Eskişehir Yaş Sebze Meyve Balıkçılar ve Pazarcılar Odası Başkanı İsmail Oğuz, semt pazarlarının işleyişinden marketlerle yaşanan rekabete, pazarcı esnafının ekonomik sorunlarından gençlerin mesleğe bakışına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Her gün aynı noktada semt pazarı kurulmasına yönelik önerileri gerçekçi bulmadığını ifade eden Oğuz, mevcut altyapının buna uygun olmadığını söyledi.
“Her gün aynı yerde pazar kurulamaz”
Semt pazarlarının dönüşümlü olarak farklı günlerde kurulduğunu hatırlatan Oğuz, “Her gün semt pazarı kurulması bence mümkün değil. Acemice yapılmış bir açıklama. Sokakta sürekli pazar kurulursa araçlar nereye park edecek, giriş çıkış nasıl sağlanacak? Şu an bile trafik konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” dedi ve çözümün kapalı pazar alanlarının artırılması olduğunu söyledi.
2017 yılında çıkarılan düzenlemeyi hatırlatan Oğuz, “Kanunla sabitlendi. Ondan sonra açılan açık pazarların hepsi yasal değil. Ama hâlâ yeni sokak pazarları açılıyor ve aynı sorunlar devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Vatandaş pazarı istiyor ama kendi sokağında değil”
Sokak pazarlarının kaldırılması yönündeki görüşleri de değerlendiren Oğuz, “Herkes pazar yakın olsun istiyor ama kendi sokağında olmasın diyor. Arabasıyla gelsin, park etsin istiyor. Bu dengeyi kurmak kolay değil” dedi.
“Marketler pazar günlerinde fiyat kırıyor”
Semt pazarlarının kurulduğu günlerde çevredeki marketlerin sebze ve meyve fiyatlarını bilinçli olarak düşürdüğünü öne süren Oğuz, “Pazarın kurulduğu gün marketler fiyatları hemen aşağı çekiyor. Özellikle müşteriyi içeri çekmek için bazı ürünleri zararına satıyorlar. Marketin diğer şubelerinde 50 lira olan ürün, pazarın yanındaki şubede 30 liraya satılıyor. Bu normal bir durum değil” diye konuştu.
Bazı zincir marketlerin belirli ürünlerde maliyetine ya da maliyetinin altında satış yaptığını iddia eden Oğuz, yetkililere bu konuda şikâyetlerini ilettiklerini belirtti.
“Bana bin 700 lira ceza kesiyorsan markete 170 bin lira kes”
Marketlerin kaldırım ve ön alan işgallerine karşı daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunan Oğuz, “Bizim tezgâh çizgilerimiz belli. Taştığımız zaman bin 700 liradan başlayan cezalar kesiliyor. Ama marketler önlerine yayılıyor. Bana bin 700 lira ceza kesiyorsan markete 170 bin lira kes. Üç kez kes, sonra kapat. Uygulama herkese eşit olmalı” dedi.
“Kazanç düştü, gençler meslekten uzaklaşıyor”
Pazarcılık mesleğinin giderek cazibesini kaybettiğini belirten Oğuz, “Eskiden emek verdiğimizin karşılığını alabiliyorduk. Şimdi aynı durum yok. Zamanında bu kadar kötü değildi, kazanabiliyorduk. Kazanınca insan yoruluyor mu? Karşılığını aldığı için yorulmuyor, dinleniyor bir şekilde” diye konuştu.
Mesleğin geleceğine ilişkin de konuşan Oğuz, “Benim de çocuğum var. Bu yıl mezun olacak. ‘Baba ben başka iş yapacağım’ diyor. Ben pazarcılar odası başkanıyım, benim çocuğum bile pazarcılık yapmak istemiyor. Çünkü çalışma şartlarını görüyor, kazancı görüyor” diye konuştu.
“Ayda 30-40 bin lira için bu yük çekilmez”
Vergi, Bağ-Kur, muhasebe ve yakıt giderlerinin esnafın üzerindeki yükü artırdığını ifade eden Oğuz, “Vergimizi kendimiz ödüyoruz, Bağ-Kur’u kendimiz ödüyoruz. Sadece muhasebe giderim 5 bin lira. Bütün bu masrafların içinde ay sonunda 30-40 bin lira kazanırsan bunun karşılığı olmaz. İnsanlar bu yüzden başka işlere yöneliyor. Bu sisteme mutlaka bir düzenleme getirilmesi gerekiyor” dedi.






