<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İstikbal Gazetesi</title>
    <link>https://www.istikbalgazetesi.com</link>
    <description>İstikbal Gazetesi güncel Eskişehir son dakika haberleri spor ve Eskişehirspor haberleri ile Eskişehir haber denildiğinde akıllara gelen ilk adresiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.istikbalgazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 20:26:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşar Bildirici: Sağlık Hayat Merkezleri toplum sağlığı için önemli]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/yasar-bildirici-saglik-hayat-merkezleri-toplum-sagligi-icin-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/yasar-bildirici-saglik-hayat-merkezleri-toplum-sagligi-icin-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 7 Nisan Dünya Sağlık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sağlığın korunması ve geliştirilmesinde koruyucu sağlık hizmetlerinin, erken tanının, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının ve güvenilir bilimsel bilginin büyük önem taşıdığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 7 Nisan, Dünya Sağlık Örgütü’nün kuruluş yıl dönümü kapsamında Dünya Sağlık Günü olarak kutlanmakta; toplum sağlığını ilgilendiren önemli konulara dikkat çekilmektedir. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, bu özel günün yalnızca sağlık hizmetlerinin önemini hatırlatmakla kalmadığını, aynı zamanda bireylerin kendi sağlıklarını koruma ve geliştirme konusundaki sorumluluklarını da gündeme taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Bildirici açıklamasında, sağlığın yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığını; sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, risk faktörlerinin azaltılması ve toplumun sağlık konusunda bilinçlendirilmesi ile mümkün olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bu kapsamda, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin toplum sağlığının güçlendirilmesinde önemli bir görev üstlendiğine dikkat çeken Bildirici, bu merkezlerde vatandaşlara sağlıklı beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite danışmanlığı, psikolojik destek hizmetleri, sigara bırakma danışmanlığı, kanser taramaları, kronik hastalıklarla mücadeleye yönelik rehberlik ve sağlıklı yaşam farkındalığını artırmaya yönelik eğitimler sunulduğunu ifade etti.</p>

<p>İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, özellikle hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almanın, sağlıklı toplum oluşturmanın en etkili yolu olduğunu belirterek, vatandaşların Sağlıklı Hayat Merkezlerinden ücretsiz olarak yararlanabileceklerini hatırlattı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca; düzenli sağlık kontrollerinin yapılması, aile hekimliği hizmetlerinden etkin şekilde yararlanılması, aşılama uygulamalarının sürdürülmesi, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması, dengeli beslenme, hareketli yaşam, yeterli uyku ve ruhsal iyilik halinin korunmasının sağlıklı yaşamın temel unsurları arasında yer aldığına dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/yasar-bildirici-saglik-hayat-merkezleri-toplum-sagligi-icin-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/yasar-bildirici-saglik-hayat-merkezleri-toplum-sagligi-icin-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="76073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de sigara bırakmak isteyenlere müjde]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de tütünle mücadele için yeni bir adım daha. Kurtuluş Aile Sağlığı Merkezi’nde kurulan Sigara Bırakma Polikliniği hizmete başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de tütünle mücadele kapsamında önemli bir adım daha atıldı. Odunpazarı İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Kurtuluş Aile Sağlığı Merkezi bünyesinde kurulan 26-13-050 ve 26-13-051 numaralı Aile Hekimliği birimlerine ait Sigara Bırakma Poliklinikleri hizmet vermeye başlıyor.</p>

<p>Sigara kullanımı; kalp ve damar hastalıkları, kronik solunum yolu rahatsızlıkları ve kanser başta olmak üzere birçok ciddi hastalığa neden oluyor. Bu nedenle tütünle mücadelede yalnızca önleyici çalışmalar değil, sigara kullanan bireylerin bırakma sürecinde desteklenmesi de büyük önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigara Bırakma Polikliniği’nde hasta kabulü ise 8 Nisan Çarşamba günü itibarıyla başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/eskisehirde-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde.jpg" type="image/jpeg" length="46549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel sağlığınızı korumak için bunlara dikkat]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/bel-sagliginizi-korumak-icin-bunlara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/bel-sagliginizi-korumak-icin-bunlara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır’dan bel ağrıları ve bel sağlığı hakkında yapılması gerekenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, bel sağlığını korumak ve gelecek yıllarda gelişebilecek bel ağrılarından kurtulmak için önemli bilgiler verdi.</p>

<h3>Bel ağrıları neden olur?</h3>

<p>Bel ağrısıyla ilgili Doç. Dr. Ahmet İnanır şu ifadelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık %30’u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerde oyalanarak kronik hale gelmesidir.”</p>

<h3>Bel ağrılarını tetikleyen sebepler nelerdir?</h3>

<p>Gerçek bir tedavi yapabilmek için ağrı kaynakları ciddi bir uzman hekim muayenesi ve tetkiklerle araştırılmalı diyen İnanır, “Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır” dedi.</p>

<h3>Bel ağrılarından korunmak ve bel sağlığını korumak için neler yapılmalıdır?</h3>

<p>“Bel ağrısı oluşumuna neden olacak şeyler belli olduğuna göre işe bunlara riayet etmekle başlamak mecburiyetindeyiz” diyen İnanır, “Gerekli bakımları yapılmayan araba bizi yolda bırakacağı gibi gerekli bakımları ve korumaları yapılmayan bel de bir gün bize bu acıyı yaşatacaktır. Öncelikli olarak kesinlikle obezite yani fazla kilo fıtığın veya bel ağrılarının en önde gelen nedenlerindendir. Kilo almadan yaşamayı bir hayat tarzı haline getirmeye mecburuz. Bel ağrısı yaşadığımız zaman ne yapacağız sorusu akla gelmektedir. Öncelikli olarak bu konuda gerçekten tecrübeli olan uzman bir doktora başvurmalı; geçiştirici işlemlerle arızayı kronik hale getirmekten kaçınmalıdır. Altta yatan neden bir tümör, çok ciddi bir fıtık, omur kırığı veya bel kayması da olabileceği için konuyu iyi bilmeyen insanların öneri veya tedavi adı altındaki uygulamaları ile zaman kaybedilmemelidir. Genellikle hastaların ağrılarının geçmesi altta yatan nedenin ortadan kalkmış olduğu şeklinde algılanıp rahat davranılmakta ve kolayca çözülebilecek bir hastalık daha zor çözülür veya çözümsüz hale gelebilmektedir. Bel ağrısı yeteri kadar önemsenmemektedir. Başımıza çok ciddi sorunlar açabileceğinin bilincinde olunamamaktadır. İnsanlarımız ağrısız yaşatmak ve bel fıtığı gelişmesini önceden engellemek imkan dahilindedir. Sorunun altında yatan nedenin kesin ortadan kaldırılmasına değil de ağrının ortadan kaldırılmasına yönelmektedir. Bu ciddi bir hatadır ve hastalarımızı ileri de başına çok büyük sorunlar açabilecek hale getirmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doç. Dr. Ahmet İnanır, ''Sonuç olarak bel sorunu yaşamayacak şekilde bir yaşam tarzına geçilmeli ve bel ağrısı veya fıtık gelişme riski ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. Şayet ağrı yaşar isek; bu konuda çok çalışmış olan uzman hekim/hekimler aranıp bulunmalı ve en kısa sürede ve en kolay şekilde tedavisi yapılmalıdır. Tedavi de başarılı olmanın yolu yöntem değildir; bu konuda gerçekten uzman doktorun yapacağı yöntemlerdir. Tedavi başarısı için yöntem out! Uzman doktor in!'' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/bel-sagliginizi-korumak-icin-bunlara-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/bel-sagliginizi-korumak-icin-bunlara-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="90586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyada eşi benzeri yok: Eskişehir'de geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/dunyada-esi-benzeri-yok-eskisehirde-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/dunyada-esi-benzeri-yok-eskisehirde-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Anadolu Üniversitesi'nin 20 yıllık ortak çalışması sonucu, enfeksiyonlu alanda kullanılabilen antibakteriyel yapay kemik grefti geliştirildi. Prof. Dr. Nusret Köse, "Bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği, enfekte ortamda kullanılabilir olması. Bu yönüyle dünyada bir ilk" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı'nda 33 yıl görev yapan ve bu yıl emekliliğe ayrılan Prof. Dr. Nusret Köse, yürüttükleri çalışmanın detaylarını paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geliştirilen yapay kemik greftlerinin değişik boyutlarda yapılabildiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, "Kalsiyum fosfat malzemesinden yapılmış bu yapay kemik greftinin insan vücudunda mikrobu öldürme özelliği vardır. ESOGÜ ve Anadolu Üniversitesi birlikte, antimikrobiyal özellikli yapay kemik grefti üretilmesi ve implant ilişkili enfeksiyonların ortadan kaldırılması için ortopedide kullanılan metalik implantların yüzeylerine uygulayabileceğimiz antimikrobiyal özellikli seramik kaplamalar geliştirdik. Biz bu çalışmaları önce laboratuvar düzeyinde Anadolu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aydın Doğan hocayla birlikte yaptık. Bu çalışmalar yaklaşık 20 yıl önce başladı" şeklinde konuştu.</p>

<h3>"Çok başarılı sonuçlar aldık"</h3>

<p>Laboratuvarın ardından hayvanlar üzerinde çalışma yaptıklarını belirten Köse, "Antimikrobiyal özellikli yapay kemik greftlerinin hayvan denemelerinde başarıya ulaşması üzerine daha sonra TÜBİTAK projelerine başvurduk. TÜBİTAK'ın desteğiyle insanlarda bu geliştirdiğimiz teknolojiyi ve yapay kemik greftini ürettikten sonra hastalarda kullandık ve çok başarılı sonuçlar aldık. Bu aldığımız başarılı sonuçları uluslararası dergilerde makale olarak da yayınladık. Tabii implant malzemeleri geliştirilmesi uzun yıllar süren, oldukça detaylı çalışmalar gerektiren bir iş alanı. Bizim neredeyse 20 yıl sürdü. Bu süreçte bu teknolojiyi ve bu ürünleri geliştirirken 2 adet doktora tezi, 4 tane tıpta uzmanlık tezi geliştirildi ve nihayetinde ürünleri insanda kullanılabilir hale getirdik. Ancak tabii bu ürünleri bizim ticari olarak pazarlayabilmemiz için belgelendirme işlemlerini tamamlamamız gerekiyor. Hem Avrupa'da hem Türkiye'de son yıllarda MDR süreçleri başladı. Eskiden CE olarak alınan belgeler şimdi MDR süreçlerine tabidir. Bu MDR süreçleri hem oldukça detaylı hem de oldukça masraflı bir süreç. Biz de şu anda onları tamamlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><img alt="Prof. Dr. Nusret Köse" class=" detail-photo img-fluid" height="960" src="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/prof-dr-nusret-kose.jpg" width="1280" /></h3>

<h3>"Dünyada da benzer bir ürün bulunmamaktadır"</h3>

<p>Geliştirilen yapay kemik greftinin 78 hastada kullanıldığını dile getiren Köse, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Kemik enfeksiyonu olan veya implant uygulanan tüm alanlarda, kemik ilişkili alanlarda bunu kullanabiliyoruz. Türkiye aslında son yıllarda havacılık ve bu savunma sanayiindeki gösterdiği başarının bir diğer örneğini tıbbi sektörde yapmakta. Türkiye'de üretilen, geliştirilen pek çok tıbbi cihaz yurt dışına pazarlanabilmektedir. Yapay kemik greftleri yönünden bakacak olursak Türkiye'de bunun çok başarılı üreticileri var. Hem Türkiye pazarına hem yurt dışı pazarına bu ürünleri gönderiyorlar ve hastalarda, gereken hastalarda kullanılıyor. Ancak bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği enfekte ortamda kullanılabilir olması. Bu yönüyle dünyada bir ilk. Dünyada da benzer bir ürün bulunmamaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/dunyada-esi-benzeri-yok-eskisehirde-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/dunyada-esi-benzeri-yok-eskisehirde-gelistirildi.jpg" type="image/jpeg" length="39506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağırsak sağlığı için kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/bagirsak-sagligi-icin-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/bagirsak-sagligi-icin-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Deniz Mutluer, İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) ve beslenme tedavisine dair önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Deniz Mutluer, toplumda yaygın görülen İrritabl Bağırsak Sendromu'nun, fonksiyonel bir bağırsak hastalığı olduğunu aktararak; hastalığın özellikle karında gaz, şişkinlik, düzenli seyreden ishal ve kabızlık gibi belirtilerle ortaya çıktığını ifade etti.</p>

<h3>Stres ve yemek sonrası şikayetler artıyor</h3>

<p>IBS semptomlarının stresli dönemlerde ve yemek sonrasında artış gösterdiğine dikkat çeken Mutluer, "Bu hastalık kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>IBS tedavisinde düşük FODMAP diyeti öne çıkıyor</h3>

<p>İrritabl bağırsak sendromunun beslenme ile tedavisinde en etkili yöntemlerden birinin düşük FODMAP diyeti olduğunu belirten Mutluer, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"FODMAP'ler; ince bağırsakta zor sindirilen ve kalın bağırsakta fermente olan kısa zincirli karbonhidratlardır. Bu grup; fermente olabilen oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve poliollerden oluşur."</p>

<h3>İlk aşamada bazı besinler tamamen çıkarılıyor</h3>

<p>Düşük FODMAP diyetinin ilk aşamasının 2 ila 6 hafta sürdüğünü söyleyen Mutluer, bu süreçte yüksek FODMAP içeren besinlerin diyetten çıkarıldığını belirterek, "Buğday, arpa, çavdar, elma, armut ile süt ve süt ürünleri gibi besinler bu dönemde tüketilmez. Amaç, bağırsakların rahatlamasını sağlamaktır" şeklinde konuştu.</p>

<p>Eliminasyon sürecinin ardından besinlerin tek tek yeniden diyete eklendiğini ifade eden Mutluer, "Bu sayede kişinin hangi besinlere karşı hassasiyet geliştirdiği belirlenir. Sonrasında tamamen bireye özel bir beslenme planı oluşturularak hem şikayetlerin azaltılması hem de yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir" diye konuştu.</p>

<p>IBS'nin tamamen ortadan kaldırılmasının her zaman mümkün olmadığını sözlerine ekleyen Diyetisyen Mutluer, doğru beslenme ve stres yönetimi ile semptomların büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/bagirsak-sagligi-icin-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/bagirsak-sagligi-icin-kritik-uyari.png" type="image/jpeg" length="96260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de hayat kurtaran teknoloji hizmete girdi]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-hayat-kurtaran-teknoloji-hizmete-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-hayat-kurtaran-teknoloji-hizmete-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), ani kalp durmalarına karşı hayati önem taşıyan Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarını hizmete aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), tarafından kalp ritmini analiz edebilen ve gerektiğinde elektrik şoku uygulayarak kalbin yeniden çalışmasına yardımcı olan Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları 6 farklı noktada kullanılmak üzere yerleştirilerek acil durum personellerine eğitim verildi.</p>

<p>Dünya genelinde ani kalp durmalarında hayatta kalma oranını belirleyen en önemli faktörlerden biri ilk müdahalenin süresi olarak gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre, kalp durmasının ardından ilk dakikalarda yapılan doğru müdahale hayatta kalma ihtimalini önemli ölçüde artırıyor. OED cihazları ise sağlık ekipleri olay yerine ulaşana kadar geçen kritik sürede, uzmanlık gerektirmeden ilk müdahalenin yapılabilmesine olanak sağlayarak hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor.</p>

<p>OED cihazları; ESKİ Genel Müdürlüğü Yerleşkesi, Atıksu Arıtma Tesisi, Kalabak Su Dolum Tesisi ve Yunus Emre Halk Çarşısı Abone Merkezi’nde belirlenen noktalara yerleştirildi. Bu sayede kalp krizi gibi acil durumlarda sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar gerekli ilk müdahalenin yapılabilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yaptığı açıklamada “Vatandaşlarımızın ve çalışanlarımızın sağlığını korumak amacıyla etkili önlemleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.” ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-hayat-kurtaran-teknoloji-hizmete-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/eskisehirde-hayat-kurtaran-teknoloji-hizmete-girdi.png" type="image/jpeg" length="30034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikolog Beste Çokaygil ilişkiler için tavsiyelerde bulundu]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/uzmani-iliskilerde-konusulmayan-duygulara-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/uzmani-iliskilerde-konusulmayan-duygulara-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Psikolog Beste Çokaygil, ilişkilerin toplumda sık bilinenin aksine her zaman kavgayla bitmediğini belirterek çiftler arasında konuşulmayan duygulara dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil, romantik ilişkilerde ayrılıkların her zaman açık bir çatışma ile gerçekleşmediğini belirtti.</p>

<p>Çokaygil, "Bazı ilişkilerde fiziksel birliktelik devam ederken, duygusal bağ giderek zayıflar. Bu süreç literatürde sıklıkla duygusal uzaklaşma (emotional disengagement) ya da halk arasında tanımlandığı şekliyle sessiz kopuş olarak ifade edilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sessiz kopuş, partnerlerin ilişki içinde kalmaya devam ederken psikolojik olarak birbirlerinden uzaklaşmalarıdır. Bu durum, ilişkinin görünürde devam etmesine rağmen bağlanma, yakınlık ve karşılıklı duygusal paylaşımın azalmasıyla karakterizedir" diye konuştu.</p>

<h3>İhtiyaçlar karşılanmayınca geri çekilme başlıyor</h3>

<p>Bağlanma kuramına göre bireylerin ilişkilerinde anlaşılma, kabul görme ve güven ihtiyacı duyduğunu belirten Çokaygil, "Bu ihtiyaçların uzun süre karşılanmaması, bireyde kaçınma davranışlarının gelişmesine yol açabilir. Kaçınma, çoğu zaman doğrudan ilişkiyi sonlandırmak yerine, duygusal geri çekilme şeklinde ortaya çıkar" diye konuştu.</p>

<h3>Tartışmalardan kaçınma, empati eksikliği, gelecek planlarının konuşulmaması</h3>

<p>Sağlıklı ilişkilerin temelinde açık iletişim olduğunu vurgulayan Çokaygil, "Duyguların ifade edilemediği ilişkilerde bireyler zamanla içe kapanmaya başlar.</p>

<p>Bu süreçte kişiler ilişkiye yaptığı yatırımı azaltmaya başlar, tartışmalardan kaçınır ve psikolojik mesafeyi bir savunma olarak kullanır.</p>

<p>Sessiz kopuş yaşayan çiftlerde duygusal paylaşımların azalması, partnerin iç dünyasına ilginin kaybolması, tartışmalardan kaçınma, empati eksikliği, geleceğe dair planların konuşulmaması ve birlikteyken yalnız hissetme gibi ortak belirtiler görülür" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"Bu durum geri döndürülebilir"</h3>

<p>Sessiz kopuşun ilişkisel tükenmişliğin bir göstergesi olduğunu ancak geri döndürülebilir olduğunu belirten Çokaygil, "Doğru müdahale ile ilişki yeniden güçlenebilir. Çift terapilerinde temel hedef, partnerler arasında yeniden duygusal farkındalık oluşturmak, güvenli iletişim alanı inşa etmek, ifade edilmeyen duyguları görünür kılmak ve empatik bağ kurmayı güçlendirmektir" dedi.</p>

<h3>"Ben dili ilişkileri güçlendiriyor"</h3>

<p>Araştırmalara göre duyguların suçlayıcı olmayan bir dille ifade edilmesinin ilişkisel doyumu artırdığını belirten Çokaygil, "Ben dili kullanmak, karşı tarafı savunmaya geçirmeden iletişimi güçlendirir. Araştırmalara göre duygular suçlayıcı olmayan bir dille ifade edildiğinde ilişkisel doyumu artırır.</p>

<p>Örneğin ‘Sen beni anlamıyorsun’ demek yerine ‘Kendimi anlaşılmamış hissediyorum’ şeklinde ifade etmek, duygunun daha sağlıklı aktarılmasını sağlar" dedi.</p>

<p>Bu yaklaşımın ilişkilerde çatışmayı derinleştirmek yerine çözümü kolaylaştırdığını vurgulayan Çokaygil, duyguların açık ve yargılayıcı olmayan bir şekilde ifade edilmesinin, çiftler arasındaki bağın yeniden güçlenmesine önemli katkı sağladığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/uzmani-iliskilerde-konusulmayan-duygulara-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/uzmani-iliskilerde-konusulmayan-duygulara-dikkat-cekti.png" type="image/jpeg" length="81423"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de pandemi şehitleri anıldı]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-pandemi-sehitleri-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-pandemi-sehitleri-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de 1 Nisan “COVID-19 Nedeniyle Kaybettiğimiz Hekim ve Sağlık Çalışanlarını Anma Günü” kapsamında Varlığımız Sağlığımız Anıtı’nda düzenlenen programda, pandemi sürecinde hayatını kaybeden sağlık emekçileri anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de, 1 Nisan “COVID-19 Nedeniyle Kaybettiğimiz Hekim ve Sağlık Çalışanlarını Anma Günü” dolayısıyla anlamlı bir program düzenlendi.</p>

<p>Eskişehir Bilecik Tabip Odası tarafından Varlığımız Sağlığımız Anıtı’nda gerçekleştirilen anma törenine sağlık çalışanları, meslek örgütleri ve yerel yöneticiler katıldı. Program kapsamında yapılan basın açıklamalarının ardından, pandemi sürecinde yaşamını yitiren sağlık emekçileri için anıta karanfil bırakıldı.</p>

<p>Eskişehir Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Dr. Nesrin Küçük, yaptığı açıklamada 1 Nisan’ın tarihinin neden anma günü ilan edildiğini, “Bundan 6 yıl önce, Cemil Taşçıoğlu’nu COVID-19 nedeniyle kaybettik. 1 Nisan, Türk Tabipleri Birliği’nin aldığı kararla anma günü ilan edilmiştir” sözleriyle anlattı.</p>

<p>Pandemide yaşanan kayıplara dikkat çeken Küçük, “Pandemi döneminde, aktif görev yapmaktayken yitirdiğimiz 176’sı hekim, 557 sağlık emekçisini saygıyla anıyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık çalışanlarının yaşadığı zorluklara da değinen Küçük, “Pek çok hekim ve sağlık çalışanının hastalığın kalıcı etkileri nedeniyle mesleklerini yapamadıklarını biliyoruz. Onlara da şifa diliyoruz” diye konuştu.</p>

<h3>“İnsanca yaşamak ve yaşatmak istiyoruz”</h3>

<p>Pandemi yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Küçük, “Ülkemiz, maalesef dünyada COVID-19 pandemisinden en çok zarar gören ülkeler arasındadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 102 binin üzerinde ölüm kaydedildi.</p>

<p>Ancak gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu biliyoruz” dedi. Küçük ayrıca, “Pandemi, iktidar için ekonomik çıkarların öncelenmesi ve algı yönetiminden ibaretken biz hekimler için üzüntü, acı ve öfke olmuştur” sözleriyle sürece tepki gösterdi.</p>

<p>Sağlık çalışanlarının fedakârlığına vurgu yapan Küçük, “Tüm yokluklara ve zorluklara rağmen en ön saflarda mücadele ettik. Bu mücadele olmasaydı çok daha fazla yurttaşımızın yaşamını kaybetmiş olacağı açıktır” ifadelerini kullandı. Küçük, “İnsanca yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<h3>“Pandemi bize sağlık sisteminin cilasının döküldüğünü gösterdi”</h3>

<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Bülent Yıldırım da yaptığı açıklamada pandemi sürecinin sağlık sistemindeki eksiklikleri ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Yıldırım, “Pandemi bize sağlık sisteminin cilasının döküldüğünü gösterdi. Yüzlerce sağlık emekçisini kaybettik” dedi. Deprem sürecine de değinen Yıldırım, “6 Şubat depremlerinde sağlık emekçilerinin üzerine binalar çöktü, hastaneler hizmet veremez hâle geldi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yıldırım ayrıca, “Yüzlerce sağlık emekçisi geride ailelerini bıraktı. Bu kayıpların takipçisi olacağız” diyerek mücadele vurgusu yaptı.</p>

<p>Program, hayatını kaybeden sağlık emekçileri anısına anıta karanfil bırakılmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Şüheda Buse Çimen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-pandemi-sehitleri-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/eskisehirde-pandemi-sehitleri-anildi.png" type="image/jpeg" length="55862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Opr. Dr. Muharrem Şenel'den hastalara önemli tavsiye]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/opr-dr-muharrem-senelden-hastalara-onemli-tavsiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/opr-dr-muharrem-senelden-hastalara-onemli-tavsiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Muharrem Şenel, tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Kültür Sanat Derneği (ESKÜDER) ziyaretinde kalp ve damar hastalıkları ve tedavi çalışmaları hakkında bilgi veren Opr. Dr. Muharrem Şenel,"Biz hastalarımızı sadece ameliyat etmeyiz, hastalarımızın umuduna da dokunuruz. Hastalarımıza, 'Sen güçlü bir insansın, bu süreci de sabırla ve inançla atlatacaksın.</p>

<p>Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var. Yalnız değilsin, biz buradayız, yanında olmaya devam edeceğiz. Ameliyathanede kalpleri onarıyoruz. Asıl iyileşme, insanın sevdiklerini yanında hissetmesiyle başlar. Senin yüreğin zaten çok güçlü. Bu zor günler geride kalacak, biz de hem doktorun hem dostun olarak hep yanında olacağız' deriz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ben, koroner bypass ameliyatı, kalp kapak ameliyatı, şah damarı (karotis) ameliyatı, VATS, koltuk altı ve avuç içi aşırı terlemelerde klipsli endeskopik tedavi, atardamar tıkanıklıkları anjiyosu ve ameliyatı, varis ameliyatı yapıyorum. Kalp deliği, abdominal aort anevrizması, aort ve mitral kapak sorunu, iskemik kalp hastalığı gibi kalple ilgili konular ilgi alanıma giriyor'' dedi.</p>

<p>Ziyaret ile ilgi açıklama yapan ESKÜDER Başkanı Gazi Durusu da, ‘'Hem kültür sanat dostluğu, hem de insan yaşamına dokunan bir mesleğin temsilcisiyle bir araya gelmek ESKÜDER için anlamlı bir an. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Doktor Muharrem Şenel, kalplere şifa veren, mesleğinde gösterdiği özveriyle birçok yaşama umut olmuş, dostluğu ve insanlığıyla da gönüllerde yer edinmiş, mesleğinin en iyisi olmuştur. Biz de ESKÜDER olarak böylesine çok değerli insanı aramızda görmekten büyük mutluluk ve onur duyduk'' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/opr-dr-muharrem-senelden-hastalara-onemli-tavsiye</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/04/opr-dr-muharrem-senelden-hastalara-onemli-tavsiye.png" type="image/jpeg" length="11258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ'de Endometriozis Farkındalık Etkinliği düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-endometriozis-farkindalik-etkinligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-endometriozis-farkindalik-etkinligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde "Endometriozis Farkındalık Ayı" dolayısıyla etkinlik düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etkinlik Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ile ESOGÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. H. Mete Tanır, Prof. Dr. Melih Velipaşaoğlu ve Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz’ün de katılımları ile gerçekleştirildi.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, endometriozis hastalığı ile ilgili şu yaptığı bilgilendirici açıklamada,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Mart ayı dünya genelinde Endometriozis Farkındalık Ayı olarak kabul görmektedir. Bu kapsamda düzenlediğimiz etkinlikle, milyonlarca kadını etkileyen ancak yeterince bilinmeyen bu hastalığa dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak istiyoruz. Endometriozis rahmi döşeyen dokunun rahim dışında büyümesiyle ortaya çıkan, kronik ve iltihaplı bir hastalıktır. Türkiye'de yaklaşık 3 milyon, dünya genelinde ise 190 milyon kadını etkilediği tahmin edilmektedir.</p>

<p>Ne var ki bu kadar yaygın olmasına karşılık pek çok kadın doğru tanıya kavuşmak için ortalama 7 ila 10 yıl beklemektedir. Endometriozis yalnızca fiziksel bir rahatsızlık değildir. Şiddetli ağrı, kronik yorgunluk, kısırlık ve psikolojik yük ile birlikte kadınların iş, sosyal ve aile yaşamını derinden etkilemektedir.</p>

<p>Hastalığın tanınmaması ve ‘adet ağrısı normaldir’ gibi toplumsal önyargılar tanının gecikmesine yol açmakta, bu gecikme ise hem tedaviyi zorlaştırmakta hem de yaşam kalitesini düşürmektedir. Şunu açıkça vurgulamak istiyoruz: Şiddetli adet ağrısı normal değildir! Ağrısını sıradanlaştırmak zorunda kalan her kadın, doğru bilgiye ve sağlık desteğine ulaşma hakkına sahiptir. Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Kadınların yaşadıkları belirtileri hafife almamaları, erken dönemde uzman desteği almaları ve sağlık profesyonellerinin bu konuda bilinçli yaklaşımı, erken tanı ve etkin tedavi açısından kritik rol oynamaktadır. Endometriozis tedavi edilebilmekte ve doğru yönetildiğinde hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilmektedir.</p>

<p>Farkındalık, erken tanı ve doğru tedavi ile bu hastalığın oluşturduğu yük azaltılabilir. Rakamlarla Endometriozis: Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10'unda görülür. Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kadın bu hastalıkla yaşamaktadır.</p>

<p>Ortalama tanı süresi 7-10 yıl arasındadır. Hastalık dünya genelinde 190 milyon kadını etkilemektedir. Kısırlıkla mücadele eden kadınların yüzde 30-50'sinde endometriozis belirlenmektedir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-endometriozis-farkindalik-etkinligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/esogude-endometriozis-farkindalik-etkinligi-duzenlendi.png" type="image/jpeg" length="93320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nde toplantı gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunde-toplanti-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunde-toplanti-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü hukuki süreçlerin değerlendirildiği 'Hukuk ve Muhakemat Birimi Değerlendirme Toplantısı' gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici başkanlığında düzenlenen toplantıya; başkanlar, başkan yardımcıları ve ilgili birim personelleri katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantının ana gündem maddesini müdürlük nezdinde devam eden hukuki süreçler, dava dosyalarının son durumları ve kurum işleyişini ilgilendiren mevzuat konuları oluşturdu. Birim çalışmalarının daha etkin, hızlı ve koordineli yürütülmesine yönelik stratejilerin ele alındığı görüşmede, karşılaşılan aksaklıklar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>İl Sağlık Müdürü Bildirici, hukuki süreçlerin verimli bir şekilde ilerlemesinin kurum disiplini açısından önemine değinerek, birimler arası koordinasyonun güçlendirilmesi talimatını verdi. Toplantı, mevcut dosyalar üzerindeki detaylı incelemelerin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunde-toplanti-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/eskisehir-il-saglik-mudurlugunde-toplanti-gerceklestirildi.png" type="image/jpeg" length="61312"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dizde kilitlenme ve takılma hissine dikkat!]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/dizde-kilitlenme-ve-takilma-hissine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/dizde-kilitlenme-ve-takilma-hissine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menisküslerin diz eklemi içinde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan ve adeta bir "yastık" görevi gören yapılar olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kurnaz, "Bu yapılar yük dağılımını dengeler, darbe emilimini sağlar ve eklem stabilitesine katkıda bulunur.</p>

<p>Menisküste en sık ani dönme hareketleri, çömelme, sıçrama sonrası yanlış basma veya dize aşırı yük binmesi sonucu yırtıklar oluşabilir. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda risk yüksek olsa da sporcu olmayan kişilerde de menisküs yırtığı gelişebilir. Ayrıca yaş ilerledikçe menisküs dokusu zayıflar ve daha basit hareketlerle dahi yırtık oluşabilir" dedi.</p>

<p>Menisküs yırtıklarında en sık görülen belirtilerin dizde ağrı, şişlik, takılma hissi, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı olduğunu belirten Kurnaz, "Özellikle merdiven çıkarken veya çömelirken ağrının artar. Bazı hastalarda dizde boşalma hissi de görülebilir. Yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak kişi dizini tam açıp kapatmakta zorlanabilir. Bu durumda spora devam etmek ya da dizi zorlamak, yırtığın büyümesine neden olabilir" diye konuştu.</p>

<h3>İlk aşamada istirahat önemli</h3>

<p>Şikâyetler başladığında yapılması gereken en doğru yaklaşımın dizin zorlanmasını önlemek olduğunu belirten Kurnaz, "İlk aşamada istirahat, buz uygulaması ve elastik bandaj kullanımının fayda sağlayabilir. Ancak bu yöntem geçici rahatlama sağlar.</p>

<p>Bu nedenle altta yatan sorun mutlaka bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yırtığın tipi ve boyutu net olarak belirlendiğinde doğru tedavi planı oluşturulabilir. Erken tanı kıkırdak hasarı ve diz kireçlenmesi gibi ileri sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kas güçlendirme egzersizlerinin diz çevresini desteklediğini belirten Kurnaz, "Ancak büyük, kilitlenmeye neden olan veya tedaviye yanıt vermeyen yırtıklarda artroskopik cerrahi gerekebilir" diye kaydetti.</p>

<h3>Basit önlemlerle korunmak mümkün</h3>

<p>Menisküs yaralanmalarını önlemek için spor öncesi ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kurnaz, "Diz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlerin yaralanma riskini azaltır. Doğru teknikle spor yapmak, uygun ayakkabı seçimi ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmak da koruyucudur.</p>

<p>Dizde ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığı gibi belirtiler hafife alınmamalı. Erken dönemde uzman desteği almak, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçer ve kişinin aktif yaşamını korumasını sağlar" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/dizde-kilitlenme-ve-takilma-hissine-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/dizde-kilitlenme-ve-takilma-hissine-dikkat.png" type="image/jpeg" length="78788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Hikmet Hassa Eskişehir'de imza günü gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/prof-dr-hikmet-hassa-eskisehirde-imza-gunu-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/prof-dr-hikmet-hassa-eskisehirde-imza-gunu-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Hassa, ‘Film Şeridi Gibidir Hayat' adlı söyleşi ve imza günü düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tıp tarihinde; ‘Kadın doğum' ve ‘Tüp Bebek' alanındaki başarıları ile bilinen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nin unutulmaz ismi Prof. Dr. Hikmet Hassa, bu kez şifa dağıtan neşteri yerine kalemini kullanarak Türk okuyucusu ile paylaşacağı hayatının önemli safhalarını anlattığı bir kitap hazırladı. Eser'in sayfaları; sadece bir tıp profesörünün akademik başarılarını değil, hocanın ‘ulvi mesleğim' diyerek tanımladığı hekimliğin görünmeyen tarafında verilen çetin mücadeleleriyle bir ideal uğruna adanan ömrün derin izlerini taşımaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitap; mesleğini doktorluk seçimi olarak düşünen ya da halen doktor olarak yaşamını sürdürenlere, bir hekim ağabeylerinin gerçek yaşam öyküsüne tanıklık etmelerini sağlamaktadır. Ayrıca mesleği hekimlik olmayanlar için de hayat mücadelelerinin insanı nasıl hedeflerine ulaştırdığını göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Eskişehir'de bir mekânda tanıtımı yapılan eser; Prof. Dr. Hikmet Hassa'nın imza günü ile ilk defa Eskişehir halkıyla buluştu. Tanıtım gününe; çok sayıda okuyucu, hekim, hocanın dostları ve öğrencileri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/prof-dr-hikmet-hassa-eskisehirde-imza-gunu-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/prof-dr-hikmet-hassa-ilk-defa-eskisehirlilerle-bulustu.png" type="image/jpeg" length="39658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kızamıktan korunmanın tek yolu aşı"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/kizamiktan-korunmanin-tek-yolu-asi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/kizamiktan-korunmanin-tek-yolu-asi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda dünya genelinde yeniden yükselişe geçen kızamık vakaları, özellikle çocuklar açısından ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde yeniden artış gösteren kızamık vakaları, çocuklar açısından yalnızca hastalık döneminde değil, sonrasında da hayati risk oluşturuyor.</p>

<p>Uzun yılların ardından birçok ülkede yeniden görülmeye başlayan vakalar ve buna bağlı ölümler, hastalığın önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Üstelik kızamık, yalnızca hastalık döneminde değil, iyileştikten sonraki süreçte de ciddi riskler barındırıyor.</p>

<p>Özellikle Covid-19 pandemisinin ardından çocukluk çağı aşılanma oranlarında yaşanan düşüşün, çocuklarda ölümcül seyredebildiği bilinen kızamık vakalarının artmasına yol açtığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>Medical Park Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferunda Demir, kızamık vakalarındaki artışın nedenlerini ve hastalıkla ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.</p>

<h3>"Salgınlar şeklinde kendini gösterdiği için çok ciddi önem taşımaktadır"</h3>

<p>Kızamığın, rubeola adı verilen bir virüs hastalığı olduğunu belirten Uzm. Dr. Ferunda Demir, hastalığın özellikle döküntüyle seyreden ve toplumsal yayılım riski yüksek bir enfeksiyon olduğuna işaret etti.</p>

<p>Uzm. Dr. Demir, "Kızamık hastalığı, rubeola dediğimiz bir virüs hastalığıdır. Özellikle döküntülerle seyreden bir hastalıktır ve salgınlar şeklinde kendini gösterdiği için çok ciddi önem taşımaktadır" dedi.</p>

<p>Kızamık virüsünün özellikle kış sonu ve ilkbahar başında salgınlara neden olabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Demir, çocuklar arasında bulaşmanın çoğunlukla damlacık yoluyla gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p>Demir, "Öksürmekle, hapşırmakla, bazen fiziksel temasla birbirlerine bulaştırabilirler. Kızamık virüsünün özellikle 20 ve 37 derece arasında canlı olarak yaşadığını biliyoruz ve havada da bir saat kadar asılı kalabiliyor. Bu yüzden de herhangi bir kızamıklı çocuğun bulunduğu ortamda diğer çocuklara bulaşma ihtimali birkaç saat daha devam edebiliyor, çocuk oradan ayrılmış olsa bile" şeklinde konuştu.</p>

<h3>"Yüksek ateşle başlıyor, döküntü tüm vücuda yayılıyor"</h3>

<p>Hastalığın kuluçka süresinin genellikle 10 ila 14 gün sürdüğünü belirten Uzm. Dr. Demir, bu sürecin ardından çocuklarda yaklaşık 40 dereceye ulaşabilen yüksek ateş görülebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Demir, hastalığın belirtilerini, "Öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı, halsizlik, gözlerde kızarma gibi semptomlarla gelebilir" sözleriyle anlattı.</p>

<p>Kızamık tanısında ayırt edici bulgulardan birinin ağız içindeki lekeler olduğunu belirten Demir, "Özellikle hastalığı kapan çocukların bir kısmında yanak iç kısmında, ağız içinde gri renkli koplik lekesi dediğimiz lekelerin olması, hastalığın tanı koydurmada bize çok diagnostik bir veridir.</p>

<p>Bu şikayetlerin arkasından 4. ya da 5. günde, boyun arkasından ve kulak arkasından başlayan, tüm vücuda yayılan kırmızı ve kahverengi renkli döküntüler meydana gelir. Bu döküntüler 4-5 gün kaldıktan sonra önce solar, ardından soyularak baştan aşağı kaybolur" diye konuştu.</p>

<h3>"Menenjitten zatürreye kadar ağır komplikasyonlara yol açabiliyor"</h3>

<p>Kızamığın yalnızca ateş ve döküntüyle sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Demir, ciddi komplikasyonlarla da seyredebileceğini söyledi.</p>

<p>Demir, "Menenjit gelişebilir çocuklarda, orta kulak enfeksiyonu gelişebilir, zatürre bulguları gelişebilir ve çok ağır olan bu durumlar meydana geldiği zaman çocuklarda, hastanelerde yatışlı tedavi gerektirebilen bir hastalıktır" dedi.</p>

<p>Hastalığın sinir sistemi üzerinde de yıkıcı etkiler bırakabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Demir, kızamık geçirildikten sonra bile tehlikenin sona ermediğini kaydetti.</p>

<h3>İyileştikten sonra da risk sürüyor: SSPE uyarısı</h3>

<p>Uzm. Dr. Ferunda Demir, kızamık virüsünün özellikle beyin dokusunda hasarla seyreden çok ağır bir tabloya da neden olabildiğine dikkat çekerek, "Hastalık atlatıldıktan sonraki 2-3 yıl içinde beyin dokusunu zedeleyen kızamık virüsü, Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) dediğimiz beyin hasarıyla giden ve ölümcül seyredebilen bir hastalıkla da sonuçlanabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu nedenle kızamığın hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Demir, hastalığın çocuk sağlığı açısından son derece önemli olduğunu belirtti.</p>

<h3>"Aşılanmama ölümcül risklerle karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor"</h3>

<p>Son yıllarda kızamık vakalarındaki artışın en önemli nedenlerinden birinin de aşı karşıtlığı olduğuna işaret eden Uzm. Dr. Demir, "Son yıllarda özellikle aşı karşıtı kişilerin artması, çocukların aşılanmaması bu tür ölümcül risklerle karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor" dedi.</p>

<p>Türkiye'de uygulanan aşı takvimine ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Demir, kızamık aşısının iki doz halinde uygulandığını belirterek, "Türkiye'deki aşı şemasında iki doz aşı var. 12. ay ve 4. yaşta. Son yıllarda salgınların artmasıyla birlikte 9. ayda da ek doz bir aşı önerilmekte" diye konuştu.</p>

<h3>"Korunmanın tek yolu aşı"</h3>

<p>Aşının kızamığa karşı en etkili korunma yöntemi olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Demir, "Bizim için korunmanın tek yolu aşı diyoruz. Çünkü birinci aşıdan sonraki koruyuculuk yüzde 93, ikinci aşıdan sonraki koruyuculuk yüzde 97'nin üzerinde.</p>

<p>Gördüğümüz hastaların çoğunun da aşısız vakalar olduğunu biliyoruz. Bu yüzden çocuklarımızın aşılarının mutlaka yapılmasını tavsiye ediyoruz. Kızamıklı bir çocukla temastan sonra ilk 3 gün içinde de aşının yapılmasını mutlaka öneriyoruz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/kizamiktan-korunmanin-tek-yolu-asi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/kizamiktan-korunmanin-tek-yolu-asi.png" type="image/jpeg" length="15062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de sağlıkta büyük adım: Açılışı törenle yapıldı]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglikta-buyuk-adim-acilisi-torenle-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglikta-buyuk-adim-acilisi-torenle-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde hizmet veren Tüberküloz Laboratuvarı açılışına Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde hizmet veren Tüberküloz Laboratuvarı, yapılan teknik ve altyapı yatırımlarıyla Düzey 3 seviyesine yükseltilerek düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p>

<p>Açılışa Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz ve Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah katıldı. Program kapsamında açılış kurdelesi kesilirken, protokol üyeleri laboratuvarda incelemelerde bulunarak yetkililerden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce Düzey 2 Tıbbi Laboratuvar olarak hizmet veren Tüberküloz Laboratuvarı, gerçekleştirilen altyapı güçlendirme çalışmaları ve teknik kapasite artışı sayesinde Düzey 3 seviyesine çıkarıldı. Yapılan bu yükseltmeyle birlikte laboratuvarın tanı kapasitesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Açılışta konuşan Vali Yılmaz, söz konusu yatırımın sağlık alanında önemli bir teknolojik dönüşüm anlamına geldiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglikta-buyuk-adim-acilisi-torenle-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/eskisehirde-saglikta-buyuk-adim.png" type="image/jpeg" length="18190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ'de Beyin Farkındalığı Haftası kutlandı]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-beyin-farkindaligi-haftasi-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-beyin-farkindaligi-haftasi-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi’nde her yıl mart ayında dünya ile eş zamanlı olarak kutlanan Beyin Farkındalığı Haftası etkinlikleri bu yıl da başarıyla düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin Farkındalığı Haftası 2026 etkinlikleri; Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi ve 1999 yılında bu etkinlikleri ESOGÜ’de başlatan Prof. Dr. Ferhan Esen’in yanı sıra ESOGÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ve Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zehra Uysal Kocabaş koordinasyonunda gerçekleştirildi.</p>

<p>ESOGÜ’de Beyin Farkındalığı Haftası 2026 kapsamında, toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı hedefleyen bilimsel ve sosyal faaliyetler gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu kapsamda Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı Kaymaz İlkokulu ve Ortaokulu ziyaret edilerek öğrencilerle bir araya gelindi ve çocuklara beynin temel işlevleri, beyin sağlığının korunması ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgilendirici sunumlar yapıldı. Prof. Dr. Ferhan Esen, Prof. Dr. Pınar Yıldız ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Uysal Kocabaş ile birlikte Tıp Fakültesi Dönem 4 öğrencilerinin katıldığı bu ziyaret ile erken yaşta farkındalık oluşturulması hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ESOGÜ’de düzenlenen sempozyum ise Prof. Dr. Kubilay Uzuner ve Prof. Dr. Ferhan Esen'in oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Sempozyumda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan emekli Prof. Dr. Hilmi Uysal'ın "Homonkulus: Beynimizde Duysal Temsilin Kökeni Üzerine Bir Çalışma" başlıklı sunumu büyük ilgi ve heyecanla izlendi. Bilimsel içeriğiyle aydınlatıcı ve zengin bir paylaşım olan sempozyuma Tıp Fakültesi akademisyen ve öğrencileri ile lise öğrencileri ve halktan da katılım gerçekleşti.</p>

<p>Beynin işlevleri, beyin sağlığının korunması ve nörobilim alanındaki gelişmeler hakkında toplumda farkındalık oluşturmayı amaçlayan bu uluslararası kampanya, ilk olarak 1996 yılında ABD’de başlatılmış, 1998 yılından itibaren uluslararası bir boyut kazanmıştı. Günümüzde ise Dana Foundation koordinatörlüğünde yürütülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-beyin-farkindaligi-haftasi-kutlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/esogude-beyin-farkindaligi-haftasi-kutlandi.png" type="image/jpeg" length="23470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polen alarmı: Bahar alerjisi kapıda]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/polen-alarmi-bahar-alerjisi-kapida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/polen-alarmi-bahar-alerjisi-kapida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Başkanı Ayhan Altıntaş, bahar alerjisinin ne olduğunu ve korunmak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Altıntaş, bahar alerjisinin tıbbi adıyla “mevsimsel alerjik rinit” olarak bilindiğini ve halk arasında saman nezlesi olarak adlandırıldığını söyledi.</p>

<p>Alerjinin, vücudun zararsız maddeleri tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıktığını belirten Altıntaş, “Ağaç, çimen ve çiçeklerden yayılan polenler aslında zararsızdır. Ancak bağışıklık sistemi bu maddeleri düşman gibi algılar ve histamin salgılar. Bu da burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kızarıklık gibi belirtilere yol açar” dedi.</p>

<h3>GRİPLE KARIŞTIRILMAMALI</h3>

<p>Bahar alerjisinin en çok grip ile karıştırıldığını ifade eden Altıntaş, iki hastalık arasında farklara dikkat çekti. Alerji ile grip arasında temelde üç ayırt edici faktör olduğunu söyleyen Altıntaş; “Gribal enfeksiyonda ateş yükselmesi durumu söz konusu ama alerjik rinitte ya da bahar alerjisinde bir ateş söz konusu olmaz. Kaşıntı alerjik reaksiyonların en önemli belirteçlerinden bir tanesidir.</p>

<p>Vücudumuzun çeşitli bölgelerinde hatta bahar alerjisinde burnumuzda, burnun uç noktasında, gözlerimizde hatta daha ileri vakalarda damaklarımızda bile bir kaşıntı hissedebiliriz.</p>

<p>Gribin belirli bir iyileşme süreci var, bu genellikle bir hafta olarak betimlenir ama bahar alerjisinde ise bahar ayları boyunca siz sürekli bu alerjiye maruz kalırsınız ve genellikle de her yıl tekrarlayan bir durum söz konusudur. Bu üç husus aslında gribal enfeksiyonla bahar alerjisini birbirinden ayıran en önemli faktörler." Sözleriyle üç temel farkı sıraladı.</p>

<h3>HER YAŞTA ORTAYA ÇIKABİLİR</h3>

<p>Alerjinin yalnızca çocukluk dönemine özgü olmadığını dile getiren Altıntaş, "Alerjik reaksiyonların aslında hepsi hayatımızın farklı dönemlerinde farklı şekilde ortaya çıkabilir. Çocukluk yaşlarında daha çok alerjik reaksiyonlara maruz kalabiliyoruz ama otuzlu, kırklı hatta elli yaşlardan sonra alerjik reaksiyonların, hatta bahar alerjisinin ortaya çıktığı vakaları da görüyoruz. Bu vücudumuzun tamamen o anda bir maddeye karşı göstermiş olduğu aşırı tepkinin ortaya çıkışı demektir. Aslında yaşa bağlı bir şey değil, vücudumuz hayatımız boyunca her yaşımızda böyle bir reaksiyon gösterebilir.” diye konuştu.</p>

<h3>ÇİMEN POLENLERİ BAHAR ALERJİSİNİN EN BÜYÜK NEDENİ</h3>

<p>Bulunduğu coğrafya sebebiyle Türkiye’de bahar alerjisine en çok sebep olan nedenlerin başında çimen polenleri olduğunu ifade eden Altıntaş, bunun dışında huş ağacı, zeytin ağacı ve kızılçam polenlerinin de rüzgârla taşınabilecek bir hafiflikte olduğu için bahar alerjisine sebep olduğunu ifade etti.</p>

<p>Buna karşın gül ve papatya gibi kokulu çiçeklerin polenlerinin daha ağır olduğu için alerjiye daha az neden olduğunu ifade etti. Yağmurun polenleri temizleyerek havayı adeta filtrelediğini belirten Altıntaş, “Yağmur, bahar alerjisinin en güzel filtrasyon sistemlerinden bir tanesidir çünkü polenler rüzgarla taşınabilen çok hafif, çok minik maddeler. Yağmur yağdığında hava tamamen böyle bir yıkama işleminden geçer ve havada asılı olan polenlerin hepsi yere iner.</p>

<p>Yağmur sonrası havalar bizim bahar alerjisi olan insanlara en çok tavsiye ettiğimiz havalardır.” Diyerek bahar alerjisine sahip kişilerin yağmurdan sonra dışarıda vakit geçirmesinin daha iyi olacağını vurguladı.</p>

<h3>KORUNMANIN YOLU MARUZİYETİ AZALTMAK</h3>

<p>Korunma yöntemlerine de değinen Altıntaş, en etkili yolun polenle teması azaltmak olduğunu ifade etti. “Özellikle sabah 05.00-10.00 saatleri arasında polen yoğunluğu fazladır, bu saatlerde dışarı çıkılmaması önemli” diyen Altıntaş, gözlük kullanımının da koruyucu bir bariyer sağladığını belirtti. Eve dönüşte kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınmasının da etkili bir önlem olduğunu ekledi.</p>

<p>Bitkisel desteklerin de kullanılabileceğini ifade eden Altıntaş, bazı doğal ürünlerin fayda sağlayabileceğini söyledi. “Çörek otu yağı, kuersetin ve C vitamini gibi destekler histamin salınımını azaltarak rahatlatıcı etki gösterebilir” diyen Altıntaş, arı ürünlerinin ise dikkatli kullanılması gerektiği uyarısında bulundu.</p>

<p>Alerji ilaçlarına ilişkin de bilgi veren Altıntaş, antihistaminiklerin bağımlılık yapmadığını vurguladı. “Bu ilaçlar semptomları baskılar, bağımlılık yapmaz. Ancak polen maruziyeti devam ediyorsa şikâyetler yeniden ortaya çıkabilir” dedi.</p>

<h3>EVDE BASİT ÖNLEMLER ETKİLİ</h3>

<p>Evde alınabilecek önlemlere de değinen Altıntaş, “Tuzlu suyla gargara yapmak hem ağız içini hem de burun kanallarını temizlemek polenlerin etkisini azaltacağı için çok rahatlatıcı bir önlemdir. Bahar aylarında kıyafetlerin açık havada kurutulmasını da asla önermiyoruz bahar alerjisi olanlara.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü dışarıda açık havada bol miktarda bulunan polenler bu ıslak çamaşırlara yapışıp ev içerisine taşınacağı için evde de reaksiyonların ortaya çıkmasına neden olur. Araç kullananlara bir tavsiyede bulunabilirim; bahar aylarında arabalarının polen filtrelerini temizlerlerse ya da yenilerlerse yine polen alerjisini engellemede pratik yöntemlerden birisi olacaktır." Sözleriyle etkili yöntemleri anlattı.</p>

<p>Altıntaş, bahar alerjisinin genellikle ciddi bir hastalık olmadığını ancak yaşam kalitesini düşürdüğü durumlarda uzman desteği alınması gerektiğini belirterek, “Basit önlemlerle kontrol altına alınabilir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Şüheda Buse Çimen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/polen-alarmi-bahar-alerjisi-kapida</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/bahar-alerjisi-kapida.png" type="image/jpeg" length="64075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de sağlık çalışanları Yaşar Bildirici'yle buluştu]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-calisanlari-yasar-bildiriciyle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-calisanlari-yasar-bildiriciyle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen Masa Tenisi Turnuvası’nda dereceye giren sağlık çalışanları, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ile bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında kurumlar arasında gerçekleştirilen bu anlamlı turnuvada başarı gösteren personellerle yapılan buluşmada, turnuva sürecine dair değerlendirmeler paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmede sağlık çalışanlarının özverili mesailerinin yanı sıra sosyal faaliyetlerdeki aktif katılımları üzerine sohbet edildi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dereceye giren personelleri tek tek tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Program, günün anısına gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimi ile tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-calisanlari-yasar-bildiriciyle-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/eskisehirde-saglik-calisanlari-yasar-bildiriciyle-bulustu.png" type="image/jpeg" length="75897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü'nden "Sigara Bırakma" desteği]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunden-sigara-birakma-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunden-sigara-birakma-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, TÜRASAŞ Bölge Müdürlüğü’nde çalışan personele yönelik tütün ürünlerinin zararları konusunda eğitim düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Dr. Pakize Gizem Topçu tarafından personele tütün ürünlerinin sağlığa zararları anlatıldı.</p>

<p>Kamu kurumlarında sigara bırakma kampanyalarının yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen eğitimde, bağımlılıkla mücadele yöntemleri üzerinde duruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Yerinde danışmanlık hizmeti sunuldu"</h3>

<p>Bilgilendirme sunumunun ardından katılımcılara "Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı Hizmeti" kapsamında poliklinik desteği sağlandı.</p>

<p>Sigarayı bırakmak isteyen çalışanların süreci uzmanlar eşliğinde planlanırken, bireysel danışmanlıklarla sağlıklı yaşam vurgusu yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, tütün kullanımını azaltmaya yönelik bu tür saha çalışmalarının devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunden-sigara-birakma-destegi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/eskisehir-il-saglik-mudurlugunden-sigara-birakma-destegi.png" type="image/jpeg" length="52056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Görenek ilaçların hayati rolüne dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/prof-dr-bulent-gorenek-ilaclarin-hayati-rolune-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/prof-dr-bulent-gorenek-ilaclarin-hayati-rolune-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) önemli kongrelerinden biri olan ACVC 2026, 20–21 Mart tarihlerinde Lizbon’da geniş uluslararası katılımla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) ACVC 2026, kongresinde Türkiye’yi ve şehrimizi başarıyla temsil eden Prof. Dr. Bülent Görenek, konuşmacı ve oturum başkanı olarak aktif görev aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Görenek, gerçekleştirdiği sunumda ölümcül kalp çarpıntılarının (ventriküler aritmiler) önlenmesi ve tedavisinde ilaçların hayati ve vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.</p>

<p>Gelişmiş kateter ablasyonu teknikleri, kalp pilleri ve implante edilebilir kardiyoverter defibrilatörler (ICD) gibi teknolojik tedavi yöntemlerinde önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da, ilaç tedavisinin hem akut dönemde ilk basamak yaklaşım olarak hem de uzun dönem yönetimde temel tedavi omurgasını oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Görenek, özellikle yoğun bakım ve acil durumlarda antiaritmik ilaçların hızlı etki göstermesi, kolay uygulanabilir olması ve yaşam kurtarıcı özellikleri nedeniyle vazgeçilmez olduğunu, modern kardiyolojide teknolojik tedaviler ne kadar gelişirse gelişsin farmakolojik tedavinin önemini koruduğunu ifade etti.</p>

<p>“Doğru hastada ve doğru zamanda kullanılan ilaç tedavisi hayat kurtarmaya devam ediyor” diyen Görenek, bu yaklaşımın dünya genelinde klinik pratiğe yön veren önemli bir mesaj olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/prof-dr-bulent-gorenek-ilaclarin-hayati-rolune-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/03/prof-dr-bulent-gorenek-ilaclarin-hayati-rolune-dikkat-cekti.png" type="image/jpeg" length="47013"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
