Tarih 24 Ekim Perşembe…
Sabah saat 10.00…
Espark önüne geliyoruz.
500 işçi işten çıkarılmış, açlık grevini bitirdiler, Ankara’ya yürüyüşe geçecek…
Amaçları bakana ulaşmak, seslerini duyurmak…
Diyecekleri birkaç kelam söz var anlayacağınız…
Yürüyüş öncesi basın açıklaması yapıyorlar.
İşçiler adına konuşan kişi Birleşik Metal İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu…
Başlıyor sözlerine…
Ama…
O esnada hiç görmediğimiz bir şey yaşanıyor.
Polis, içerisinde hoparlör bulunan aracı çekmek istiyor.
Hazırlıklar başlıyor, çekici geliyor alana…
Emekçi fark etmez mi?
Aracın önünde etten duvar örüyor bir anda: “çektirmeyiz kardeşim!”
Polis ısrarlı: ‘çekeceksin dedim!’
Ardından başlıyor arbede…
Polis yaşlı, kadın, genç, hasta demeden ittirmeye başlıyor önüne çıkan herkesi…
Hele üzerine kırmızı yeleğini giymişsen… 
Kimisi yere düşmüş bağırıyor, kimisi onu yerde gördüğü için öfkeli…
Daha çok bağırıyor.
Sarılmışlar araçlarına: “Bırakmayız, götüremezsiniz” sesleri hala kulaklarımda…
‘Sık, sık, sık!” sesleri de…
Yapacağını biliyor.
çıkarıyor cebinden…
Kime denk gelirse…
Kiminin gözüne, kiminin ağzına, kiminin kulağına…
Sonra mı?
Sonrasını boşver!
Sadece söylemek istedim!
Yüreğim yandı!
Eve ekmek götüremedikleri için değil!
Söyleyecekleri birkaç kelam söz vardı!
Birkaç sitemkar cümle…
Hak etmediler yaşananları!