Ekim ayı bir bakıma kış mevsiminin habercisi…
Soğuk havayla birlikte sinyalleri veriyor.
Malumunuz kışlık hazırlıklarına Eylül ayıyla birlikte başlanır. 
Turşular kurulur, tarhanalar, erişteler yapılır, kışlık yemekler hazırlanıp dondurucuya konur.
Neme lazım kış bu!
Çetin geçer, belli mi olur?
Biz hazır olalım da mevsim dediğin gelir geçer…
Şimdi ise öyle bir döneme geldik ki artık sadece gıdada gitmiyoruz hazırlığa…
Elimizden gelse kıyafetlerin turşusunu kuracağız!
Ne demek mi istiyorum?
Zamlar öyle bir noktaya geldi ki dayanacak gücü kalmadı kimsenin!
Kışlık elbiselerini, botlarını belki de yamalı bohçaya çevirdi.
Yenisini almamak için terzilerle idare ediyor.
Ayakkabıcılardan çıkmıyor, delik olan yerlerini kapatmak, bir mevsimi daha atlatmak için…
Bu da bir nevi turşu kurmak değil mi?
Bazıları erkenden alışveriş yaparak tedbirini alıyor.
Kıyafetlerini aylar öncesinden alıyor, dolabına koyuyor.
Çünkü…
Bir bakmış aynı ürün bir ay sonra iki katı fiyatına!
Üstelik öyle çeşit çeşit bot, mont da giyemiyor artık!
Tek derdi o kışı atlatmak!
Çocuğunu üşütmeden sağ salim varabilmek sıcak mevsimlere!
Kış bu yıl çetin geçeceği benziyor arkadaşlar!
Benden uyarması!
Kışlık turşularınızı şimdiden kurun!
Artık bot turşusu mu mont turşusu mu kurarsınız ona siz karar verin!