Bir zamanlar Kemal Kılıçdaroğlu’nun elini tutup CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturtan eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, dün yapılan grup toplantısında gazetecilere şu mesajı verdi:
-Şimdi bizim bazı siyaset adamlarımız, ben yaptım oldu felsefesiyle bir yerde ilan ihaye kalabileceklerini, siyaset yapabileceklerini düşünüyorlar. Öyle olmayacağı yakında görülecektir.
-Pek çok partilimiz, vatandaşımız bana parti nereye gidiyor sorusunu yöneltiyorlar. Parti yerinde duruyor. Kişiler değişir, kişiler gelir geçer. Ama tüzel kişilik, parti kalıcıdır. Parti hepimize lazım. Partinin şemsiyesi delinirse herkes sağanak altında kalır!
…/…
2010 yılında…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yürürlükte bulunan tüzük uyarınca CHP’nin yeni yönetimini belirledi. Yeni yönetimde Önder Sav ve Hakkı Suha Okay yer almadı. Kılıçdaroğlu’nun yaptığı hareketi o günlerde “Kılıçdaroğlu, Önder Sav’a darbe yaptı” diye yorumlandı…
Sav, 2010 yılında Kılıçdaroğlu’na şu sözlerle yüklenmişti:
- Bu anlayış kabile devletlerinde bile olmaz. CHP kimsenin babasının malı değildir. Hukuku bilmeyenlere hukuku bildirmek bizim görevimizdir!
Ve 16 yıl sonra!
Kılıçdaroğlu mahkeme kararıyla yeniden koltuğa oturması tarihin bir ironisi olsa gerek!
Kavas’tan öğütler!
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin danışmanı Av. Ayhan Kavas sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çok bilmiş görünenlere bir göndermede bulundu.
Kavas, kısa öz ve anlaşılır şekilde açıklıyor…
- Dünyada üç tür zekâ vardır:
Biri kendiliğinden anlar.
Biri, başkasının anlattığını kavrar.
Üçüncüsü ise ne kendi anlar ne de anlatılınca anlar.
Makyavel’e göre birincisi mükemmel, ikincisi değerlidir; üçüncüsü ise faydasızdır.
Asıl mesele çok şey bilmek değil, doğruyu anlayabilecek akla sahip olmaktır.
Adaşın akıl dolu ilanı
28 Mayıs Perşembe sabahı, benim whatsapp’da hareketli saatler yaşandı. Bir vatandaşın Kılıçdaroğlu aleyhine verdiği ilan gönderiliyordu…
İlanın bombardıman gibi bana gelme nedeni ilanı veren vatandaşın isminin Ali Baş, olmasından kaynaklanıyordu…
-Ben değilim, diyorum. İsim benzerliği diyorum.
Ama tebrikler alkışlar bitmiyor…
Adaş, yani 35 yaşındaki genç kardeşim Ali Baş beyram mesajında şöyle diyor…
-ÜZERİNİZE GİYDİĞİNİZ TEMİZ LİDER KUMAŞIYLA HAREKET EDİN.
Size düşen görev Cumhuriyet Halk Partisi’ni HEMEN kurultaya götürmektir. Koltuk sevdalarıyla körleşmişlerin kulağınıza fısıldadıklarına değil, bu milletin gerçek sesine kulak verin.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN GENEL BAŞKANI MAHKEME SALONLARINDA BELİRLENEMEZ.
Tarih sahnesindeki göreviniz kurultaydır. Not: Kurban keseceğim parayla bu mesajı yayınlıyorum, er ya da geç milletin sesinin kulağınıza geleceğini biliyorum.
…/…
Bu vesileyle adaşın reklamını bir kez de biz yayınlayalım ve kendisini kutlayalım…
Bir zamanlar Eskişehir
1930’lar Seyitgazi Yapıldak Köyü…
Fotoğrafı Prof. Dr. Yusuf Polat hocamızın sosyal medya hesabından aldım. Hocamız şu bilgilere yer veriyor:
- Kadınların yünden dokuduğu "Zili" kilimi, giysilerdeki ve çoraplardaki olağanüstü motifler... Dönemin ruhunu yansıtan kuşak üstü palaskalar ve ellerde muhtemelen Avusturya Steyr yapımı Mannlicher Schönauer 1903 tüfekler.
-Kurtuluş Savaşı sırasında Batı Cephesi'ndeki (özellikle Eskişehir, Kütahya, Afyon hattındaki) muharebelerde Türk ordusu ve Kuvayı Milliye, geri çekilen Yunan ordusundan çok miktarda Mannlicher tüfeğini ganimet olarak ele geçirmişti.
-Anadolu'nun heybetli ve estetik geçmişinden bir kesit.
Hareket bereket!
Bir film repliği var…
Karate Kid’de, karete öğreten hoca, öğrencisine şöyle diyor:
-Hareketsiz durmakla, hiçbir şey yapmamak çok farklı iki şeydir.
Gerçekten farklı mı?
Kalbimiz ve aklımız var. Hareketsiz dursak da bir şeyler yaparız…
Hayal edebilir! Düşünebilir! Yapacaklarını planlayabilir! Şarkı söyleyebilir! Bir roman yazmanın başlangıcını bile yapabilir…
Atalarımız ne demiş:
-Nerde hareket orda bereket!
Biz böyle konuşturduk!
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt: Ayşe başkanım delege tercihlerimizin o zaman ne kadar doğru olduğunu şimdi gördünüz sanırım. O zaman eleştirenler şimdi neredeler acaba?
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce: Firesiz imza verilmesi çok değerli. Bu delege listesini kim yaptıysa övgüyü hak ediyor.
Sayfanın sözü!
Taçlar düşer... Kaleler yıkılır… Ama gerçek krallar asla ölmez…