartışılmasına neden oldu.
İstikbal Gazetesi de MTA'nın güncel fay haritasının ardından mikrofonunu vatandaşlara uzatarak, “Eskişehir olası bir depreme hazır mı?” sorusunu yöneltti. Görüş bildiren vatandaşların büyük bölümü kentin depreme yeterince hazırlıklı olmadığını ifade ederken, eski yapı stoku, yetersiz kentsel dönüşüm ve deprem bilinci eksikliği en çok dile getirilen sorunlar arasında yer aldı.
Levent Özcan:
“Eskişehir depreme hazır değil. Nasıl hazır olacak, bilmiyoruz. Depremle ilgili hiçbir hazırlık yok. Evime de hiç güvenmiyorum. En hafif depremde gider yani. Deprem hazırlığımız da hiç yok. Bilgimiz de yok. Ne şekil korunacağız o konuda da bilgimiz yok yahu.”
Azmi Bayraktar:
“Eskişehir olası bir depreme hazır değil, Türkiye hazır değil bir kere. Kendi apartmanımıza güveniyoruz. Onu kontrol ettirdik. Ufak bir deprem çantamız da var, hazır yani. Ama ülke depreme hazır değil sebebi de vurdumduymazlık. Yıkılacak, ondan sonra aklımız başımıza geliyor. Gördük yani Güneydoğu'da her yer yıkıldı, hiçbir şey yapılmadı.”
İsa Ertuğ:
“Zemin itibariyle Eskişehir çok tehlikeli bir durumda. Yapılan çalışmaların da yeterli olduğunu sanmıyorum. Şu anki evim depreme dayanıksız, yerleşeceğim binayı ise inşaat mühendisi oğlum yaptığı için güveniyorum. Deprem hazırlığım yok. O kültürü henüz benimsemedik yani. Nerede hazırlığımızı yaptık ki onu yapalım? Ülkede her şey dibe vurmuş durumda, ona mı sıra kaldı?”
Raziye Yiler:
“Bence Eskişehir hazır değil çünkü kentsel dönüşüm yetersiz. Ben merkezden daha çok korkuyorum. Ben Aşağısöğütönü TOKİ'de oturuyorum, güveniyorum. Ama mesela Ertuğrulgazi'de 50 senelik binalar var, bence yenilenmesi ve hatta komple yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. Bizde kentsel dönüşüm denildiği zaman şu anlaşılıyor; süsleyelim. Deprem çantam vardı, şu anda yok. Unutuyoruz. Temelden yetiştirilmemiz gerekiyor.”
Nurşah Kaya:
“Hazır olduğunu düşünmüyorum çünkü Türkiye'nin depremlerde büyük felaketler yaşadığını biliyoruz. İyi bir altyapı olmadığından, müteahhitlerin yaptıkları çürük binalardan dolayı ben olası bir depremde büyük bir felaket olacağını düşünüyorum. Kendi oturduğum binayı güvenli bulmuyorum. Binanın güvenliğine dair bize herhangi bir açıklama yapan yok. İnsanların yaşamına değer verilmiyor. Öncelik olarak insanların yaşamına değer verileceğine rant peşinde koşuluyor. “
Muhsin Özbaş:
“Eskişehir depreme hazır diye biliyorum ben. Kendi evimde, eşimle dostumla bunları konuşuyoruz, değerlendirmeler yapıyoruz. Mesela inşaatlara bakıyoruz; demir ne kadar atılıyor? Hatta üçkağıtçılık yapıyorsa şikayet ederim ben, hiç dinlemem. Kendi evimde de her şeyi kuralına göre yaptırttım. Deprem çantam da var.”
Orhan Atak:
“Eskişehir’de evler kontrolden geçerek yapılıyor. Tereddütsüz hepsi sağlam. 2004 tarihinden sonra yapılan Ömerağa Mahallesi, Tunalı, Derman Mahallesi hepsi kuvvetli. Betonları da sağlam. Benim oturduğum ev Odunpazarı’nda, kerpiç ev. En güvendiğim evlerden biri. Her an bir duvarın yıkılmasını bekliyorum.”






