<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İstikbal Gazetesi</title>
    <link>https://www.istikbalgazetesi.com</link>
    <description>İstikbal Gazetesi güncel Eskişehir son dakika haberleri spor ve Eskişehirspor haberleri ile Eskişehir haber denildiğinde akıllara gelen ilk adresiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.istikbalgazetesi.com/rss/roportaj2" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 14:35:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/rss/roportaj2"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“Eskişehir’i CHP’nin ya da YENİ Parti’nin kalesi yapmak bir şeyi çözmez”]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehiri-chpnin-ya-da-yeni-partinin-kalesi-yapmak-bir-seyi-cozmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehiri-chpnin-ya-da-yeni-partinin-kalesi-yapmak-bir-seyi-cozmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’de yaşanan ayrışmanın Koca Çınar’a da yansıdığını söyleyen Koca Çınar grubundan Şenol Beycan, bazı üyelerin CHP’de kaldığını bazılarının da YENİ Parti’de geçtiğini söyledi. Kendisinin CHP’de kaldığını belirten Beycan, “Eskişehir’i CHP’nin ya da YENİ Parti’nin kalesi yapmak bir şeyi çözmez” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Koca Çınar grubu üyesi Şenol Beycan, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. CHP’de yaşanan ayrışmanın Koca Çınar’a da yansıdığını söyleyen Koca Çınar grubundan Şenol Beycan, bazı üyelerin CHP’de kaldığını bazılarının da YENİ Parti’de geçtiğini söyledi. Her iki tarafın da birbirlerine karşı söylemlerini yumuşatması gerektiğini söyleyen Beycan, “Ben birlikte mücadele etme koşullarının kesinlikle oluşacağını düşünenlerdenim. Şart, olmazsa olmaz. Giden de kalan da böyle baksın. Kaybetmeyi değil iktidarı kazanmayı hedefleyelim” diye konuştu.</p>

<h3><strong>“KOCA ÇINAR HER İKİ TARAFA DA LAZIM”</strong></h3>

<p><strong>Koca Çınar grubu mutlak butlan tartışmasına ve YENİ Parti’nin kurulması sürecine nasıl bakıyor?</strong></p>

<p>Şöyle Koca Çınar grubu aslında seçimden sonra kuruldu. Biz seçimlere girdik. Seçim sürecinden sonra parti içi demokrasiyi savunan, ilkeleri olan, hakim huzurunda ön seçim isteyen, parti içinde buna inanan arkadaşlarla beraber Koca Çınar grubunu kurduk. Tabii o zaman mutlak butlan kararı yoktu. Butlan kararı çıktıktan sonra tabii grupta butlana tepki için kendi içimizdeki arkadaşlardan bazıları YENİ Parti’ye geçmeyi tercih etti. Pek çok arkadaş da CHP’de kalmayı bu ilkelerle mücadele etmeye devam etmeyi seçti. Hatta ben grupta şöyle bir şey yazdım: Koca Çınar o partide de lazım.Bu partide de lazım. Oraya gitseniz de lazım, burada kalsanız da lazım. Şu andaki durum Koca Çınar bir WhatsApp grubu olarak, bir iletişim grubu olarak devam ediyor. İçimizde CHP’den istifa edenler de var. Tercihini yapmayanlar da var. YENİ Parti’ye üye olmak isteyenler de var. Bizim kendi partimizde Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalmak isteyenler de var. Biz bunları kişilerin kendi görüşlerine saygı duyarak, yeter ki kırıcı olmadan, birbirini dökmeden rahatlıkla tartışıp geçmek isteyen geçer, kalmak isteyen kalır diye yorumladık.</p>

<h3><strong>“GİTMEK YERİNE CHP’DE MÜCADELE ETMELİYİZ”</strong></h3>

<p><strong>Sizin CHP’de kalma sebepleriniz nelerdir?</strong></p>

<p>Benim kendi kararım Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalmak. Cumhuriyet Halk Partisi bizim evimiz. Şimdi ona kızıyoruz, buna kızıyoruz. Gitmek yerine içeride mücadele edip Cumhuriyet Halk Partisi'nin o kuruluş ilkelerine, Atatürk'ün bize emanet ettiği partiyi o altı oku savunmaya devam edeceğiz. Koca Çınar grubu olarak birlikte olduğumuz arkadaşlarla parti içi demokrasiyi, ön seçimi, hakim huzurunda ön seçimi, bu taleplerimizi partimizde devam ettirerek bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Kendi aramızda biz birbirimize çok düştük. Medyanın konusu sadece bu olmaya başladı. Burada herkesi ben sükunete davet ediyorum. Yani sonuçta biz aynı kökten geliyoruz. Bu ülkenin kurtuluşunu sağlamış olan Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a çıktığında bu ülke işgal altındaydı. Fransız’ı, İngiliz'i, Yunan'ı hepsi ne yaptı? Bir Kuvayi Milliye ruhuyla bir şekilde bu ülkeye cumhuriyeti getirdi. Bizim ondan başka koruyacak bir şeyimiz yok. Ben de Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerini korumaya devam edeceğim. Sonunda kazanacağımızı düşünüyorum.</p>

<h3><strong>“İNSANLARA NE KAL DERİZ NE DE GİT DEERİZ”</strong></h3>

<p><strong>Yakın zamanda Koca Çınar grubu olarak bir bildiri yayınladınız ve her iki tarafa da eleştirileriniz oldu. Bu eleştirileriniz hala geçerli mi? O bildiriye tepkiler nasıl oldu?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şunu yapmak lazım. Şimdi gündem aşağı yukarı Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti kurulan YENİ Parti. Biraz bundan uzaklaşmak lazım. Bu tamamen Cumhuriyet Halk Partilinin vereceği bir karar. İsteyen YENİ Parti'ye katılır, isteyen Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalır. Bizim ekonomik sıkıntıları konuşmamız lazım. Bugün en düşük emekli aylığını konuşmamız lazım. Ülke gündemine dönmemiz lazım. Biz şu anda boğuluyoruz. Bu boğulma sırasında da bu ülke gündeminin dışında bu sefer birbirimize sataşmaya başlıyoruz. Bunları geçecek herkes. İnsanların tercihi bizim dışımızda. Hiç kimseye ne kal diyebilirsiniz ne git diyebilirsiniz. Ne giden kötüdür ne kalan kötüdür. Hepimiz biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin evinden çıkıyoruz şu anda. O mücadele devam edecek. Bak bir şeyi kaçırıyor arkadaşlar.Sonuçta bu ülkede bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olursa bir adaya oy vereceksiniz. Hangi adaya oy vereceğinizin hangi partili olduğunuzla ilgisi yok ki. Biz kimlere oy vermedik yani. Şu anda büyük bir cephe oluşturmak gerekir diğer partilerle beraber.</p>

<h3><strong>“ESKİŞEHİR’İ CHP’NİN YA DA YENİ PARTİ’NİN KALESİ YAPMAK BİR ŞEYİ ÇÖZMEZ”</strong></h3>

<p><strong>O zaman ilerleyen süreçte tekrar bir araya gelinebilir mi sizce?</strong></p>

<p>Eskişehir'i YENİ Parti’nin kalesi yapmak bir şey çözmez. Ya da Cumhuriyet Halk Partisi'nin Eskişehir'in kalesi olarak devam etmesi bir şey çözmez. Birlikte bir tane çözüm lazım bu ülkeye. O çözüm üstünde yoğunlaşmak lazım. Yani bizim partimiz şunu yapacak, bunlar bunları yapacak demek, çok umut verecek şeyler değil insanlara. Birlikten, beraberlikten bahsetmek lazım. Mücadelenin ortak olacağından bahsetmek lazım. Hiç kimseyi dışlamadan siyaset yapmak lazım. Ayrışmayı değil birleşmeyi konuşmak lazım. Başka türlü siyaset yapma şansı yok kimsenin. Birçok olay yaşadık. Hangi birine direndik? Cumhurbaşkanı adayımız içeride. Şimdi ayrıştık direnç mi büyüyecek? Akıllı olmak lazım. Yani eğer başka bir parti kurunca daha yüksek bir direnç ortaya çıkacaksa, ki bu fiziğe ters zaten. Bunları değerlendirip mantıklı şeyleri söylemek lazım. Vatandaş bunları düşünmüyor. Vatandaş sizden çözüm istiyor. Birlik beraberlik istiyor.</p>

<h3><strong>“VAR OLAN GÜÇ TERK EDİLMEMELİYDİ”</strong></h3>

<p><strong>Siz CHP içinde bir mücadele yürütmeyi düşünüyorsunuz. Parti içi demokrasi, kongrelerde şeffaflık, ön seçim gibi talepleriniz mevcut CHP’de gerçekleşmezse tepkiniz nasıl olur?</strong></p>

<p>Zor soru. Şimdi bu sürece girmek lazım, görmek lazım. Eğer sizin dediğiniz gibi gelişirse onunla ilgili tepkimizi de veririz. Biz bu Koca Çınar grubu niye kuruldu? Kendi içimizdeki yarışta demokratik koşullar gerçekleşmediği için kuruldu. Yani benim olsun bunlar olsun. Biz o mantığa karşı çıktığımız için kurduk. Aynı şey burada da olacak. Bence orada da olacak. Eğer gerçekleşmiyorsa işte değişim denip değişmiyorsa yeni deyip yenilenmiyorsan anlatamazsın bunu. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nde anlatamayız. Gidenler de YENİ Parti’de anlatamaz. Üyeyi işin içine katmak lazım yani siyaseti büyütmek için. Yoksa böyle durduk yere halk kimseyi iktidar yapmaz yani. Ama ben var olan bir gücün böyle bırakılıp gidip yeni bir güç oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Bunu çok doğru bulmuyorum açıkçası. Burada bir güç var, burada bir örgüt var zaten.</p>

<h3><strong>“YAN YANA GELMEZSEN HALK SENİ AFFETMEZ”</strong></h3>

<p><strong>CHP’nin ikiye bölünmesi seçimleri nasıl etkiler?</strong></p>

<p>Kazanmak istiyorsan iş birliği yapmalısın. CHP ikiye bölündü. Bu süreçten Cumhur İttifakı, AK Parti daha şanslı çıkar.Yani belediyeler kaybedebilir yani CHP ya da YENİ Parti. Yani birleşmek mücadeleyi ortaklaştırmak. Mücadele ortak. Tek bir mücadelemiz var bizim. Halka verdiğin vaatleri yerine getireceksin. Onun için de iktidar olacaksın. Onun için de iş birliği yapacaksın. Birbirinin yüzüne bakacaksın. Böyle koparıp atmalar falan bunlar havada kalır. Halk seni affetmez. Ya bu halk yan yana gelmezsen zaten affetmez.</p>

<h3><strong>“VOLKAN ENVER KILIÇ'I YOLDA GÖRSEM TANIMAM”</strong></h3>

<p><strong>Volkan Enver Kılıç’ın CHP Eskişehir İl Başkanlığı’na atanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir araya gelme şansınız oldu mu?</strong></p>

<p>Ben Volkan Enver Kılıç'ı yolda görsem tanımam. Onu söyleyeyim. Hiç tanışmadık. Ama şu karşıda bir kafede bir arkadaşla otururken benim telefonum çaldı. Volkan Enver Kılıç. Açtım ben telefonu. Yani kendisiyle hiç görüşme şansımız olmadı o telefonun dışında. “Akşam bir toplantı yapacağız abi gelebilir misin?” dedi. Benim de o akşam misafirim var. Gelemeyeceğimi söyledim. Yani şu anda da fotoğraflarından falan tanıyorum ama birebir oturup konuşmuşluğumuz olmadı. Olur. Yani illaki olur.</p>

<p><strong>CHP'de kalmak mı zor? YENİ Parti'ye gitmek mi zor?</strong></p>

<p>İkisi de zor. Yani mücadele zor. Şimdi ben niye üyeyi katalım, üyeyi katalım, üyeyi katalım diyorum. Onlar için de geçerli. Onlar arkadaşımız, yoldaşımız yani. Onlar için de zor. Üyeyi katmak lazım mücadelenin içine. Bak yüzlere bakın. Ben tek tek sayarım. Yani 150 kişi aynı. Bunu 300 yapmak lazım, 500 yapmak lazım. O da üyeye ulaşarak olur. Yani hakikaten ciddi çalışmak lazım yani.</p>

<p><strong>Sizin Koca Çınar grubu olarak bu süreçte aslında hem Cumhuriyet Halk Partisi'ne hem YENİ Parti'ye Eskişehir'de önerileriniz, tavsiyeleriniz neler? </strong></p>

<p>Kimseye tavsiye verecek haddim yok benim. Ama ben şuna inanıyorum: Biz sendikalarda insanların siyasi görüşüne göre örgütlenmezdik. Tam tersine. Kişi ne düşünürse düşünsün. Sağcı olsun, solcu olsun, ülkücü olsun, işte İslamcı olsun, hiç önemli değildi. Önemli olan aynı işlerinde çalışmaktır. Ve hak almaktır. Bu insanları biz oralarda yan yana getirebiliyorduk. Mücadeleyi ortak edebiliyorduk. Şimdi burada sadece şu olsun, bu olsun değil. Benim tavsiyem önce kendi üyeni, Cumhuriyet Halk Partili üyeyi ya da YENİ Partili üyeyi bu işin içine katmak daha sonra da bu üyeleri kendi mahallesinde, kendi sokağında diğer farklı düşünen insanlarla beraber yan yana getirmek. Şimdi cumhurbaşkanlığı seçimi diyorsun. Nasıl kazanacağım? Sol oylarla olur mu bu? Mümkün değil ya. Mümkün değil. O zaman geniş bir yelpaze. Bunu herkesin anlaması lazım. Ben şu anda bu geçiş sürecinde YENİ Parti’nin kurulmasını da doğru bulmuyorum. Benim kendi sosyal medya hesabımda tek bir şey olmaz. Biz kendi içimizdeki tartışmayı içimizde yapmalıyız. Konuşacaksak danışma kurullarında konuşmalıyız. Eleştir. Orada konuşmak lazım. Aile içinde bir durumu sosyal medyada diğerlerine anlatmaya gerek yok.</p>

<h3><strong>“İNŞALLAH KOCA ÇINAR GRUBUNA İHTİYAÇ OLMAZ”</strong></h3>

<p><strong>Koca Çınar grubunda da bir ayrışma olmuş. Bir grup CHP’de kalmış bir grup YENİ Parti’ye katılma kararı almış. Koca Çınar grubunun kapanma durumu söz konusu mu?</strong></p>

<p>Bu bir WhatsApp grubu. Otururuz bir gün karar veririz. Orada biz iletişim kuruyoruz. Hiç tanımadığımız arkadaşlarla tanıştık. Bu güzel bir şey. Gidenler de oldu ama iyi bir şey yaptık. Parti içi demokrasi istemekle güzel bir şey yaptık. Devam etmesi gerekiyor ama inşallah böyle bir gruba gerek kalmaz. Herkes parti içi demokrasiyi geliştirir, ön seçimi şart koşar. Böyle olursa zaten gruba gerek yok. Her partili görevini bilir. Gençler katılır. Birlikte çözülür bu işler.</p>

<h3><strong>“MÜCADELENİN ZAMAN İÇİNDE TEKRAR ORTAKLAŞACAĞINA İNANIYORUM”</strong></h3>

<p>Ben mücadelenin zaman içinde tekrar ortaklaşacağına inananlardanım. Zaten böyle olmazsa kazanma şansımızın hiç olmayacağını düşünenlerdenim. Erken konuşmak erkenden bir şeyler yapmanın faydalı olmadığını düşünüyorum. O kötü, bu kötü demeyi bırakmak lazım. Ben birlikte mücadele etme koşullarının kesinlikle oluşacağını düşünenlerdenim. Şart, olmazsa olmaz. Giden de kalan da böyle baksın. Kaybetmeyi değil iktidarı kazanmayı hedefleyelim.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meltem Karakaş</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehiri-chpnin-ya-da-yeni-partinin-kalesi-yapmak-bir-seyi-cozmez</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/08/senol-beycan-roportaj.jpg" type="image/jpeg" length="62207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Eskişehir Milletvekili Süllü'den YENİ Parti yorumu: Maceraya atıldıklarını düşünüyorum]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/chp-eskisehir-milletvekili-sulluden-yeni-parti-yorumu-maceraya-atildiklarini-dusunuyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/chp-eskisehir-milletvekili-sulluden-yeni-parti-yorumu-maceraya-atildiklarini-dusunuyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti’ye geçmek yerine CHP’de mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, “Kemal Kılıçdaroğlu ‘gitmesinler’ çağrısını yaptı ama gitmeyi tercih ettiler. Ben maceraya atıldıklarını düşünüyorum” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti’yi eleştiren Süllü, CHP’den ayrılma planlarının bir yıldır yapıldığını öğrendiklerini söyledi. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un CHP’den istifa ederek belediye başkanlarına baskı kurmaya çalıştığını öne süren Süllü, benzer bir baskıyı da ilçe başkanlarını istifa ettirerek Talat Yalaz’ın yaptığını iddia etti. Süllü, CHP Eskişehir İl Başkanlığı’na atama yapılmadan önce çok fazla kişiden görüş alındığını da ifade etti.</p>

<h3><strong>BİRLEŞTİRİCİ BİR POLİTİKA İZLENMEDİ</strong></h3>

<p><strong>Özgür Özel ve ekibine karşı mesafeli durdunuz bu süreçte.<strong> </strong>Bunun sebepleri nelerdir? </strong></p>

<p>Aslında bunu tam olarak böyle tanımlayamayız. Geçmiş dönemde grup başkan vekilimizdi kendisi. Ve biz 5 yıl boyunca gerçekten gayet iyi çalıştık Özgür Özel ile. Bence ikinci bir adam olarak gerçekten çok başarılıydı. Fakat kurultayda bildiğiniz gibi biz Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekledik Eskişehir'den büyük bir ekip. Ama kurultayın hemen ardından büyük bir ayrışma yaşanmaya başladı. O kurultay bir türlü unutulamadı ve birleştirici bir politika izlenmedi. Özgür Bey genel başkandı ama yanında, yakın duran ekibin de bunda ben etkisi ve katkısı olduğunu düşünüyorum açıkçası. İşte politikalarda, siyasi izlenen politikalarda da bir takım hep eleştiriler gündeme geldi. Biliyorsunuz işte bu Cumhurbaşkanı’na ayağa kalkılmasıyla başlayıp, bizim genel merkezimize cumhurbaşkanının ziyaretinde forsun çekilmesi, artı MİT ile yapılan görüşmeler. Hemen ardından mesela işte mutlak butlan sonrası da gidip Bülent Arınç'la bile görüşmeler. Bir AKP'liyle görüşüp ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile birebir görüşmeyi reddetmeler. Bunların hepsi aslında bir birikim yarattı. Ve baktığınız zaman aslında izlenen politikada da bir birleştirici politika izlenmedi. Yani konu aslında hemen mutlak butlan sonrasının konusu değildi. Bakın süreç içinde de birinci parti olduk denilerek aldığımız belediyelerde de bir birleştirici politika uygulanmadı. Ve 24 tane biri il, biri büyükşehir olmak üzere 24 tane belediye başkanımız AKP'ye geçti. Arkasından 30 belediye başkanımız işte çeşitli dönemlerde, büyükşehir belediye başkanlarımız da dahil olmak üzere tutuklandı.</p>

<h3><strong>“BİR YILDIR CHP’DEN AYRILMANIN YOLLARI DÖŞENİYORMUŞ”</strong></h3>

<p>Ama sonrasında mutlak tutulan süreci sonrasında ciddi bir kırılma ve ayrışma yaşandı. Orada da ben hep şunu söyledim: Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletvekiliyim ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne kalacağım diye. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık bir çınar. Biz bunu hep böyle adlandırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ana omurgası ve kurucu parti.Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'de demokrasinin teminatı ve korunması gereken tek değer. Daha önce çok bu partiden ayrılıp gidenler oldu. Ve o ayrılıp gidenlerin her biri geri geldiler ve hepsi onlara hüsran oldu. Ha olmayabilir. Benim böyle bir iddiam yok böyle olacaktır kurulan parti diye. Öyle bir iddiam asla yok. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nde mücadele etmek yerine kolayı tercih ederek gitmelerini asla doğru bulmadım. Ama bu mutlak butlan sonrasının da olayı değil. Öğreniyoruz ki bir yıldır zaten Cumhuriyet Halk Partisi kambur olarak görülüyormuş. Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmanın yolları döşeniyormuş. Bunların hepsi ortaya çıktı. Hep bunun hazırlıkları yapılmış. Tabii bunun hazırlığının yapılmasında da İstanbul ekibinin yani Ekrem İmamoğlu'nun çok büyük etkisi var. Bunu ben doğru bulmuyorum. Onun için de Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalmayı tercih ettim. Yani olay Özgür Özel’in yanında yer almamak ya da ona karşı olmaktan öte izlenilen politikalara, güdülen amaçlara ve yapılmak istenene tepki olarak Cumhuriyet Halk Partisi'nde kaldım. Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalma nedenim de aslında tamamen bana verilen oyları karşılığını dönemin bitene kadar vermek.</p>

<h3><strong>“CHP’Yİ KALANLARLA YENİDEN KURACAĞIZ”</strong></h3>

<p><strong>CHP'de kalan herkes için Kemal Kılıçdaroğlu'na destek veriyor diyebilir miyiz? </strong></p>

<p>Hayır denilemez tabii. Şimdi ben hep şunu düşünürüm: Bir kere her şeyden önce Cumhuriyet Halk Partisi bir lider partisi değil. Yani diğer partiler gibi bakın geçmişte lider partilerinin ne durumda olduğunu gördük biz. Kalıcı olan parti programlarıdır. Siyasi ilkelerdir. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerine ve tamamen programına bağlayayım. İşte geçmişte kurulan partiler Tuncay Özkan da parti kurdu gitti şimdi ismini hatırlayan yok. Emine Ülker Tarhan gitti geri geldi. Mustafa Sarıgül gitti geri geldi. Muharrem İnce gitti geri geldi. Hani belki insanlar son dönemde bir Muharrem İnce'nin partisinin adını hatırlıyorlardır. O kadar. Genel başkanlar gelip geçicidir. Nitekim kurultaya gidiyoruz. Eylül'de başlayacak kurultay süreci. Ben eminim genel başkan olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun kalma gibi bir niyeti yok. Konuşmalarımızda da kendisi bunu belirtiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'ne yöneltilen tüm eleştirileri geride bırakarak eski kurucu ayarlarına dönerek vatandaşımızın gerçekten özlemini duyduğu bir Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden kalanlarla birlikte kuracağız.</p>

<p><strong>Eskişehir’de göreve atanan isimler kongrede aday olur mu? Atanan isimlerle devam edilir mi? Burada süreç nasıl olmalı?</strong></p>

<p>Bilemem. Şu andaki çalkantılı süreci biraz atlatacağımızı düşünüyorum kongre sürecine kadar. Sanki Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün üyeleri istifa ediyormuş gibi bir hava yaratılıyor. Geçen günde böyle bir şeyler söylenmiş. Hayır öyle bir şey yok. İstifa eden üyeler falan o kadar sayısal olarak az ki. Bakın bir yıl içinde bile, geçtiğimiz bir yıl içinde bile 352 yani mutlak mutlana kadar 352 kişi istifa etti. Bir sürü de üye yapılmış. Partilerden her zaman istifalar olur. Ama böyle beni arayanlar var. “Vekilim sen doğru yerde durdun, biz yanındayız. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyiz, hiçbir yere gitmiyoruz.” Bu şehirde hani herkesin bildiği gerçekten çok sağlam CHP'li olanlar arıyor, konuşuyor.</p>

<h3><strong>“ARKADAŞLARIN GİTMESİNİ ANLAYAMIYORUM”</strong></h3>

<p><strong>CHP'de kalanlar için de YENİ Parti’ye gidenler için de kolay bir süreç değil. Bu yaşananlar Jale Nur Süllü’ye ne hissettiriyor?</strong></p>

<p>Çok üzgünüm. Giden arkadaşlar, hep birlikte omuzumuza çalıştığımız insanlar. Arkadaşların gitmesini ben anlayamıyorum açıkçası. Yani ben kendi mantığımda bunu adlandıramıyorum. Buna üzülüyorum.</p>

<p>Mesela çok yakın olduğumuz arkadaşlar var gidenlerden. Onlara üzülüyoruz. Biz birlikte omuz omuza Eskişehir'de ben hani geçen dönemden beri birlikte siyaset yaptığım Utku vekilimle hep omuz omuza siyaset yaptık. Bu dönem aramıza İbrahim Bey katıldı. Dolayısıyla biz aslında yani güzel bir ekiptik belediyelerimizle, milletvekillerimizle. Tek Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili kaldım Eskişehir'de. Tabii bu süreç hani bana daha fazla sorumluluk yüklüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“BEN MACERAYA ATILDIKLARINI DÜŞÜNÜYORUM”</strong></h3>

<p><strong>Gidenler daha sonra geri dönmek isterse sizin tavrınız nasıl olur?</strong></p>

<p>Dönebilirler. Zaten biz gitmeyin dedik. Ben her televizyon programında kesinlikle gidilmemesi gerektiğini, mücadelenin Cumhuriyet Halk Partisi içinde sürdürülmesi gerektiğini ısrarla söyledim. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu da aynı şeyi söyledi. Dedi ki gitmesinler, kalsınlar. Burada kurultaya gidiyoruz, kongreler yapılacak. Bu ya çok önemli bir çağrıydı aslında ama bu çağrıyı hiç dinlemediler ve gitmeyi tercih ettiler. Hep yeni bir yapı içinde bir ben maceraya atıldıklarını düşünüyorum açıkçası. Tabii kendi tercihleri.</p>

<p><strong>Büyük kurultayda partinin A takımına girmek gibi bir beklentiniz var mı?</strong></p>

<p>Hayır. Bakın ben her zaman şunu açık söyledim. Ben isteseydim çok daha önce de parti meclisine girebilirdim. Hiçbir zaman ben Ankara'da siyaset yapmayı düşünmedim. Hep Eskişehir'de siyaset yapmayı tercih ettim. Eskişehirlerin sorunlarını dile getirmekti. Ben onun için hani hiçbir şekilde yani bir yere aday değilim. Üçüncü döneme gitmeyi düşünmüyorum.</p>

<h3><strong>“ESKİŞEHİR İL BAŞKANLIĞI İÇİN ÇOK GÖRÜŞ ALINDI”</strong></h3>

<p><strong>CHP Eskişehir İl Başkanlığı’na Volkan Enver Kılıç atandı. Bu atamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin sürece bir dahliniz oldu mu ya da önerileriniz oldu mu?</strong></p>

<p>Sadece benim fikrim değil pek çok kişinin fikri alınarak bir ortak kararla, ortak akılla Sayın Volkan Enver Kılıç atandı. Tabii ki bana da soruldu. Partili olması, birazcık bu kongre sürecini yürütebilecek bir arkadaş olması ön plandaydı genel merkez için. Çünkü kısa sürede kongreye gidilecek. Bu ön plana çıktı özellikle. Kendisini destekleyenler çoktu bu süreçte. Çok kişiyle görüşüldü. Ama direkt olarak ben çıkarttım o adayı ya da benim adayımdı, ben söyledim oldu şeklinde iddia etmem doğru bir iddia olmaz. Çok kişiyle buradan görüşüldü. Genel merkez burada gerekli araştırmalarını yaptı. Sonuçta böyle bir karar verildi.</p>

<h3><strong>“YİNE ALANLARDA VE VATANDAŞLARIN İÇİNDE OLACAĞIM”</strong></h3>

<p><strong>Eskişehir'e tek CHP vekili kaldınız. Bu sizin motivasyonunuz nasıl etkileyecek? Bundan sonraki süreçte nasıl bir siyaset izleyeceksiniz Eskişehir’de?</strong></p>

<p>Eskişehir siyasetinde olduğum ilk günden beri benim motivasyonum hiç eksilmedi. Ama şunun farkındayım: Bu süreçte biraz sorumluluğum arttı sadece. Tek vekil olarak CHP'nin temsiliyle daha fazla sorumluluk almam gerekiyor. Ama o sorumluluğu almaktan hayatımın hiçbir döneminde kaçınmadım. 19 yıllık bir geçmişim var yerel siyasette. O zaman da hiçbir sorumluluğu almaktan kaçınmadım. Ama ben zaten Eskişehir'de çok alanda olduğum için sürekli ekstra bir şey yapmama gerek olmayacak. Yine alanlarda olacağım, yine vatandaşımızın yanında olacağım. Eskişehir'in sorunlarını gündeme getirmeye çalışacağım. Dolayısıyla aynı motivasyonla devam edeceğiz.</p>

<h3><strong>“GENEL MERKEZİN ÖZEL BİR ÇABASI OLMADI”</strong></h3>

<p><strong>Eskişehir'de belediye başkanlarının CHP’den ayrılmaması için Genel Merkez'in bir çalışması oldu mu? </strong></p>

<p>Hem milletvekili sürecinde hem de belediye başkanları sürecinde Genel Merkez'in asla böyle bir çabası olmadı. Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hiçbir milletvekiliyle, kendi görüşmek isteyenlerin dışında görüşmedi. Öyle bir çağrı yapmadı. Hatta açık bir şey söylemem gerekirse biz kendisine mutlaka görüşmesi gerektiğini söyledik her bir milletvekiliyle ama sanıyorum herkesin özgür iradesiyle karar vermesini tercih etti. Anladığım kadarıyla şu anda da belediye başkanlarıyla ilgili Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aynı tutumunu sürdürüyor. Ben Eskişehir'deki tüm belediye başkanlarımızın sağduyulu hareket edeceğini düşünüyorum. Çünkü başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce olmak üzere çok sağduyulu olarak görüyorum ben. Sakin ve sürece bıraktığını düşünüyorum.</p>

<h3><strong>“KAZIM KURT BELEDİYE BAŞKANLARI ÜZERİNDE BASKI UYGULUYOR”</strong></h3>

<p>Ben Kazım Bey'in böyle apar topar hiç kimseye söylemeden ön almasını da doğru bulmuyorum. Yani bir ekip ruhuyla hareket edilmeliydi burada. Ben gideyim arkamdan diğer belediye başkanları gelsin görüşünü çok da onaylamıyorum açıkçası. Ama tabii kendi tercihidir ona da saygı duyuyorum. Ama belediye başkanlarının üzerinde baskı uygulanmasını doğru bulmuyorum.</p>

<h3><strong>“ÖRGÜTLERİ İSTİFA ETTİREREK BELEDİYE BAŞKANLARINI ZOR DURUMDA BIRAKMAYA ÇALIŞIYOR”</strong></h3>

<p>Ama zaten o baskıyı yapanlar var Eskişehir'de. Seçilmiş olduğunu söyleyen bir il başkanı görevden alındı biliyorsunuz Eskişehir'de. Ve hiçbir yetkisi olmadan bizim kırsal ilçe başkanlarımızı topladı geçen hafta. Ve onlara çarşamba günü istifa etmeleri yönünde baskı kurdu. Şunu umut ediyor oradan da ilçeleri istifa ettirecek. Böylece tekrar örgüt kurma zahmetine katlanmayacak ilçelerde. Hazır Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerini taşıyacak. Hatta mallarını da taşıyacak.Bulundukları yerleri de taşımayı önerecek kadar da haddini aşarak bence bu süreci yönetmeye çalışıyor. Bir baskı kurmaya çalışıyor. İşte ben bu kadar belediye başkanı da getireceğim. Örgütleri istifa ettirerek belediye başkanlarını zor durumda bırakmaya çalışıyor. Şimdi hani evet bu partiden bölünme gibi ayrılma gibi düşünülebilirse de biz aynı ideolojik çizgide olup olmadığını bilmiyoruz. İnsanlar Cumhuriyet Halk Partili diye belediye başkanlarına ya da milletvekillerine oy verdiler. Ben bakıyorum yeni parti programına biraz ideolojik ayrılıklarımız var Cumhuriyet Halk Partisi ile.</p>

<p><strong>CHP’nin ikiye bölünmesi daha çok Cumhur İttifakı’na yarar, CHP de YENİ Parti de kaybeder, deniyor. Siz bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu süreç matematiksel olarak Eskişehir’i nasıl etkiler?</strong></p>

<p>Bu konuları konuşmak için ben biraz erken olduğunu düşünüyorum. Şöyle yani şu anda bir karmaşa var, yani bir kaos ortamı var. İşte yok gideceğim diyenler, kalacağım diyenler. Hani tabii yerel seçim dinamikleri çok farklı. Hani ne olur o güne kadar bilemiyoruz. Hani YENİ Parti bu süreci nasıl yürütür onu bilemiyoruz. Çünkü bugüne kadar hep Cumhuriyet Halk Partisi'ni ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini suçlayarak kendilerini ifade ettiler. İşte kalmaya çalışanlar için bir linç kültürü, öfke kültürü uygulamaya çalıştılar. Ama bunu nereye kadar götürebilecekler? Şimdi parti kuruldu, organları yavaş yavaş oluşuyor anladığım kadarıyla. İşte kongrelerini yapacaklar. 6 ay içinde örgütlenmelerini tamamlamaları gerekiyor siyasi partiler yasasına göre. Kurultaylarını yapmaları gerekiyor. Tüm bu süreçleri bizden götürerek değil kendilerinin ayrıca kurması gerekiyor işin kolayına kaçmadan. Ama hani bundan sonra vatandaşa ne söyleyecekler? Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak durduğumuz yerdeyiz. Bunları vatandaşımıza anlatacağız. Kendimizi ifade edeceğiz. Sayın Genel Başkan da şunu söylüyor sürekli. Muhalefete muhalefet etmeyeceğiz.</p>

<p><strong>Ahmet Ataç ve Ayşe Ünlüce ile geçmişe dayanan bir hukukunuz var. İlerde YENİ Parti’ye geçerlerse ilişkiniz etkilenir mi?</strong></p>

<p>Ahmet Başkan ve Yılmaz Hoca ile beraber siyasete başladım ben. Hem Tepebaşı hem Büyükşehir belediye meclis üyesi olarak seçildim. Ayşe Ünlüce yeni Büyükşehir Başkanımız. Ayşe Başkanla geçmişe dayalı sivil toplum yaşamında birlikte oluşumuz var. Sivil toplumda birlikte dayanışma sergiledik. Ayşe başkanımla da hukukum çok eski benim. Tabi beni en çok üzen onların gidişi olur. Umarım öyle bir karar vermezler. Verirlerse ona da saygı duyarım. CHP’nin oylarıyla seçildiler. Herkes Eskişehir’i CHP’nin kalesi gibi görüyor ama o kadar da kolay değil seçim almak. Gitmelerini arzu etmem ama giderlerse de bizim hiçbir ne dostluğumuz ne saygı sevgi çerçevemiz bozulmaz. Ayrıca çok da farklı bir siyasi çizgide olacağımızı düşünmüyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meltem Karakaş</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/chp-eskisehir-milletvekili-sulluden-yeni-parti-yorumu-maceraya-atildiklarini-dusunuyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/08/jale-nur-sgkkg-meltem-karakas.jpg" type="image/jpeg" length="97203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Butik şehir hedefi Eskişehir sanayisinin el freni oldu"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/butik-sehir-hedefi-eskisehir-sanayisinin-el-freni-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/butik-sehir-hedefi-eskisehir-sanayisinin-el-freni-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yerel yönetimlerin butik şehir hedefinin Eskişehir sanayisinin ve ticaretinin el freni olduğunu söyleyen ASKON Eskişehir Şube Başkanı Ali Semih Ünlü, yerel yönetimlerin iş dünyasına kulak vermesi ve şehri planlarken iş dünyasının da sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Eskişehir Şube Başkanı ve Tepebaşı Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Ali Semih Ünlü, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Eskişehirli iş insanlarının talepleri ve beklentileri hakkında konuşan Ünlü, yerel yönetimlerin Eskişehir sanayisinin ve ekonomisinin büyümesi noktasında çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi. Ünlü, yeni sanayi alanları için imar düzenlemesi yapılması noktasında çağrıda bulundu. Tepebaşı Belediyesi’nde yürütülen soruşturmaya da dikkat çeken Ünlü, aşevi meselesinde ortaya çıkan gerçeklerin hayırseverlerin güvenini kırdığını belirtti.</p>

<h3><strong>“ENFLASYONUN DİZGİNLENM</strong><strong>EYE ÇALIŞILDIĞI BİR DÖNEM”</strong></h3>

<p><strong>2026 yılının ilk 6 ayını geride bıraktık. Eskişehirli iş insanları için yılın ilk 6 ayı nasıl geçti?</strong></p>

<p>Şimdi ekonominin gidişatında tabii ki bu sene özellikle enflasyonun dizginlenmeye çalışıldığı bir dönem, onu yaşıyoruz. Enflasyonun yüksek olmasından ve faizin yüksek olmasından bir iş dünyasının temsilcisi olarak biz de çok memnun değiliz. Ama bunun sebeplerini de irdelemek lazım. Bu seneki hedeflerin tutmamasında biliyorsunuz ki bölgemizde yaşanan savaşın çok büyük bir etkisi var. Zaten bu enflasyonist dönemin başlangıcı biliyorsunuz ki pandemi dönemiyle başladı. Pandemi dönemi, pandemi döneminde işte tedarik zincirlerinin bozulması. Sonraki dönem tam pandemi bitiyor düze çıktığımız dönemde ülkemizde yaşadığımız 11 ili etkileyen, birçok ülkeden daha büyük bir alanı etkileyen deprem süreci. Biz de oradaydık deprem sürecinde, gördük.</p>

<h3><strong>“DEPREM VE SAVAŞLAR ENFLASYONU ETKİLEDİ”</strong></h3>

<p>Orada yapılan işleri de gördük. Hala devam eden konutlar, deprem konutları, oradaki yatırımlar var. Dolayısıyla bunların işte o zaman seçim döneminde Cumhurbaşkanımızın çıkartmak zorunda kaldığı, yani siyaseten artık halkın taleplerinin neticesinde çıkartmak zorunda kaldığı bir EYT. Belki istemeye istemeye çıkartmak zorunda kaldığı bir EYT süreci. Sonraki süreçlerde bölgemizde yaşanan savaşlar, işte Rusya-Ukrayna savaşı, Filistin'de yaşanan dram, Suriye'deki durum, şu anda İran, İsrail, Amerika'nın içinde bulunduğu hem enerji piyasalarını etkileyen durum. Bunlar tabii bizim ekonomimizi direkt etkiledi. Biz ama bunlardan güçlü yönetimimiz sayesinde daha az etkilenerek çıktık ama tabii enflasyonu dizginlemek noktasında biraz hedeflerin şaşmasına neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“ÇÖZÜLECEĞİNE İNANIYORUZ”</strong></h3>

<p>Dolayısıyla 2026'daki gidişattan ekonomi olarak çok şikayetçi olmamakla beraber memnun değiliz bu durumdan. İş dünyası da memnun değil, belki halkımız da memnun değil ama bunların nedenleriyle birlikte incelemek lazım. İnşallah düze çıkacağız, bunlar da geçecek. Durumlar da çözülecek. Burada tabii ki Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, güçlü duruşu çok önemli. Zamanında nasıl enflasyon süreci çözüldüyse bunun da çözüleceğine inanıyoruz.</p>

<h3><strong>“TALEP VE AHLAK ENFLASYONU, ENFLASYONU TETİKLEDİ” </strong></h3>

<p>Bu enflasyonun bu kadar yüksek olmasında ciddi talep patlamaları, talep enflasyonu, belki ahlak enflasyonu, bunun nedenleri de var. Yani iş dünyasına da sorumluluk düşüyor, vatandaşa da sorumluluk düşüyor. Biz bir yıl sonra lazım olacak olan ürünü aslında marketlerde bulmamıza rağmen stoklamaya alışmışız. Bu sefer de enflasyona biz körükle gitmiş olduk. Vardı dünyada bir enflasyon ama bizim vatandaşımızın veya iş dünyasının tavrı bunu aslında körüklemiş oldu. Şimdi bunun soğumasında da yine iş dünyasına ve vatandaşına göre düşüyor.</p>

<p><strong>Eskişehir'in ekonomik büyümesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yerinde mi sayıyor yoksa bir büyüme var mı Eskişehir'de?</strong></p>

<p>Eskişehir'in istihdamının yüzde 40'ına yakını şu anda sanayide istihdam ediliyor, organize sanayide istihdam ediliyor. Eskişehir'in büyümesinde organize sanayinin çok büyük bir önemi var. Sonuçta son 25 yıldır Eskişehir sanayisinde, belki görmüşsünüzdür eski uydu haritalarında küçük bir organize sanayinden, şu anda Türkiye'nin en büyük organize sanayinden birisini konuşuyoruz. Teknoloji Endeksi’nde Türkiye üçüncüsü olan bir organize sanayiyi, teknoloji üretim yapan bir organize sanayi konuşuyoruz. Eskişehir aslında büyüyor. Yani bu son yıllarda da büyümeye devam ediyor. 2025 rakamları da bunu gösteriyor ama şu var tabii ki, bunun yerel yönetimlerle de desteklenmesi gerekiyor. Biz aynı zamanda mikro milliyetçiliği, şehir milliyetçiliğini de savunuyoruz tabii bir Eskişehirli olarak. Dolayısıyla istiyoruz ki Eskişehir'imiz ekonomisi büyüsün. Eskişehir'in halkı daha fazla kazansın. Eskişehir daha da zenginleşsin. Bu noktada bizim çalışmalarımızı gayretlerimize devam ediyor.</p>

<p><strong>Aynı zamanda Tepebaşı Belediyesi meclis üyesisiniz. Yerel yönetimlerin Eskişehir'in ekonomik büyümesine katkısı nasıl? Ya da nasıl bir katkısı olmalı? </strong></p>

<p>Yakın zamanda emekli olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Eskişehir butik şehir olsun tarzında bir bakış açısı vardı. Aslında Eskişehir sanayisinin ticaretin önünde bir el freni gibiydi bu durum. Çünkü Eskişehir'in büyümesini istemiyordu. Eskişehir'in organize sanayisinin daha fazla büyümesini, dışarıdan yatırım gelmesini istemeyen bir yerel yönetim anlayışı vardı. Biz aslında buna rağmen Eskişehir'de başarılı olduk, büyüdük. Eskişehir'in ekonomisi buna rağmen büyüdü.</p>

<h3><strong>“YEREL YÖNETİMLER GÖLGE ETMESİN YETER”</strong></h3>

<p>Biz yerel yönetimlerden destek değil, engel olmasalar, gölge etmeseler yeter diyorduk. Ben şu anda son iki yıl içerisinde yerel yönetimlerde anlayışın çok değiştiğini görmedim. Tepebaşı’nda da görmedim, meclis üyesi bulunduğum Tepebaşı’nda da Büyükşehir'de de görmedim, Odunpazarı'nda da görmedim.</p>

<h3><strong>“YEREL YÖNETİMLER İŞ DÜNYASINI MUHATAP ALMALI”</strong></h3>

<p>Aslında iş dünyası olarak böyle bir talebimiz var. Şimdi yollar yapılırken, imar planları yapılırken, tramvay planları yapılırken iş dünyası veya ticaret düşünülmüyor maalesef. Bu şehrin ekonomisini nasıl büyüteceğiz? İş dünyası büyüyecek, daha fazla istihdam sağlayacak, daha fazla vergi verecek, daha fazla bu şehirde ekonomi oluşacak, işte turizmden de daha fazla pay alacağız. Eskişehir'in içinden geçen transit trafikten de daha fazla, yani onların da ekonomisinden pay alacağız. Biz sanayi üretiminden de pay alacağız. Dolayısıyla aslında şehir planlanırken veya yerel yönetimler hizmet anlayışı yaparken ben iş dünyasına yönelik bir projeler olduğunu, bir vaatler olduğunu hiç görmedim. Veya düşünüldüğünü de görmedim, yani icraat yaparken de düşündüğünü görmedim. Bu anlamda biraz bir iş dünyasının temsilcisi olarak ben aslında şikayetçiyim. Bizde yani Eskişehir'in artık iş dünyasına da kulak vermesi gerektiğini, yerel yönetimlerinin de artık bize kulak vermesi gerektiğini, bizim taleplerimizi yerine getirmesi gerektiğini, buna göre planlamalar yapması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda da eleştirilerimiz devam edecek.</p>

<h3><img alt="Askon Şube Başkanı Ali̇ Semi̇h Ünlü Meltem Karakaş" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/07/askon-sube-baskani-ali-semih-unlu-meltem-karakas.jpg" width="1280" /></h3>

<h3><strong>“ESKİŞEHİR KALKINMA PLATFORMU’NDA İŞ DÜNYASININ STK’LARI DA OLMALI”</strong></h3>

<p><strong>Eskişehir Kalkınma Platformu kuruldu. Siz Platformu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Eskişehir’in sorunlarının çözümüne katkısı olacak mı?</strong></p>

<p>Yani birliktelikten hiçbir zarar olmaz. O istişareden, istişare kültüründen hiçbir zarar olmaz. Ben o Platformu destekliyorum. Platformu da doğru ve mantıklı buluyorum. Ama orada iş dünyasının temsilcilerinin de yani STK'ların da olması gerektiğini düşünüyorum. Tabii süreç içerisinde biz bunu görüştüğümüz yetkililer de onların zaten bizleri de sürece dahil edeceklerini sözlerini aldık, onları görüştük. İnşallah birliktelikten, istişareden, burada siyaseti bir kenara bırakarak istişare eden bir masanın etrafında oturmaktan hiçbir şekilde zarar çıkmaz. Ben doğru buluyorum bunu.</p>

<h3><strong>“GÜRHAN ALBAYRAK’IN ÇÖZÜME YÖNELİK BİR TAVRI VAR”</strong></h3>

<p>Bu yapılan çok doğru bir proje. Eskişehir'e de hatta birçok noktanın çözümünde işte gemilik bağlantısı gibi işte burada yapılacak URAYSİM gibi diğer projelerin çözümünde de o platformun ve oradaki istişarelerin çok büyük önemi olduğunu düşünüyorum. Aslında burada İl Başkanı Gürhan Bey'in de bir tavrı var. Eskişehir'in sorunlarını çözme noktasında kimden gelirse gelsin, Büyükşehir'den de başka yerden de gelirse gelsin Eskişehir'in büyümesi, Eskişehir'in kalkınması noktasında her türlü konunun anlatılması, çözülmesi noktasında bir tavrı var. İşte yakın zamanda Türk Hava Yolları'na gidildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız da gitti. Bu böyle olmalı zaten. İstişare kültürünü geliştirmemiz lazım, derinleştirmemiz lazım. Siyaseti bir kenara bırakıp şehir milliyetçiliğini yapabilmemiz lazım.</p>

<h3><strong>“SANAYİ TESİSLERİ İÇİN YENİ İMAR ALANLARI OLUŞTURULMALI”</strong></h3>

<p><strong>Eskişehir'in özellikle sizler açısından acil olarak çözülmesi gereken problemleri neler?</strong></p>

<p>Organize sanayi tek yerde büyüyor. Bence bu konunun çözülmesi lazım. Yeni imar alanlarının çözülmesi lazım. Konut fiyatlarımız çok yüksek. Dolayısıyla daire fiyatları, konut fiyatları çok yüksek Eskişehir'de. Yeni sanayi imar alanlarının açılması konusu çok önemli. Eskişehir'in sadece Ankara yolunda değil, Bursa yolunda da sanayi tesislerinin olması lazım. Yani belki trafiğinde aslı nedenlerinden birisi. Tabii Eskişehir'in trafiği sonunda var. Bunda sadece çevre yolu değil, yani şimdi çevre yolu yapılmasını biz destekliyoruz. Çevre yolumuz olmalı. Ama çevre yolu Ankara, Bursa arasında veya işte İstanbul, Antalya arasında aslında transit trafiği çözecek. Şehir içinde de trafik sorunumuz var ve bu sadece şehir içi trafik sorunu her konuşulduğunda çevre yoluna bağlanıyor. Aslında şehir içindeki trafik sorunumuz çevre yolu ihtiyacını oluşturuyor. Biz çünkü şehir içi ulaşımda da sadece çevre yolu kullanır hale geldik. Yani şehir içi trafiğinin çözülmesi lazım. Yeni imar alanlarının oluşturulması lazım. Sanayi tesisleri için yeni imar alanlarının oluşturulması lazım. Eskişehir'de mesela depolama alanlarıyla ilgili bir eksik var. Depolama alanlarının çözülmesi lazım. Fabrika yapmak isteyenlerin sadece işte mevcut organize sanayinin dışında da alternatiflerin olabilmesi lazım. Bununla ilgili imarların açılması lazım. Yani yine yerel yönetimlere geliyoruz. Yine aslında dönüp dolaşıyoruz. Çözmesi gereken yerel yönetimlerin üzerinde çok büyük görevi ve sorumluluklar var.</p>

<h3><strong>“PAHALI BİR ŞEHİR OLMAYA BAŞLADIK”</strong></h3>

<p><strong>Siz aynı zamanda inşaat sektöründesiniz. Eskişehir’de hem konut fiyatlarının yüksek olduğu söyleniyor hem de satışların haziran ayında arttığı ifade ediliyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?</strong></p>

<p>Eskişehir'de konut satışlarının artmasının nedeni Eskişehir'e gelen nitelikli göçle ilgili. Ama daha fazlası olabilecek aslında. Ve biz şu anda organize sanayide de iş dünyasındaki arkadaşlarımızın hepsinde ortak söylediği şey şu: Biz nitelikli istihdam bulma noktasında zorlanıyoruz. Eskişehir aslında bu işin memba olmasına rağmen zorlanıyoruz. Çünkü organizemiz çok hızlı büyüyor. Dışarıdan göç alabilmemiz lazım. Nitelikli istihdam göçü alabilmemiz lazım. Ama onlar da şuna bakıyorlar. Eskiden Eskişehir'de yaşamak bir Anadolu kenti olarak uygundu. Şimdi Eskişehir'deki fiyatlar İstanbul’la, büyük şehirlerle yarışır hale geldi arsa paylarından dolayı. Eskişehir'de bunlar olmamalı. Bunun da nedeni arsa üretilmemesi Eskişehir'de. Yeni imar alanlarının açılmaması. Maalesef pahalı bir şehir olmaya başladık. Bizim böyle olmamamız gerekiyor. Eskişehir'in herkesi kucağına açabileceği, gerçekten nitelikli insanların daha rahat yaşayabileceği bir şehir olmalı. Ama maalesef burada konut fiyatları bunun önüne geçmeye başladı. Zorlanıyoruz yani. Sadece tek alanımız inşaat değil ama bir müteahhit olarak da o vasfımla da Eskişehir'de bu durumda memnun değilim.</p>

<h3><strong>“AŞEVİ MESELESİ İNSANLARIN GÜVENİNİ KIRDI”</strong></h3>

<p><strong>Tepebaşı Belediyesi’nde devam eden bir soruşturma var. Siz de meclis üyesisiniz aynı zamanda. Son gelişmeler nedir? Tepebaşı’nda yaşananlar hakkında neler söylersiniz?</strong></p>

<p>Yakın zamanda Tepebaşı’nda bir gündemimiz oldu biliyorsunuz. Hatta bir aşevi meselesi. İnsanların güvenini kıracak, hayır sevenlerin güvenini kıracak. Fakirin sofrasına girecek ekmeğin çalındığı bir durum oldu, ortaya çıktı bunlar. İşte bir buçuk yıldır süren bir soruşturma olduğunu, Ahmet Başkan'ın haberi olduğunu öğrendik. Bu konuyla ilgili iki önceki mecliste Ahmet Başkan'ımıza bazı sorular yönettik. Boş bir kaseyle çıktık. Vatandaşın kasesi artık boş kaldı. Bu bizi çok üzdü. Eskişehir halkını da çok üzdü. Yani bunu biz Ahmet Başkan'ımızın olduğu bir belediyeye yakıştıramadık. Kendisine de sorular yönettik. Dedik ki, bu süreçten haberiniz vardı. İdari soruşturma başlattınız mı? Bu süreçten bilginiz ne düzeydeydi? Hatta bir açıklama yaptı. Bazı arkadaşların neden gözaltına alındığına şaşırdım, dedi.</p>

<h3><strong>“İDARİ SORUŞTURMALARI NEDEN BAŞLATMADINIZ?”</strong></h3>

<p>Biz bunu şöyle anladık. Bazılarına şaşırmamış Ahmet Başkan'ımız. Kimlere şaşırmadınız Sayın Başkanım? İdari soruşturmaları neden başlatmadınız? Bu sürecin sonrasında ne yapmayı düşünüyorsunuz? Bir araştırma komisyonu kurulmasını öneriyoruz, dedik. Ama maalesef çok kötü bir üslupla karşılaştık. Ahmet Başkan'ımız son üç toplantıya da gelmiyor. Gün içinde başka programlara katılıyor, başka etkinliklere katılıyor. Ama meclise, halkın iradesini tecelli edeceği meclise soracağımız sorulardan kaçıyor, karşımıza gelmiyor. Bu süreçten hiçbirimiz memnun değiliz.</p>

<h3><strong>“TEPEBAŞI’NDAN VİZYONER İŞ DEĞİL ASLİ GÖREVLERİNİ BEKLİYORUZ”</strong></h3>

<p>Aslında şöyle oldu, belediyelerde hizmet çıtası o kadar düştü ki biz asli görevlerini yaptığı zaman şu anda çok memnun oluyoruz. Artık belediyeden vizyoner işler değil, yatırım projeleri değil de asli görevini yapsın, asfaltını yapsın, çukuru kapatsın ondan sonra kaldırımları yapsın, çöpleri toplasın biz artık belediyeleri bundan takdir edecek duruma geldik. O kadar düştü çıta. İnşallah adalet tecelli edilecektir. Kimse suçlu, bu konuda garibanın hakkını yiyen, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen kimse cezasını çeksin. Ama bunların hesapları sorulmalı. Varsa başka bu konuyla ilgili hesap vermesi gerekenleri onlar da hesap vermeli. Biz başkanımızın da bu süreci doğru yönetmediğini düşünüyoruz. Görev ve sorumluluklarının gereğini yapsın. Hesabını versin. Eğer bunun neticesi istifa etmesi gerekiyorsa en azından gençlerin işte bu işleri yapacak kişilerin önlerini açsın diye düşünüyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meltem Karakaş Kaya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Röportaj, Siyaset</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/butik-sehir-hedefi-eskisehir-sanayisinin-el-freni-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/07/askon-sube-baskani-ali-semih-unlu.webp" type="image/jpeg" length="93662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Meclis üyelerini ikna edemeyen belediye başkanı politikayı bıraksın"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/meclis-uyelerini-ikna-edemeyen-belediye-baskani-politikayi-biraksin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/meclis-uyelerini-ikna-edemeyen-belediye-baskani-politikayi-biraksin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir parti kurulması durumunda belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin birlikte geçiş yapması gerektiğini söyleyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Meclisteki arkadaşlarını ikna edemeyen belediye başkanı da zaten politikayı bıraksın” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in 7 Temmuz Salı günü Eskişehir’e yaptığı ziyaret hakkında konuşan Başkan Kurt, halkın örgütleri aştığını ve Özgür Özel’in artık gerçek bir lider olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“ÖZGÜR ÖZEL ARTIK BİR LİDERDİR”</strong></h3>

<p><strong>Özgür Özel’in Eskişehir ziyaretini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Özgür Özel beyin Eskişehir ziyareti bence oldukça canlı, oldukça hareketli ve coşkuluydu. Bunun nedeni ne olabilir diye düşündüğüm zaman, halkın örgütleri aştığını görüyorum. Halkın doğrudan genel başkana ulaşabildiğini ve artık Özgür Özel’in de lider olduğunu düşünüyorum. Türk solunun büyük çoğunluktan oy alabilecek bir genel başkana ihtiyacı var. O da Özgür Özel oldu diye yorumluyorum.</p>

<h3><strong>“ÖZGÜR ÖZEL’İN GELMESİNDE BENİM DE ETKİM VAR”</strong></h3>

<p><strong>Özgür Özel’in Eskişehir ziyaretinin tek sebebi Talat Yalaz’ın görevden alınması değil, sizin de Eskişehir’e gelmesinde etkiniz olduğu söyleniyor. Bu doğru mu?</strong></p>

<p>Evet, doğru. Zaten biz uzun süredir bu Alzheimer Merkezi’nin açılışı ile ilgili gelecekti. İkisi birden bir araya geldi. Bahaneyle hem bizim Alzheimer Merkezi’nin açılışını yaptık hem de genel siyaset yaparak Talat Beyle ilgili de mesajlarını vermiş oldu. Bir sıkıntı yok.</p>

<p><strong>Açılışa Özgür Özel’i çağırmanız bir mesaj veriyorsunuz şeklinde yorumlandı. Kazım Kurt’un açılışı aynı zamanda mesaj da içeriyor muydu?</strong></p>

<p>Benim tavrım net. Biz başından beri Sayın Genel Başkan Özgür Özel’in başarılı olacağına inandık. Onun Türkiye’de aranan lider olma özelliğini hissediyorduk. Öyle de oldu diye düşünüyorum. Bazı konularda siyasetçiler tavırlı olmalı, net olmalı. Burada bizim yaptığımız da odur.</p>

<h3><strong>“AK PARTİ, CHP’Yİ İKİYE BÖLDÜ”</strong></h3>

<p><strong>Grup toplantısına ve Hamamyolu’ndaki halk yürüyüşüne gelmeyen bazı isimler vardı. Sizce neden gelmediler?</strong></p>

<p>Çok özel bir değerlendirme yapmadım, yorum yapmadım. İşi olabilir ya da protesto ediyor olabilir. Veya Özgür Beyi benimsemiyor olabilir. Bunlar her toplumda olacak işlerdir. 23 bin üyesi olan bir partide de bazılarının gelmemesi doğal. Çünkü partiyi AK Parti ya da iktidar bölmek istiyor. O amacına da ulaştı diye düşünüyorum.</p>

<p><strong>Bu ziyaretle Özgür Özel’in kafasında net bir Eskişehir fotoğrafı oluştu diyebilir miyiz? Özgür Bey kimlerin kendisini desteklediğini ya da desteklemediğini gördü diye düşünebilir miyiz?</strong></p>

<p>Hayır, özel olarak öyle bir niyeti olduğunu düşünmüyorum. Ama öyle bir sonuç da çıkabilir. İnsanlar yorumladı. Gelmek istemeyen arkadaşlar, tavır koyan arkadaşlar gelmedi. Ama halk buradaydı. Önemli olan bence o.</p>

<p><strong>Özgür Özel, 110 milletvekiliyle sürekli istişare halinde olduklarını söyledi. Belediye başkanlarıyla da benzer bir durum söz konusu mu?</strong></p>

<p>Toplu bir değerlendirme yapılmadı ama tek tek bütün belediye başkanlarının Özgür Özel ile görüştüğünü tahmin ediyorum. O da bütün belediye başkanlarıyla iyi ilişkilerini sürdürüyor. Ama 400 belediye bir araya gelsin bir toplantı yapalım bir değerlendirme yapalım diye bir şey olmadı.</p>

<h3><strong>“YENİ BİR PARTİ KURULACAKSA BELEDİYE BAŞKANLARI DA GEÇMELİ”</strong></h3>

<p><strong>Yeni parti kurulursa sadece milletvekilleri ve parti meclisi üyeleri geçmeli, belediye başkanları meclislerdeki çoğunluğu kaybetmemek adına geçmemeli diye konuşuluyor. Bunlara katılıyor musunuz?</strong></p>

<p>Ben doğru olduğunu düşünmüyorum böyle bir yöntemin. Yeni bir parti kurulacaksa toptan kimler geçecekse herkes anında geçmeli. Ona göre bir strateji geliştirip devam edilmeli. Bir kısmı CHP’de kalacak, bir kısmı yeni partiye geçecek, bir kısmı başka bir partiyle iş birliği içine girecek gibi bir değerlendirmenin çok doğru olacağını düşünmüyorum.</p>

<h3><strong>“MECLİS ÜYELERİNİ İKNA EDEMEYEN BELEDİYE BAŞKANI POLİTİKAYI BIRAKSIN”</strong></h3>

<p><strong>Meclislerde sorun olur mu? Mesela Odunpazarı’nda bir çoğunluk sorunu yaşanır mı?</strong></p>

<p>Bizde yaşanmaz. Ama yaşanacaksa yaşanacaktır mecliste. Şimdi samimi olmaz. Ben gönlüm başka yerde gövdem başka yerde. Bu doğru bir iş olmaz. Azınlıksa azınlık, çoğunluksa çoğunluk. Meclisteki arkadaşlarını ikna edemeyen belediye başkanı da zaten politikayı bıraksın.</p>

<p><strong>Eskişehir’e bugün yarın yeni bir il başkanı atanacak. Atama yapıldıktan sonra Eskişehir’de nasıl bir görüntü olacak sizce?</strong></p>

<p>Çok hoş bir görüntü olmaz. Atanan il başkanı açısından da doğru bir iş olmaz. Onun için atanmayı kabul etmemek lazım. Burada eğer baskı unsuru olacaksa parti tabanı, Kemal Beyi ikna etmeliler kurultay konusunda. Aksi taktirde bu parti fiilen ikiye bölünmüştür. Bunu sürdürmenin bize yararı yoktur. Ama Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yarar. Bundan kim sorumluysa, kim bu işi yapıyor körüklüyorsa ona hesabı sorulmalıdır.</p>

<h3><img alt="Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt-3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/07/odunpazari-belediye-baskani-kazim-kurt-3.jpeg" width="1280" /></h3>

<h3><strong>“ATAMA YÖNETİM CHP’Yİ BÜYÜTMEYE HEDEFİYLE GELMEDİ”</strong></h3>

<p><strong>Kemal Kılıçdaroğlu MYK’sı düzenli olarak il başkanlarını görevden alıyor. Atanan il başkanlarının da ilçe başkanlarını görevden alacağı tahmin ediliyor. Kılıçdaroğlu, eylülde başlayacak kurultay sürecinde delegeye hakim olmak istiyor. Böyle bir süreçte Özgür Özel’i destekleyenler nasıl başarılı olacak?</strong></p>

<p>Eğer parti tüzüğüne uygun hareket edilecekse Özgür Özel ve ekibi her koşuda kurultayı kazanır. Ama gördüğümüz kadarıyla disipline sevkler, ihraçlar, görevden almalar devam ediyor, edecek. O zaman orada bir samimiyet aranmaz. Parti hukuku açısından bir objektiflik aranmaz. Ben iyi niyetli olduklarını zannetmiyorum. Atama yönetim, kayyım yönetimi CHP’yi büyütelim, CHP’yi iktidar yapalım gibi bir hedefle gelmedi. Özgür Özel ve ekibini uzaklaştıralım diye geldi. Onu da becerdiler. Bundan sonra yapacak işleri yok bence.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Jale Nur Süllü, “Gitmesinler, kendilerine güveniyorlarsa kurultayda mücadele etsinler” dedi. Bu cümle için yorumunuz ne olur?</strong></p>

<p>Biz kendimize güvendik ve kurultayları kazandık. Ne oldu? Sorun şudur: 500 km yürüdük bu yargı kötü diye, adalet yok diye. Şimdi o yargının verdiği kararla genel merkezde başkanlık ve yöneticilik yapmayı içine sindirenlerle buna itiraz edenler arasında bir sürtüşme var. Yoksa başka bizim beklentimiz yok.</p>

<h3><strong>“GELECEK İNSANLARIN ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GELMEMESİ LAZIM”</strong></h3>

<p><strong>Eskişehir’e il başkanı atandığında Talat Yalaz nasıl bir yol izlemeli?</strong></p>

<p>Şu anda Talat Bey görevden alınmış, tedbiren disipline sevk edilmiş durumda. Elbette itiraz edecektir, elbette karşı duracaktır. Ama sonuçta devlerin hukuku, devletin güçleri kayyım yönetiminden yana. Her yerde olduğu gibi iki gün sonra bizi de partiden polis zoruyla tutup atarlar. Ama tepkileri de dile getirmek gerekir. Gelecek insanların öyle elini kolunu sallayarak gelmelerini de engellemek lazım. Ben bu noktada keşke parti böyle durumlara düşmeseydi diyorum.</p>

<p><strong>Yeni bir parti kurulursa merkeze sağa yakın olabilir, ANAP modeli olabilir gibi değerlendirmeler yapılıyor. Yeni parti kurulursa nasıl bir çizgide olmalı sizce? CHP ideolojisi ve politikalarıyla bire bir aynı mı olmalı?</strong></p>

<p>Bu yorumlar nereden çıkıyor, nasıl çıkıyor onu kestiriyorum. Önemli olan Özgür Özel’in ağzından çıkacaklardır. Kadro ona göre şekillenecektir. Özgür Özel’in sağcı bir politikacı olmasını, liberal politikaları öne çıkarması mümkün değildir. Ben Özgür Özel’in sosyal demokrat, Atatürkçü, bağımsızlıkçı, Kuvayi Milliyeci bir mantıkla hareket edeceğini düşünüyorum. Yapılacak program da o çerçevede olacaktır. Bu çerçeve doğru anlatılmalıdır. Bu çerçevede sermaye düşmanlığı yoktur, bu çerçevede halk dediğimiz kitlenin içinde, Eskişehir’den örnek verecek olacak Kanatlı da vardır, Kazım Kurt da vardır Meltem Karakaş da vardır. Halk bir bütündür. Dolayısıyla o bütünün menfaatlerini gözeten bir parti ortaya koymamız gerekir.</p>

<h3><strong>“ÇOK SOLCU OLMANIN FAYDASI OLUR MU BİLEMİYORUM”</strong></h3>

<p>ANAP benzeri bir parti diye suçlayıcı bir yaklaşımla bakmak başka, ANAP’ın o koşullarda getirdiği özgürlükçü ortamı anlatarak bakmak başka. Hangi gözle bakıldığını bakana göre değerlendirmek lazım. Şu anda Türkiye’nin bir tek derdi var, mevcut iktidardan kurutulmak. Bunun için bir Millet İttifakı, bir Türkiye İttifakı, tüm muhalefetin yan yana geldiği bir ittifak arıyoruz. Bu ittifak içinde çok solcu olmanın, çok sosyalist olmanın kime faydası olur onu bilemiyorum. Ama Türkiye’de sosyalist partiler var, komünist partiler var, çok devrimci partiler var. Olmuyor halkta karşılığı. Sandıkta çıkmıyor. Dolayısıyla bizim önce adalet, önce demokrasi, önce özgürlükler ortamını sağlayacak bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Ondan sonra o ayrışmalar, bölüşmeler olmalıdır.</p>

<h3><strong>“2026’DA NASIL SOLCULUK YAPACAKSAK ÖYLE SOLCULUK YAPACAĞIZ”</strong></h3>

<p>Türkiye’nin gerçekleri var, dünyanın gerçekleri var. Artık 1850’lerde yazılan kitaplarda yürüme şansımız yok. 2026’da nasıl solculuk yapacaksak öyle solculuk yapacağız. Hedefler bellidir. İnsanların refah seviyesini yükseltmek, geçim standardını yükseltme, halkın sorunlarını dile getirmek. Günde bize 10 tane üniversite mezunu iş aramaya geliyor. Bu çocuklar AKP sisteminin çizdiği doğrultuda okudu, okul bitirdi ama iş bulamadı. Şu anda mevcut iş yerlerinden işten çıkarılanlar var. İş bulamadı. Bunu sağlayamayan bir ortamda bizim bu ANAP’a mı benziyor, Doğru Yol’a mı benziyor, yoksa CHP’ye mi benziyor diye bir tartışma yapmamızın doğru olduğunu düşünmüyorum.</p>

<h3><strong>“ÇOK ÇİZGİLİ VE KÖŞELİ OLMAMAK LAZIM”</strong></h3>

<p>Çok CHP çizgisi çizerek de seçim kazanılmıyor. Mutlaka birileriyle ittifak yapmak zorundayız. Mutlaka birileriyle iş birliği yapmak zorundayız. O zaman yeni kurulacak parti bu halkın tümünü kucaklayacak bir potansiyelde olmalı diye düşünüyorum. Kesinkes çok çizgili, çok köşeli, CHP’nin devamıyız, gerçek CHP biziz, orada kalanlar şucu filan gibi tartışmaların içinde olmamalıyız. Yapacaklarımızı nasıl yapacağımızı anlatmalıyız.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meltem Karakaş Kaya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/meclis-uyelerini-ikna-edemeyen-belediye-baskani-politikayi-biraksin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/07/kazim-kurt-meltem-karakas-rop.png" type="image/jpeg" length="22165"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
