Anadolu üniversitesi geçtiğimiz gün istifa şoku yaşadı.
Rektör Prof. Dr. Şafak çomaklı ani bir kararla “Sağlığım iyi değil, ben istifa ediyorum” dedi.
İstifasını açıkladığı an manidardı.
üniversitenin ınstegram hesabından canlı yayın yaparken açıklama nedeni duydu çomaklı…
Daha farklı bir yerde, şekilde olabilir miydi, elbet olabilirdi.
Düşünsenize Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birinden canlı yayın aracılığıyla birden bire istifa ediyorsunuz.
Bana kalırsa bunun altında ironik bir neden yatıyor.
öte yandan istifa sürecinin ardından gözümden kaçmayan olaylara da şahit oldum.
özellikle rektör olduğu dönemlerde (gücün merkezi diyebiliriz) çalışanları da dahil olmak üzere üniversitede hayata geçirdiği birçok haklı ya da haksız eylemden dolayı arkasında alkış tutanlar oldu.
Sorgusuz, sualsiz sürü psikolojisine uyularak yapılan toplu alkışlardan…
Toplumun genel yapısı böyledir.
Güç neredeyse o safta yer almak güvende hissettirir bazılarını…
Ancak çomaklı hooop istifa edince bu alkışçılar bir baktınız ki yuhalayan tarafa geçti.
Sosyal medya kaynıyor.
“Ohh, iyi oldu” diyenlerden tutun da ‘Hakkımı çok yemişti” diye serzeniş edenlere kadar…
Sorgulamadan tutulan alkışlar bir süre sonra ‘Ben ne yapıyorum, neden buradayım’ sorusuna dönüyor çünkü…
İnsanlar bu soruyla ansızın yüzleşince de bir volkan gibi patlayan, kendisinin bile bu zamana kadar fark etmediği kin duygusu ile burun buruna geliyor.
Sonra kendini teselli ediyor aynı bencillikteki bu tür kişiler:
‘Saçmalama sen her zaman güçlünün yanında olacaksın! Sen güçlüsün!”
Arkasında alkış tutarken bir bakmışsınız karşısına geçerek taş atanlar arasına yerleşmelerinin nedeni tam olarak da bunlardır.
Güç sevdası…
Ama yine benim gözlemlediğim bir başka nokta da sorgusuz alkış tutanlar da bir süre sonra kendi tutarsızlıklarında yok olup gidiyor.
İnsan bir eylem de bulunuyorsa inanarak bulunmalı…
Her zaman diyorum.
Sağ düşünce ya da sol düşünce fark etmiyor.
İnanmak en büyük başarı…
Ama bu güç meraklısı ‘bazıları’ yok mu bazıları?
Onlara diyeceğim var.
Güçlü olma kardeşim!
Tutarlı olsan yeterli!
Hiç olmazsa oradan oraya savrulmazsın.
ŞAFAK çOMAKLI’NIN KENDİSİYLE İLGİLİ SORGULAMASI GEREKENLER
1-çevrende olup da alkış tutanların gerçek dost olmadığı...
2-Yetiştirdikleri kinci nesillerden bir gün kendisinin de nasip alacağı...
3-Güçlüyken iyi de üstünden o maskenin düştüğü an her bir insanoğlunun ne kadar zayıf ve yalnız olduğu...
4-Rektör bile olsan bütün insanların eşit olduğu...
5- Reisliğin değil de bu ülkede halkçılığın iş yaptığı...
6-Sosyal medyada çocuklarla kar topu savaşı yapmanın prestij sahibi yapmadığı...
7-Eleştirdiklerinin, yaptığın haksızların bir gün ansızın sana geri döneceği...