MUHARREM AYI'NIN FAZİLETİ

Abone Ol

Kıymetli Okuyucularım!
Hicri 1428 yılını geride bıraktık. Müslümanların yılbaşı olan Muharrem ayını idrak ettik. Cenab-ı Hakk'a sonsuz hamdü senalar olsun, yeni bir hicri yıla sıhhat ve afiyet içerisinde girmiş olduk. Geçtiğimiz Cumartesi günü de Aşure gününü geride bıraktık.
Senenin son ayı olan Zilhicce ayını tamamlamış, bu ayda ifa edilen Hac, Kurban vb. ibadetleri yerine getirmiş ve yeni bir hicri seneye hazırlanmış olduk. Zilhicce ayı senenin son ayı olması hasebiyle bir senelik muhasebe ve muhakememizi, Cenab-ı Hakk'a kulluktaki vaziyetimizi, yapabildiklerimizi ve yapamadıklarımızı gözden geçirmemiz gereken bir aydır.
İdrak ettiğimiz Muharrem-i Şerif de, yeni bir kameri yılın, ibadet yılının başlaması münasebetiyle bu tefekkürün, nefis muhasebesinin, günahlarımızdan, noksanlarımızdan tevbenin, kavuştuğumuz nimete şükrün, önümüzdeki bir senede ve hatta son nefesimize kadar, son nefesimiz dahil kavuşmak istediğimiz nimetler için Mevlâ'ya dua ve niyazın zirveye çıkması gerektiği zamandır.
Yeni bir sene, yeni bir başlangıç, yeni bir heyecan demektir. Tüm Müslümanlar birbirlerinin yeni Hicri senelerini tebrik etmeleri çok güzel bir davranıştır. İbadet takvimimizin başlangıcı olması sebebiyle Allah'a kulluğumuz ve dini vazifelerimize taze bir heyecanla yeniden sarılmalıyız.
Muharrem ayının ilk günü veya onu takip eden günlerde kim ki; "Ey Kerim olan Allah'ım! Sen ezeli ve ebedisin. Şu kavuşturmuş olduğun yeni sene içinde şeytan ve avenelerinden ve nefs-i emmârenin tasallutundan, şerrinden beni muhafaza eyle" derse Şeytan; "Biz senden ümidimizi kestik" der. Hz. Allah da o sene o kişiyi her türlü kötülüklerden koruyup muhafaza ederek ona iki melek vekil eder" buyurulmuştur. (Nüzhetü'l-Mecalis)
Nitekim kişinin niyetinin, amellerinden daha hayırlı olduğu Hadis-i Şerif ile sabittir. Bu bakımdan bu günlerin heyecanı, şevki ne kadar çok olursa, iyi niyetlerimiz ve güzel dualarımız ne kadar çok olursa bu, senenin diğer kısımlarına da o kadar tesir eder. Arabanın ön tekeri nereden giderse, arka tekeri de oradan gidecektir.
Sevgili Peygamberimiz; "Günün, senin devendir. Başını nasıl çekersen arkası öyle gelir" buyurmuştur. Günün başındaki dikkat diğer kısmına tesir ettiğine göre, senenin başındaki dikkatimiz, niyet ve dualarımız da diğer kısımlarına tesir edecektir.
Hele bu günlerin çok mübarek günler ve geceler olması, içerisinde mahlukatın yaratılmasından beri çok büyük hadiselerin cereyan ettiği mühim bir gün olan şûre gününün bulunması bizim için büyük bir fırsattır.
Muharrem ayı, içinde meydana gelen ulvi hadiseler, vuku bulan ilahi tecelliler ve İslami bir tarih başlangıcı kabul edilmesi bakımından Müslümanlar arasında büyük bir ehemmiyet taşır.
Hürmet edilmesi gereken bir ay olduğu Kur'ân-ı Kerim'le sabit olan bu mübarek ayın ilk on gecesi de Zilhicce'nin ilk on gecesinde olduğu gibi "Leyâli-i Aşara" yani on mübarek gecedir. Bu geceleri ihya etmek, ibadetle geçirmek ve hususiyle ilk on gününde oruç tutmak çok faziletlidir. Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10. gün Aşure pişirmek faziletli ibadetlerdendir. Bunu yerine getirenlerin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin efendilerimizle cennete girecekleri ümit edilir.
Bununla alakalı birçok Hadis-i Şerif vardır. Bu cümleden olarak birkaç Hadis-i Şerifi nakletmekte fayda görüyorum.
Ebu Hüreyre (r.a.)'ın rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
"Ramazan-ı Şerif orucundan sonra oruçların en faziletlisi, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra kılınan en faziletli namaz da gece namazıdır." (Müslim, Terğib c.2 s.462)
Hz. Ali (k.v.) şöyle rivayet etmektedir:
"Ben Rasülüllah (s.a.v.)'in yanında otururken bir adam O'na;
-"Ya Rasülallah! Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç tutmamı bana emredersin?" deyince Rasülüllah Efendimiz;
-"Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan, Muharrem ayında tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, Allah bir kavmin tevbesini o günde kabul etti ve diğer bir kavmin tevbesini de o günde kabul edecektir." Buyurdu." (Terğib, c.2, s.463)
Yine Efendimiz (s.a.v.) Hz. Enes (r.a.)'ın rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte şöyle buyurmuştur: "Kim ki Muharremin ilk cuması oruç tutarsa geçmiş günahları mağfiret olunur. Muharrem ayında üç gün oruç tutana, Cenab-ı Hakk dokuz yüz senelik oruç sevabı yazar." (İhyâ-u Ulûmmi'd-din)
Hz. işe validemiz (r.anhâ)'nın rivayetiyle; Peygamber Efendimiz buyurdular ki: "Kim ki Muharrem'in ilk on gününü oruçlu geçirirse Firdevs'i lâ'ya varis olur."
Bu on günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8. 9. ve 10. günleri oruç tutmalıdır.
Okuyucularımın ve tüm İslam âleminin Hicri yılbaşını tekrar tebrik eder, iki cihan saadetimize vesile olmasını temenni ederim.