Anahtar Parti Eskişehir Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk, Polis Haftası dolayısıyla partisinin il binasında düzenlediği basın açıklamasında emniyet teşkilatının karşı karşıya olduğu sorunları gündeme taşıdı. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun günümüz koşullarına cevap vermediğini ifade eden Baştürk, “Suç yapısı değişti, teknoloji değişti, toplum değişti. Ama polisimizin görev ve yetki çerçevesi hâlâ eski mantıkla uygulanıyor. Bu durum sahada görev yapan polisi her adımda risk almaya zorluyor” dedi.
“Sistem polisi yalnız bırakıyor”
Mevzuat uyumsuzluğunun polisi hataya sürüklediğini ifade eden Baştürk: “Sahada görev yapan bir polis, hangi durumda ne yapabileceğini net olarak bilemiyor. Çünkü Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasında ciddi uyumsuzluklar var. Bu ne demek. Bu polisin her adımda risk alması demek. Bir adım atsa sorun, atmasa sorun. Müdahale etse başka sıkıntı, etmezse başka sıkıntı. Bu sistem polisi yalnız bırakıyor. Polis hata yapmıyor, sistem polisi hataya zorluyor” diye konuştu.
Polisler insanüstü şartlarda çalışıyor
Polislerin çalışma koşullarına da değinen Baştürk, “Polislerimiz günlerce dinlenmeden çalışıyor. Gece, gündüz, bayram, tatil fark etmiyor. Sürekli görev, sürekli stres, sürekli baskı. Bu şartlar altında kim sağlıklı kalabilir. Kim doğru karar verebilir. Yorgun, uykusuz, baskı altında çalışan bir insanın hata yapması kaçınılmazdır. Ama kimse dönüp “Bu insan neden bu halde?” diye sormuyor” şeklinde konuştu. Maaş konusunda da eleştirilerde bulunan Baştürk, “Polislerimiz canını ortaya koyuyor. Ailesinden uzak kalıyor. Hayatını riske atıyor. Ama aldığı maaş, taşıdığı yükün karşılığı değil. Bu adaletsizlik.” dedi. Tayin sisteminin de ayrı bir sorun alanı olduğunu dile getiren Baştürk, polislerin uzun yıllar ailelerinden ayrı kalmak zorunda kaldığını ifade etti. “İnsanlar düzen kuramıyor, çocuklarını göremiyor. Bu bir meslek düzeni değil, adeta bir sabır sınavı” dedi.
“Canına kıyma vakaları görmezden gelinemez”
Açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri ise emniyet teşkilatındaki canına kıyma vakaları oldu. 2025 yılında 82, 2026’nın ilk aylarında ise 23 polisin yaşamına son verdiğini hatırlatan Baştürk, “Konuşmaktan kaçınılan ama herkesin bildiği gerçek var. Polislerimiz hayatına son veriyor. 2025 yılında 82 emniyet mensubu canına kıydı. 2026 yılının daha Nisan ayındayız ve 23 polisimiz hayatına son verdi. Neredeyse her beş günde bir bu ülkenin bir evladı sessizce hayattan kopuyor. Bu tesadüf olarak yorumlanamaz. Maalesef bu acı tabloyu bile ciddiye almayan bir yaklaşım var. ‘Ailevi sorun’, ‘kişisel mesele’, ‘kumar borcu varmış’ denilerek geçiştiriliyor. Bu kadar büyük bir sorunu bu kadar basit açıklamalarla örtmeye çalışmak, gerçeği inkâr etmektir. Bu vicdani bir iflastır.” Dedi.





