İKİLEMLER...

Abone Ol

Ne yazacağımı bilemiyorum bu ara…
Köşe yazıları bile kafamı kurcalıyor.
Konular arasında tercih yaparken ikileme düşüyorum.
İkilemler yoruyor insanı…
Söz konusu “yazı” bile olsa…
Bunu hayatla kıyaslasanıza…
Karşınıza ikilemler çıkıyor ve siz birini tercih etmek zorundasınız.
Yanlış tarafa yönelseniz ömür boyu pişmanlık…
Aslında pişmanlıklar anlayabilene farkındalıktır.
Yön çizdirir.
Ama diyorum ya “anlayabilene…”
Anlayabilmek zordur, cesaret ister, cesaretin yanında olgunluk gerektirir.
Hatta bedeli vardır.
Yorar bedeller…
Ne zaman hayatta “ikileme” düşsem pişman da olacağımı bilsem bir tarafa yönelirim.
Çünkü bilirim ki seçimsizlik daha büyük pişmanlıktır.
Seçmediğim, es geçtiğim çok şey oldu hayatımda…
Hep içimde “ukde” kaldı.
Ama seçerek yanıldığım da çok şey oldu.
İşte onlara “ukde” demedim.
Yanlıştı ama yaptım dedim.
Yanlış olduğunu da tecrübeyle öğrendim çünkü...
Mart ayı bazılarımız için “zorlu” geçiyor olabilir.
Belki de elim bu yüzden gitti bu satırlara…
Birileri birilerini iyileştirmek, vesile olmak için var hayatta...
Üzgünken çok insana sığındım.
Onlar bunun farkında bile olmadılar, inanın.
Bana iyi geldiler ama bilmediler.
Bu yüzden hayat sizi ikileme düşürürse kalbiniz ne diyorsa sesini dinleyin.
Sesi takip edin.
Bu bir yazı bile olsa satır aralarında “kendinizi” arayın, bulun.
Sizi “iyileştirmelerine” izin verin.
Mesajı alın.
Sessizlik bazen can sıkar.
Ama çığlıklar iyidir.
Yaşam belirtisidir.