Sık sık uğradığım yerlerden birisidir kuaförler…
Süslenmekten ziyade anlayana haber kaynağıdır.
En büyük dedikodular orada döner, gazeteci olmana rağmen duymadığın bütün haberleri orada dinlersin…
Bu anlatacaklarım dedikodudan ziyade yaşanmışlık aslında…
Beni etkileyen her şey sözcüklere dönüşüyor demiştim ya bir kez…
Yine ondandır belki borçlu hissetmem…
Bir kadın…
Aylardır gidiyorum…
Görüyorum gözlerindeki mutsuzluğu…
Mutsuzluktan ziyade durgun insanın halinden anlıyorum belki de…
Yaşayan ölü gördünüz mü bilmem ama birkaç kez şahit oldum.
Soramıyorsun da elbet…
“Neyin var?” desen kendini suçlu hissedeceksin.
Bazen susmak en büyük dertleşme aracı...
Aslında o anlatmadan çok kez dinledim de onu…
İnsana dikkatlice bakınca anlıyor insan…
Önemli olan izlemek belki de…
Bu yüzden konuya hakimim…
Aradan uzun bir süre geçiyor, hatta aylar ayları kovalıyor.
Bir an da döküyor içindeki yükünü…
“Biliyorum” diyorum.
Şaşırıyor.
Hatta son zamanlarda daha bir güzelleştiğinin sırrını açıklayınca tebessüm ediyor.
İçini döküyor dedim ya, bilmediğim ayrıntıları duyunca şaşırıyorum da…
O kadar da alim değilim.
Beni artık hiçbir şey şaşırtmaz dediğim bir vakit yine şaşırabiliyorum ya seviniyorum bir süre sonra…
Belki de evrenin kalbe verdiği lütuf, geçiştiriyorum.
Gözlerinin içindeki ışıkla anlatıyor.
Anlatıyor.
O deneyimlediği acılardan sonra yeniden hayata döndüğü için mutlu…
Bense onu uzun bir sürenin ardından içten güldüğünü gördüğüm için daha bir mutlu…
İkimiz de o gün çok mutluyuz.
Bazen mutluluk için sebep aranmaz.
Kadınlar gülünce çok güzel!
Daha bir güzel!
Yorumlar