Now TV’de İlker Karagöz’ün sunduğu sabah programı Çalar Saat epey ilgi görüyor. Programın bir bölümünde yerel gazetelerde okunuyor…
Karagöz’ün Pazartesi sabahı okuduğu gazetelerden biri de İstikbal’di…
Manşette gazetemizin genel koordinatörü Meltem Karakaş’ın önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in yaptığı röportaj vardı.
Ekranda bu röportaj varken, Büyükerşen’in fotoğrafı oldukça iri gözükürken Karagöz gazeteyi okumaya şöyle başladı:
-Kral kimmiş gördü herkes…
Birçok kişi neler oluyor diye düşünürken, Karagöz cümlesini Eskişehirspor’a bağladı…
Kısa süreli panik atak geçirenlerin sayısı bir hayli fazlaydı…
Aslında röportajın birçok can alıcı noktası vardı. En önemli kısmı Büyükerşen’in ön seçim ile ilgili söyledikleri:
- Bir partinin merkezi, kendi kafasına göre milletvekilleri, belediye başkanları olsun ister. Partiye hakim olmak isterler. Parti genel başkanları, partilerin merkez yönetimleri. Yani ben yokum, haydi yaptırsınlar ön seçimi!
Açıkçası, bu bir meydan okumaya benziyor. Kral kaybederse bile meydan okumaya devam eder!
Eğer ön seçim olmazsa, “ön seçim isteyenler” ağır bir darbe alacak! Yaralı kral her zaman tehlikelidir!
SAĞOL HOCAM SEN BENİ SAVUNDUN!
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in CHP kurultayında divan başkanı olması ülke genelinde epey bir yankı buldu…
Türk araştırmacı, akademisyen ve Türkiye’de sosyalist düşüncenin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Yalçın Küçük, 87 yaşında Ankara’da yaşamını yitirdi.
Allah Rahmet eylesin, mekanı cennet olsun…
Bende kitaplarını ilgiyle okurdum. Okumaya da devam ediyorum…
Yılmaz Büyükerşen, CHP’nin kongresinde divan başkanı olunca gazeteci Fuat Öztürk, Küçük’e şu soruyu yöneltiyor:
-Eskiden DSP’dendi. Yanlış hatırlamıyorsam bağımsız aday oldu ve daha sonra CHP’ye girdi…
Küçük şu yorumda bulunuyor:
-Evet, partiye kaydını sonradan yaptılar. Yılmaz Hocam bana, “sağol Hocam, sen beni savundun”, dedi. Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu azarladım, onun üzerine partiye kaydettirdi. Ancak şu anda, Yılmaz Hoca’nın Kurultay’da başkan olacağını ilan ettiler; ilan eden de CHP’li bir Kürt. Bugünkü gazetelerde de var. Evvela önce almayacaksın, şimdi de başkan yapacaksın. Bir defa, partilerde kurultay başkanları önceden tayin ve ilan edilmez. Oraya gittiğiniz zaman delegeler tarafından aday gösterilir. Bu adamda, Kılıçdaroğlu’nda, hiçbir bilgi yok.
MARKET ARABASI DEYİP GEÇMEYİN!
Marketlerde çocuklar için üretilmiş özel alış veriş arabalarını bilirsiniz. Bunların çocuklarınız için yapıldığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz…
Asıl amaç ve niyet başkadır!
Çocuklar marketlerde anne ya da babalarıyla uzun süre dolaşmayı sevmezler. Bu yüzden onlar için otomobil şeklinde üretilmiş alış veriş arabaları vardır. Altta çocuk otomobil kullanırken, aileler marketi rahat rahat gezer!
***
Böylelikle insanların daha fazla alış veriş yapmalarını sağlanır! Mızmızlanan çocuk artık yoktur!
Ve sizin alacağınız ürünler gözünüzün seviyesindeyken, çocuğunuzun alması hedeflenen ürünler de alt kısımlara yerleştirilir!
Çocuk da böylelikle görüp isteme hakkına sahip olur!
***
Bir de indirim kampanyaları var!
Etikette şöyle bir yazı okudunuz:
-Bir alana ikincisi yarı fiyatına!
Cezbedici bir yazı! Ama indirim oranı yüzde 50 değil! Bir üründe yapılan indirim yüzde 25’dir…
Matematik oyunu falan değil, kelime oyunudur!
Kafanızı karıştırmasına pek izin vermeyin!
BİR ZAMANLAR AMERİKA'DA DEMOKRASİ
New York’un ünlü Long Beach plajında 1920’li yıllarda kumsalı dolduran insanların arasında ellerinde mezura sallayan kişilerde vardı. Kimdi dersiniz? Polisler. Cop yerine mezura…
Ne yapıyorlar peki? Kadınların mayolarını kontrol ediyorlar. Mayo kanununa uymayan daha doğru yazacak olursak yasanın belirlediği uzunluktan kısa mayo giyen kadın anında cezayı yiyordu.
BEYİN YIKAMA!
-İyi işleyen bir beyin yıkama sisteminin yapması gereken çeşitli şeyler vardır ve bunlardan bazıları oldukça inceliklidir. Bu beyin yıkama sisteminin hedeflerinden biri ahmak ve cahil kitlelerdir: Duygusal olarak etkili aşırı-basitleştirmelerle aklı çelinmiş, marjinalleştirilmiş ve yalıtılmış bir halde, öylece, yani ahmak ve cahil olarak kalmalıdırlar. (Noam Chomsky)
DERSLER
Her gün bittiğinde unut gitsin.
Elinden geleni yaptın. Ders çıkar. Yarın yeni bir gün!.
İnsanların karakterleri onların kaderleridir ve insanlar layık oldukları hayatları yaşarlar.
Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin.
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!
1970’li yıllar da Eskişehir Köprübaşı! Günümüze oranla pek de fazla bir değişiklik yok…
BİZ BÖYLE KONUŞTURDUK
Baro Başkanı Barış Günaydın: Başkanım bu plaketi size takdim ederken, acaba diyorum siyasete girsem beni milletvekili yapar mısınız?
- Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce: Kestirmeden gitme Barış, önce belediye meclis üyesi yapalım seni!
SAYFANIN SÖZÜ!
Sahip olamadıklarına ulaşmak için çabalarken, sahip olduklarını unuttuğun için mutsuzsun. William Shakespeare