Gidene teşekkür kalana başarılar

Abone Ol

İki yol arkadaşı…

Kankaydılar…

CHP’nin eski il başkanı Talat Yalaz, CHP’nin yeni il başkanı Volkan Enver Kılıç’ın avukatıydı…

Gün geldi yollar ayrıldı…

Zaten araya daha önce de mesafe girmişti…

Yapılan zehir zemberek açıklamalar, CHP-Yeni Parti tabanında ciddi rahatsızlık yarattı…

Oysa örnek almaları gereken açıklamalar var…

CHP Ordu il Başkanı Bülent Akpınar’ın açıklamaları ders niteliğinde…

CHP’den ayrılmayacağını açıklıyor…

Siyaset uzun soluklu bir mücadele, farklı tercihler olabilir, saygı duymak gerekir diyor…

Akpınar, akıl dolu hırslarından arınmış açıklamasının önemli bölümlerini alıntılıyorum ki, kamplaştırma sevdalıları belki ders çıkartır:

-Yıllarca aynı safta mücadele ettikleri isimlerle ortak değerlere inanıyoruz. Verilen emekler, kurulan dostluklar ve paylaşılan mücadele, alınan bir kararla yok sayılamaz.

-CHP çatısı altında siyaset yapmak da farklı bir siyasi oluşumda yoluna devam etmek de demokratik bir tercihtir. Önemli olan karşılıklı saygı ve ortak mücadeleye duyulan vefanın korunması olmalı…

-Partiden ayrılan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yıllarca hiçbir karşılık beklemeden seçim çalışmalarında görev alan üyelere, ilçe başkanlarına, milletvekillerine ve belediye başkanlarına emekleri dolayısıyla minnet duyuyorum…

-Cumhuriyet Halk Partisi Ordu İl Başkanı sıfatıyla Ata Ocağı'nda kalmaya, altı oklu bayrağımızı onurla taşımaya ve mücadelemizi ilk günkü inanç ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğim. Bizim bağlılığımız kişilere değil; Cumhuriyet'e, demokrasiye, Atatürk ilke ve devrimlerine ve milletimizin ortak geleceğinedir…

Akpınar, bu açıklamasının ardından oldukça detaylı bir şekilde iktidara da sert eleştirilerde bulunuyor…

İşte bu kadar!

Sert söylemler, birlikte mücadele ettiği kişileri eleştirmek yerden yere vurmak, “Yeni partiye katılmıyorsun o halde hainsin” cümlesini ve benzerlerini kurmak ne kadar doğru…

Ya da tam tersi “hırsızlar partiden gidiyor” demek, kime ne fayda sağlayacak.

Yalaz ve Kılıç’ın bu sert, ötekileştirici, “ben kralım” “ben bilirim” dili kimseye yarar getirmeyeceği gibi, kafaları da karıştırıyor…

Kimse “yerinden kıpırdamak istemiyor”

Gidenlere teşekkür, kalanlara başarılar dilemek Kılıç ve Yalaz’ın yapmaları gereken buydu! Ne yazık ki beceremediler…

MUHALEFET NASIL YAPILMAZ!

Muhalefetin görevi, muhalefet yapmaktır…

Yıkıcı da olabilir yapıcı da…

Görevi bir şekilde iktidarı uyarmaktır…

Peki, muhalefet bunu yapmak istemiyorsa nasıl hareket etmeli…

Sosyal medyada okuduğum bir cümle…

-Var olan sorunları değil, sorun olmayan varları sorun etme sanatı, ‘muhalefet nasıl yapılmazın en etkili yöntemidir.

Günümüze nasıl da uyuyor…

BİR SÖZ!

Her zaman taraf olmalıyız. Tarafsızlık, zalimi destekler, asla mağduru değil. Elie Wiesel