İletişimsizlik, çağımızın yabana atılmayacak, önemli sorunlarından biri.
Oysa, hayatımızın her anında onsuz kalamadığımız, bilgi paylaşımını mümkün kılan bir güçtür iletişim.
Kişilerle yaşadığımız problemlerin temelinde de iletişimsizliğin yattığı çok açık.
Özellikle resmi dairelerde memurla vatandaşın iletişim kablosu sık sık kopar.
Bu durumda savunma mekanizmalarını harekete geçirip kabahati karşımız-
dakine yüklemede de üstümüze yoktur doğrusu!
Bir tarafta zaten hayat yükü ağır, işinden bezmiş memur, diğer yanda evrak
elinde sütçü beygiri gibi dolaştırılan ve işini herkesten önceye kodlayan, kendisini merkezde gören vatandaş...
Hal böyle olunca da ne meram anlatılabilir ne iş görülebilir.
Ancak haksızlık etmeyelim, esaslı iletişim kurarak, işini yapan ve yaptıran da var elbette. Işığı hep olumsuza tutmaktansa iyi şeyleri anlatalım ki iyiler çoğalsın:
Geçenlerde beyanname vermek için Yunusemre Vergi Dairesi' ne gittim. Danışmadaki görevli, beni yardımcı masaya yönlendirdi, formu doldurmaya başladım.
Şuraya ne yazılacak, diye sordum. Güler yüzlü görevli, uygun bir dille açıklamakla kalmadı, formu elimden alıp kendisi doldurdu; tarif etmesi yeterliydi aslında.
O sırada araya girip şaşırtacak biçimde soru soran kişiye de hiç sinirlenmedi.
Özel sektörde tebessümü bolca görüyoruz, taktik gereği belki, hani vatandaş
dönüp yine gelsin diye. Oysa burası devlet dairesiydi, kabul görüyordum,
şaşırmadım desem yalan olur:
''Beni bir yerden tanıyor musunuz?''
''Hayır, biz herkese böyle davranırız!''
Ne güzel, hemen görevliye ve amirine teşekkür ettim!
Birkaç gün sonra 3 Nolu Sağlık Ocağı'na gittim, muayene için. Orada
Dr. Neslihan Erdem dikkatimi çekti. ''Nerden düştüm bu devlet kapısına?''
dedirtmeyen yaklaşımıyla.
Hastalarıyla iletişimi dört dörtlüktü doğrusu!
Tatlı dili serum, güler yüzü ilaç gibi geldi , inanın o anda iyileşiverdim sanki!
Önemli olduğumu hissettim doktor hanım sayesinde.
Ayrıca güzel şeyler görmek adına umutlandım da.
Dr. Neslihan Erdem'e teşekkür ederim, tabi iletişim dersi için de.
Unutmayalım; nitelikli iletişim, önce ötekine kulak vermek, ötekini anlamaktır.
Bu da''onun yerine koyarak'' ama ''onun yerine konuşmadan'' becerilir.
Anlaşmanın, anlaşılmanın ilk adımının karşımızdakini anlamak olduğunu da
aklımızdan çıkarmayalım.