‘’Kayıt parası’’ sorunu ve yerel siyasetçilerin yaklaşımı

Abone Ol

Yeni eğitim-öğretim yılı yaklaştı.

Bir önceki yıldan devrolan sorunlar olduğu gibi duruyor.

İşin kötüsü onların yeni sorunlar eklendi.

‘’Binaları depreme dayanıksız’’ olduğu için 4 okul daha boşaltılacak.

‘’Çözüm’’ diye yapılan uygulama da belli…

Yine okul içerisinde okul yaratılacak.

Bu yöntemin ‘’çözüm’’ olması söz konusu değil… Tam aksine sorunsuz okullarda büyük sorunlar yaratıyor.

Bunlar bilinen gerçekler.

Ancak ilgililerin ilgilendiği falan yok.

Gündemde de ‘’kayıt parası’’ var.

İstisnasız her yıl gündeme geliyor.

Yetkililer ‘’kayıt parası alınamaz, kayıt parası alan okul idarecileri hakkında soruşturma açılır’’ falan diyor.

Ama hepsi hikaye…

‘’Bağış’’ adı altında kayıt parası alınıyor.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer’in tanımlamasıyla da ‘’okullarda çatır çatır kayıt parası alınıyor.’’

Gürol Yer’in kulağını çınlatmışken hakkını teslim edelim…

Görev ve sorumluluklarını yerine getiriyor.

Eskişehir’de tüm siyasi partilerin il ve ilçe başkanları var.

Aralarında Gürol Yer gibisi yok.

‘’Konuşmuyor’’ değiller…

Sıkça yazılı ya da sözlü açıklamalar yapıyorlar.

Açıklamalarının büyük bölümü geneldeki siyasi gelişmelerle ilgili… Genel başkanlarının Ankara’da söylediklerini Eskişehir’de yineliyorlar.

Kendilerince ‘’siyaset yapmış’’ oluyorlar.

Söylediklerinin kamuoyunda ciddiye alınmadığının farkında bile değiller.

Oysa önlerine bir Gürol Yer örneği var.

Her hafta periyodik olarak basın toplantısı yapıyor.

Yer olarak da parti binasını tercih etmiyor.

Gündeme getireceği konuya göre yer belirliyor.

Gündeme getirdikleri de Odunpazarı’nın ve Eskişehir’in sorunları oluyor.

Dün yine haftalık basın toplantısını yaptı.

Gündeme getirdiği konu kayıt parası… Çok önemli ve güncel bir konu… Öyle olmasına karşın bu konuda açıklama yapan tek siyasetçi yok.

İktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasi parti temsilcileri ağızlarını açıp tek laf etmediler.

Kendileri ‘’büyük siyasetçi’’ oluyorlar ya kayıt parasını ‘’üzerinde durmaya değer bir konu’’ olarak görmüyorlar herhalde…

Neyse…

Gürol Yer, ‘’yerel siyasetçi’’ olarak konuyu gündeme taşıdı.

“Şehrimizde, özellikle merkezde veya merkeze yakın okul öncesi, ilk ve ortaokullarda mevcut sistemin sebep olduğu kayıt parası borsası almış başını gitmekte, gerçekliği aleniyetle yaşanmaktadır. Konu paydaşı eğitimcilerin sendikalarının açıklamalarına bakarsak; bir taraf vahametten bahsederken, bir taraf ise şehir efsanesi demekte, diğer bir taraf ise duymazdan gelip evsel ve iş yeri katı atık vergilerini belediyeler niye alıyor demektedir.

Millî Eğitim Bakanlığı, 40 sayfalık bir genelge yayımlayarak ‘zinhar böyle bir şey olamaz, var ise hem MEB üzerinden hem CİMER üzerinden şikâyetlerinizi bildirin’ demektedir. Adrese dayalı kayıt sisteminde, kim nereye çıktıysa kayıt oraya yapılacak diye açıklamalar yıllık klasik söylem olmuşken, konumuz olan okul aile birliği bağışları sebebiyle alan dışı kayıtların bazı okullarda son sürat devam ettiği görülmekte, söylenmekte. Yeter ki bağış miktarı yüksek olsun.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesinde, ilk eğitim ücretsiz ve zorunludur. Kimse okuma, öğrenme hakkından mahrum bırakılamaz emri orta yerde dururken, gerçekte normal kayıt hakkı elde edilmiş okullarda bile okul aile birlikleri eliyle bağış adı altında kayıt parası hem de çatır çatır alınmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşmede belirlenen miktarın ikiye bölündüğünü duyduk, senet alındığını duyduk ancak henüz daha kredi kartı kullanıldığını duymadık. Söylenen rakamların yüksekliğine bakılırsa iş ona doğru gitmektedir diye düşünüyoruz. Okul kayıt paraları kredi kartına taksit yapılacak günler yakındır diyoruz.” şeklinde konuştu.

“Eskişehir'de bir tane bile sorumlu muhatap çıkıp yok böyle bir şey diyememektedir. Şehrimizde özellikle bazı okullar rant okul olmuş durumdadır. Kantin kira gelirleri, servis gelirleri ve velilerden alınan Deli Dumrul gelirleriyle Eskişehir'de belirli okullar borsaya başvursalar kabul görecek durumdadırlar. Nasılsa veli garantili bir sistem oluşturulmuş. Mevcut hayırseverlerin yapıp donatıp Millî Eğitime teslim ettiği, Millî Eğitimin öğretmen ve yardımcı personeli yerleştirdiği okullar maalesef geldiğimiz günde aynen bu ticari durumu almışlardır.’’

‘’Yine bir ağlanacak hâlimize gülelim konusundayız. Oluşan ortamı herkes, her makam ve her mevki biliyor ama kimse bir şey yapmıyor. Nasılsa konuşulur, unutulur ve her yıl aynı döngü yaşanır gider düşüncesi hayat bulmuş durumda.’’

Gürol Yer’in söylediklerinden bir bölümü böyle…

İtiraz edilebilecek yanları yok. Herkesin bildiği ama bilmezden geldiği gerçekler.

Muhatapları da belli…

Bugüne kadar umursamadılar. Bugünden sonra da umursamazlar.

Haydi onların neden umursamadığı belli…

İyi de ‘’sosyal devlet’’ diyen, ‘’herkese eşit ve ücretsiz eğitim olanağı sunma’’ iddiasında bulunan siyasi partilerin temsilcilerine ne demeli?

Söylenecek çok şey var da neyse…