MEYDANLARDA DEĞİL BALKONLARDA...

Abone Ol


1 Mayıs…


İşçi ve emekçi bayramı…


Hak demek…


Paylaşım demek…


Dayanışma demek…


Ama daha çok nedir “1 Mayıs” biliyor musunuz?


Kendisini “öteki” hissedenlerin “Biz de varız” dediği gün…


Ezilenlerin yılda bir kez kendisini özgür hissettiği gün…


Alanlara çıkarak cesaretlendiği, farkındalık oluşturabildiği gün…


Sesini duyurabildiği gün…


Davullarla, zurnalarla, halaylarla ülkenin farklı renklerinin gösterilebildiği “gerçek demokrasinin” alanlara indiği gün…


1 Mayıs nedir biliyor musunuz?


Aşkın özgürlük kazandığı gün…


Cinsiyetçiliğin kaybolduğu gün…


Sadece işçinin, emekçinin değil kadının, erkeğin, çocuğun, eş cinselin, ezilenin, yok sayılanın, dışlananın, ötekileştirilen her kesimin varlığını hissettirdiği gün…


1 Mayıs benim için “bayramdan” çok daha öte bir gündür anlayacağınız…


1 Mayıslarda yüreğim daha bir özgürleşir benim…


Ülkemin çeşitliliğini, farklı renklerini meydanlarda görmek huzur verir.


Bazen sitem de ettirir.


Neden yılda bir güne sığdırılır bu anlamlı manzara diyerek sorgulatır.


Bir başka kesimi neden kızdırır kendi gibi olmayan bir insanın varlığı diye düşündürür.


Soruları ardı ardına sıralatır.


Neden kine dönüştürür senin gibi olmayanlar?


Neden tahammülü kaybettirir?


Neden bir başka insanın alanına saldırı yapacak kadar gaddarlaştırır?


Neden yabancılaştırır birbirine?


İyiki var 1 Mayıslar…


Senin olduğun gün ırkçılık yok oluyor, din kardeşliği doğuyor, cinsiyetçilik anlamsızlaşıyor, herkes eşitleniyor, yoksulluk kayboluyor, sınıf farkı bitiyor, kadınlar ezilmiyor, dövülmüyor, hor görülmüyor, çocuklar istimara uğramıyor.


İyiki var 1 Mayıslar…


Kin kayboluyor.


Sevgi belirginleşiyor.


Belki bu saydığım sorunlar tek bir günde bitmiyor…


Ama fark ediliyor…


Ne çok derdi varmış meğer güzel ülkemin insanının dedirtiyor.


İyiki var 1 Mayıslar…


Bu yıl biraz buruk geçiyor ama yine de hatırlatıyor.


Farklılıkların sitemini…


Unutturmuyor.


Eeee öyleyse bu 1 Mayıs da ne yapıyoruz?


Haykırıyoruz yok sayılanların hakkını…


Görmezden gelinenlerin emeğini…


Dışlananların hikâyesini…


Evimizde çekiyoruz en güzel halayları…


“Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın dayanışma ” diye bağırıyoruz.


Meydanlarda değil balkonlarda…


Söz mü?