Esnaf kaderini kendi belirleyecek

Abone Ol

Esnaf Odaları Birliği seçimi 17 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek. İki aday var…

Uzun yıllardır başkanlık görevini yürüten 6. Dönemi için adaş olan Ekrem Birsen karşısındaki rakip ise Adnan Karamanlı…

İki isim arasında en belirgin fark, kendi odalarında yaşadıkları seçim sonuçları! Ekrem Birsen 130 üyesi bulunan İnönü Esnaf Odası seçimlerinde yer aldığı liste seçimi kaybetti. Birsen doğal delege olmasaydı genel kurulda başkanlığa aday olamayacaktı. Adnan Karamanlı ise 1800 üyesi bulunan Tornacılar Odası seçimlerini büyük farkla kazandı…

17 Mayıs’ta yapılacak olan birlik seçimlerinde yaklaşık 25 bin esnafı temsil eden 34 Oda başkanı ve yönetim kurulu üyeleri o kullanacak…

Sadece esnafın değil Eskişehir’in geleceğini de şekillendirecek…

Bir yanda değişimden yana olanlar bir yanda ise “mevcut yapının devamını” isteyenler var.

Oda başkanları kararını verdi, safını belirledi…

Oda yönetimlerinde yer alan bazı isimler ise “kararsızlığını” sürdürüyor. Birçok üye “kendi başkanının desteklediği” adaya oy vermeyebilir. Bu nedenle Birlik başkanının seçiminde Oda başkanlarının tavrı kesin olarak belirleyici değil!

Bu seçimlerde esnaf teşkilatının geleceğinin nasıl şekilleneceği de oylanmış olacak…

Cehennem nerededir?

Cehennem nedir?

Bu soruyu kendisine en çok soran isimlerden biri de Dostoyevski’den başkası değildir…

Soruya yanıtını yine kendi verir:

-Cehennem, insan yüreğinde sevginin bittiği yerdir.

Yanıt bir sorunun daha cevabıdır…

-Cehennem nerededir?

Cehennem insanın yüreğindedir. Ateş önce orada bizi yakar! Kül eder!

Körler ülkesi

Desiderius Erasmus, ismini belki yeni duyanlar vardır.

En ünlü yapıtı, Deliliğe övgüdür...

Bir cümlesi dikkat çekicidir:

-Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur...

Son yıllarda yaşananlara bir bakın. Adeta hepimizin gözüne mil çekilmiş durumda. Göremiyoruz...

Ya da tüm bir toplum "Görmek istemiyor"

Kralımız "tek gözlü"

Biz hepimiz karanlıktayız!

GÜNÜN SÖZÜ!

İnsanları yalan söylediklerinde dinlemeyi severim. Olmak istedikleri ama olamadıkları insanları anlatırlar. Tolstoy