<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İstikbal Gazetesi</title>
    <link>https://www.istikbalgazetesi.com</link>
    <description>İstikbal Gazetesi güncel Eskişehir son dakika haberleri spor ve Eskişehirspor haberleri ile Eskişehir haber denildiğinde akıllara gelen ilk adresiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.istikbalgazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 19:52:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Guatr ve tiroid nodüllerine ameliyatsız çözüm]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/guatr-ve-tiroid-nodullerine-ameliyatsiz-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/guatr-ve-tiroid-nodullerine-ameliyatsiz-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, toplumda sıkça rastlanan guatr ve tiroid nodüllerinin tedavisinde, ameliyat ve genel anestezi gerektirmeyen 'Mikrodalga Ablasyon' ve 'Tiroid Arter Embolizasyonu' yöntemleriyle boyunda iz bırakmadan çözüm sağlanabileceğini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, toplumda oldukça sık görülen guatr ve tiroid (tiroit) bezi nodülleri, çoğu hastada iyi huylu (kanser olmayan) olmasına rağmen büyüdükçe boyunda şişlik, yutma ve nefes alma güçlüğü, ses kısıklığı, baskı hissi ve estetik kaygı gibi şikâyetlere yol açabildiğini ve bu durumda klasik yaklaşım çoğu zaman cerrahi (ameliyatla bezin ya da bir bölümünün alınması) olduğunu belirtti. Küçükay, son yıllarda ameliyat ve genel anestezi gerektirmeyen, iz bırakmayan ve hastanın günlük hayatına kısa sürede dönmesini sağlayan görüntüleme eşliğinde girişimsel yöntemlerin giderek yaygınlaştığından bahsetti.</p>

<h3>'Kesi ve dikiş gerekmez, belirgin bir iz kalmaz.</h3>

<p>Hastanede uygulanan ameliyatsız yöntemler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, Mikrodalga Ablasyon (MWA) ve Tiroid Arter Embolizasyonu (TAE) tekniğinin detaylarını şöyle anlattı:</p>

<p>'ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji bölümünde, uygun hastalarda bu modern tedavilerden ikisi uygulanmaktadır: Mikrodalga Ablasyon ve Tiroid Arter Embolizasyonu. Bölümün bu alandaki çalışmaları, uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanarak literatüre katkı sağlamıştır. İşlem genellikle hasta uyutulmadan lokal anestezi ile yapılır. Kesi ve dikiş gerekmez, belirgin bir iz kalmaz. Sağlıklı tiroid dokusunun korunması hedeflenir. Bu sayede tiroit hormonlarının üretimi çoğu hastada sürdürülebilir. Tiroid Arter Embolizasyonu (TAE) yönteminde ise kasıktan veya koldan girilen ince bir kateter (boru) damar yoluyla tiroid bezini besleyen atardamarlara kadar ilerletilir. Kanlanması azalan guatr zamanla küçülür ve baskı şikâyetleri geriler. Özellikle çok sayıda nodülü olan büyük guatrlarda ve göğüs kafesine doğru uzanan (substernal) guatrlarda bir seçenek olabilir. Her iki yöntem de görüntüleme rehberliğinde, minimal invaziv (en az hasarla) uygulanır. Hastanede kalış süresi kısadır ve hastalar genellikle kısa sürede günlük yaşamlarına döner.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>'Bu tedaviler kimler için uygundur?'</h3>

<p>Her hastanın her yönetimi kullanamayacağını ve işlem öncesinde hastaların yarar ve riskler konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirildiğini belirten Prof Dr. Fahrettin Küçükay, şunları kaydetti:</p>

<p>'Mikrodalga ablasyon ve tiroid arter embolizasyonu, iyi huylu olduğu uygun incelemelerle gösterilmiş tiroid nodülü veya guatrı olan; nodüle/guatra bağlı şikâyetleri (boyunda şişlik, baskı, yutma-nefes güçlüğü, estetik kaygı) bulunan hastalarda bir seçenek olabilir. Tedavi kararı; nodülün/guatrın türü, boyutu, yerleşimi, biyopsi sonuçları, tiroit hormon düzeyleri ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel olarak verilir. Kanser şüphesi taşıyan veya cerrahi gerektiren durumlarda farklı tedaviler önerilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğuna, gerekli muayene ve tetkiklerin ardından hekim karar verir. Tüm girişimsel işlemlerde olduğu gibi bu yöntemlerin de olası riskleri vardır. Guatr veya tiroid nodülü nedeniyle bu tedaviler hakkında bilgi almak isteyen hastalar, ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji bölümüne veya girişimsel radyoloji birimleri bulunan hastanelere başvurabilir. ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji bölümü, görüntüleme rehberliğinde uygulanan minimal invaziv tanı ve tedavi yöntemleri alanında hizmet vermekte; bu kapsamda guatr ve tiroid nodüllerine yönelik ameliyatsız tedavileri de uygun hastalarda uygulamaktadır. Bölümün çalışmaları uluslararası hakemli dergilerde yayımlanarak alanın bilimsel birikimine katkıda bulunmaktadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/guatr-ve-tiroid-nodullerine-ameliyatsiz-cozum</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/iha/guatr-ve-tiroid-nodullerine-ameliyatsiz-cozum.jpg" type="image/jpeg" length="49176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Eskişehir'de sağlıkta ağır mesai aylık 300 saat"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglikta-agir-mesai-aylik-300-saat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglikta-agir-mesai-aylik-300-saat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de sağlık çalışanı yetersizliğine dikkat çeken Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, “Eskişehir'deki bir sağlık çalışanı şehir hastanesi, Yunus Emre veya Osmangazi Üniversitesi'nde bir kişi 1.8 kişi yerine çalışıyor. Yani normal mesaisi 160 saatken her ay 300 saat ortalama çalışan bir sağlık personeli var” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>9 günlük bayram tatilinde Eskişehir’de sağlık çalışanları ağır iş yüküne karşı mücadele verdi. Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Eskişehir’deki sağlık çalışanı yetersizliğine dikkat çekti. Eskişehir’de hasta yoğunluğuna göre sağlık çalışanı sayısının yetersiz olduğunu dile getiren Köksal, sağlık personelinin bu yükü taşımakta zorlandığını kaydetti. Köksal, “Her bayram 9 günlük tatiller, uzun tatiller insanlar için nasıl bir tatil havasında geçiyorsa, çalışanlar için zulüm haline dönüşüyor. Çünkü ne yaparsanız yapın çalışanların üçte biri nöbette oluyor, hastaneler 7/24 çalıştığı için. Sağlık çalışanına bayram yok, arefe yok, kurban yok, bayramlaşma yok. Çünkü ne yaparsa yapsın en az 2 gün çalışmak zorunda bayramda. Eskişehir'de yine tekrarlıyoruz sağlık çalışanı sayısı yetersiz. Bizim her 10 çalışanımızdan 2 tanesi geri hizmette çalışıyor. Bunlardan engelli olanlar, sağlık problemi olanlar, masa başında çalışanlar bu 10 kişiden 2 kişiyi oluşturuyor. Vermiş olduğumuz hizmet Afyon, Kütahya, Bilecik, Eskişehir olmak üzere, bir de Emirdağlı gurbetçiler olduğunda nüfus yoğunluğumuza göre sağlık çalışanı sayısı az. Türkiye'nin her yerinde şehir hastanesi açılırken 300, 500, 1000 tane hemşire ataması yapılırken, Eskişehir'de devlet hastanesinden kalan personel götürüldüğü için bir türlü personel sayımızı gereken sayıya ulaştıramadık. Her dönemde bunu iletiyoruz. Bunun için sayı az olduğundan dolayı çalışan, nöbet tutan, aktif olan sağlık personelinin artık bu yükü taşımakta zorlanıyor. Bunun için de yine bu bayramda hem çalıştılar hem de alın terinin karşılığını alamadılar” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“GENÇLER UMUTLA ATAMAYI BEKLİYOR”</h3>

<p>​Sağlık alanında gençlerin umutlu atama beklediğini aktaran Köksal, Eskişehir’de bir sağlık çalışanın 1.8 kişi kapasitesinde çalıştığını kaydetti. Köksal, “​Sağlık Bakanlığının artık bazı konular üzerinde rakam ve istatistiklerin dışında reel kullanılan personel sayısına bakması lazım. Şu anda şehrimizdeki personel sayısına baktığımızda herhangi bir personel eksikliği gözükmüyor sayısal manada. Ancak personelin yüzde 20'si dışarıda çalıştığından, yüzde20’si masa başında çalıştığından, ana işin dışında çalıştığından dolayı aktif olan sağlık personeli sayısı yetmiyor. Bunun için de acil bir şekilde, dünya ortalamasını yakalayacak şekilde, Avrupa'nın gelişmiş ülkeleri bugün nasıl eleman çalıştırıyorsa sayısal manada, biz de aynı kaliteye ulaşmamız için bir an önce atama yapmamız lazım. Gençler umutla atamayı bekliyor. Bütün her yerde kemer sıkma politikasını uygulayabilirsiniz ama sağlık alanında, özellikle atama kısmında kemer sıkma politikası elinizde mevcut olan sağlık çalışanını artık çalışamaz noktaya getirir. Radikal bir cümle kurayım, Eskişehir'deki bir sağlık çalışanı şehir hastanesi, Yunus Emre veya Osmangazi Üniversitesi'nde bir kişi 1.8 kişi yerine çalışıyor. Yani normal mesaisi 160 saatken her ay 300 saat ortalama çalışan bir sağlık personeli var. Bu personelin ailesine zaman ayırması, bu personelin nitelikli bir şekilde çalışması, bu personelin kendisinin sosyal endikasyon yaşamadan çalışması imkansızdır. Şu anda sağlık çalışanının düşmüş olduğu durum budur. 160 saatlik mesai gerekirken mesai gerekirken 300 saat çalışıyor sağlık çalışanı. Bu da tükenmişlik sendromunu tetikliyor. Bu çok önemli, 160 saat çalışması gereken personel ortalama 300 saat mesai yapıyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sömürü yok. ​Bu durum hem Türkiye geneli hem de Eskişehir'de geçerli. Ortaya çıkan tablo Türkiye ortalaması ve Eskişehir ortalamasıdır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ufuk Azbay</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglikta-agir-mesai-aylik-300-saat</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/06/eskisehir-saglik-sen.png" type="image/jpeg" length="32431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da sağlık dolu yolculuk]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/samsunda-saglik-dolu-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/samsunda-saglik-dolu-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da doğuştan leptin hormonu eksikliği nedeniyle tokluk hissi oluşmayan ve 5 yaşında 90 kiloya kadar çıkan Yağız Bekte, uygulanan tedavi sayesinde 11 yaşında 40 kiloya düştü. Bir dönem yürümekte dahi zorlanan çocuk, bugün yaşıtlarıyla birlikte oyun oynayıp etkinliklere katılabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'un Tekkeköy ilçesinde yaşayan Sedat (44) ve Sevda Bekte (35) çiftinin ikinci çocukları olan 11 yaşındaki Yağız Bekte, doğuştan gelen leptin hormonu eksikliği nedeniyle bebeklik döneminden itibaren hızla kilo aldı. Henüz 1 buçuk yaşındayken 32 kiloya ulaşan Yağız, 2 yaşında 37, 3 yaşında ise 55 kilo oldu. Kilosu 5 yaşında 90'a kadar yükselen çocuk, fazla kiloları nedeniyle bir dönem solunum cihazına bağlanmak zorunda kaldı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı onaylı özel tedaviye alınan Yağız'ın yaşamı, tedavinin olumlu sonuç vermesiyle değişti. 2022 yılından itibaren düzenli şekilde kilo vermeye başlayan Yağız, 11 yaşında 40 kiloya düşerek yaşıtlarıyla aynı boy-kilo indeksine ulaştı. İlk kez arkadaşlarıyla birlikte gezip eğlenebilen Yağız, çeşitli etkinliklere katılmanın mutluluğunu yaşarken, hayatında ilk kez yaşıtları gibi gezip eğlenirken, adrenalin dolu zip coasterda kaymayı da ihmal etmiyor.</p>

<h3>"Eskiden kilolarım nedeniyle yürüyemiyordum"</h3>

<p>Eskiden hastalığı nedeniyle fazla kilolarından dolayı yürüyemediği için yaşıtları gibi etkinliklere katılamadığını ve buna çok üzüldüğünü ifade eden 4. sınıf öğrencisi Yağız Bekte, "Eskiden çok kiloluydum. Şimdi ise gayet iyiyim. Eskiden hiçbir etkinliğe katılamıyordum. Çok kilolu olduğum için yürüyemiyordum. Şimdi kilom gayet iyi. Eskiden arkadaşlarımın yaptığı etkinlikleri yapamıyordum, şimdi ise yapabiliyorum. Bunun için çok mutluyum" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Yağız, arkadaşlarını görünce üzülür ve ağlardı, şimdi tüm parkurlarda oynayabiliyor"</h3>

<p>Yağız'ın yaşıtları ile aynı kiloya gelmesinin hem Yağız hem de kendileri için büyük mutluluk kaynağı olduğunu ifade eden baba Sedat Bekte ise "Yağız çok zor dönemlerden geçti. Çok kiloluydu. Zayıflaması için özel bir tedavi görmesi gerekiyordu ve tedavisini görüyor. Şu anda başarılı bir şekilde zayıflamış durumda. Artık o da yaşıtları gibi etkinliklere katılmaya başladı. Yağız, 11 yaşına girmek üzere. Bu hâllerini görmek güzel bir duygu. Önceden bir yerlere gidemiyorduk, gezemiyorduk. Yağız arkadaşlarını gördüğü zaman hep ağlar ve üzülürdü. ‘Ben niye gidemiyorum?' diye ağlardı. Şimdi onun için büyük bir hediye oldu. Şimdi tüm parkurlarda oynayabiliyor. Yağız'ın tedavisi kontrol amaçlı devam edecek. Yağız, 2022 yılından itibaren sağlıklı bir şekilde kilo veriyor. Bakanlık onaylı tedavisi güzel bir şekilde devam ediyor" diye konuştu.</p>

<p>Doktor kontrolü altında yaşamını sürdüren Yağız Bekte'nin tedavisinin ömür boyu devam edeceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/samsunda-saglik-dolu-yolculuk</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/06/samsunda-saglik-dolu-yolculuk.jpg" type="image/jpeg" length="35394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivrihisar Devlet Hastanesi açıldı]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/sivrihisar-devlet-hastanesi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/sivrihisar-devlet-hastanesi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Sivrihisar Devlet Hastanesi'nin açılış töreni, Sağlık Bakanı Yardımcısı Dr. Yasin Erkoç ve Vali Dr. Erdinç Yılmaz'ın katılımı ile gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Sivrihisar Devlet Hastanesi'nin açılış töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan Sağlık Bakanı Yardımcısı Dr. Yasin Erkoç, "Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Yüzyılı programını başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun bir bileşeni de Sağlıklı Türkiye Yüzyılı. Bunun altında ne var? Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık var. Bu kavramı artık duydunuz. Çünkü 2003'te bizim başlattığımız bir Sağlıkta Dönüşüm vardı, 2024'te bunun koruyan, geliştiren, üreten sağlığa yönelik Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programını oluşturdu. Bu arkada gördüğünüz bina, bir bina değil aslında, bir sağlık kompleksi değil. Bu aslında şu demek: Bu, vatandaşımızın sağlığa daha kolay erişimi demek. Sağlığa daha kaliteli erişimi demek. Sağlığa daha verimli ulaşması demek. Daha sürdürülebilir bir sağlık sistemi demek. Daha ötesi, bu bizim için vatandaşımızın memnuniyeti demek. Bu anlamda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. İnşallah bu hastanemizde vatandaşımızın arzu ettiği en güzel hizmetleri vermek nasip olacak" dedi.</p>

<h3>"Dinamik bir ilçeye tam teşekküllü bir hastane kazandırmak gerekiyordu"</h3>

<p>Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Bugün Eskişehir; Şehir Hastanesi, Yunus Emre Devlet Hastanesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi ve özel hastaneleri ile modern tıbbi donanımı ve güçlü sağlık kadrosuyla yalnızca bölgemizin değil, ülkemizin de en önemli sağlık üslerinden birisidir. Devlet, vatandaşının en zor anında ve hasta yatağında yanında olması beklenendir. İşte bugün de yaptığımız tam da budur. Merkezdeki bu yüksek standardı, en uzak hanemize, en uçtaki vatandaşımıza taşımayı en temel vazife olarak biliyoruz. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu eser, bu hedefimizin en somut göstergesidir. Sivrihisar'ımız, yüz ölçümü ve stratejik konumu itibarıyla Eskişehir'imizin en büyük, en köklü ilçesidir. E-90 ve E-96 karayollarının kesişim noktasındaki Sivrihisar; Akdeniz'i, Marmara'yı, Ege'yi ve İç Anadolu'nun derinliklerini birbirine bağlayan kritik bir kavşaktır. Yalnızca kendi nüfusuna değil, bu geniş havzaya hizmet veren böylesine büyük ve dinamik bir ilçeye tam teşekküllü bir hastane kazandırmak gerekiyordu, tam da gerektiği gibi oldu" şeklinde konuştu.</p>

<h3>"Hastanemizde ayda 11 bin, günde 550'den fazla hastaya şifa olunmakta"</h3>

<p>Bu hastane ile Sivrihisar'ın sağlık altyapısını güçlendirirken, ilçeye çok yönlü bir katma değer sağladıklarını belirten Vali Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Artık Sivrihisarlı hemşehrilerimiz en temel sağlık hakları için kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalmıyor. Sivrihisarlıları il merkezine taşımıyor, nitelikli hizmeti doğrudan hemşerilerimizin ayağına getiriyoruz. Bu yatırımın en büyük talihlileri ise şüphesiz toprağı işleyen, üreten, mahallelerimizde yaşayan çiftçilerimiz ve yaşlılarımızdır. Artık 78 mahallesiyle Sivrihisarlılar, dakikalar içinde bu modern hastaneye ulaşacak; acil durumlarda kaybedilen hayati dakikalar da kazanıma dönüştürecek ve nice canlar zamanında ulaştığı için kurtarılmış olacaktır. 50 yatak kapasitesiyle hizmet veren hastanemiz; gelişmiş tıbbi ekipmanları ve uzman kadrosuyla ilçemizin sağlık altyapısını köklü biçimde güçlendirmektedir. Hastanemizde ayda 11 bin, günde 550'den fazla hastaya şifa olunmakta; ayda 30'dan fazla önemli ameliyat gerçekleştirilmektedir."</p>

<h3>"12 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olan bir sağlık hizmet üssünün açılışını yapacağız"</h3>

<p>İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise "Sivrihisar Devlet Hastanemizin hizmet kapasitesini ve tıbbi hizmet niteliğini bir üst seviyeye çıkarmak için Sayın Bakanımızın takdiriyle, daha önce 43 yataklı D grubu bir hastane olan Sivrihisar Devlet Hastanesi şu an C grubu hastane statüsüne yükselmiştir. Tabii ki bu, bizim için Sivrihisar'daki sağlık hizmetinin niteliğini ve çeşitliliğini arttırmak bağlamından son derece stratejik bir adım olmuştur. Kıymetli konuklar, hastanemizin A bloğu geçen yılın mart ayında hizmete alınmasıyla birlikte, 43 yataklı olan hastanemiz artık 50 yataklı olarak tescil edilmiştir. Hastanemizin B bloğu ise bu yılın şubat ayında hizmete açılmıştır. A bloğu, B bloğu ve müstakil teknik hizmet bürosuyla birlikte şu an 12 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olan bir sağlık hizmet üssünün açılışını yapacağız. Bizler bu binayı açarak aslında verdiğimiz sağlık hizmetinin niteliğini de farklı bir yere evirdik" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hastane, açılış konuşmalarının ardından kurdele kesimiyle hizmete açıldı. Toplu fotoğraf çekimi ile son bulan programa; Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve birçok protokol üyesi de katılım sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/sivrihisar-devlet-hastanesi-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/sivrihisar-devlet-hastanesi-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="21059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nesrin Küçük: “Hastaneler halkındır, satılamaz!"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/nesrin-kucuk-hastaneler-halkindir-satilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/nesrin-kucuk-hastaneler-halkindir-satilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hastaneler Halkındır Platformu adına konuşan Eskişehir Bilecik Tabip Odası Genel Sekreteri Nesrin Küçük, “Sağlık haktır. Hastaneler halkındır, satılamaz. Kamunun malı sermayeye peşkeş çekilemez! Eskişehir’in hastanelerine, sağlık alanlarına ve tarihsel mirasına sahip çıkacağız”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneler Halkındır Platformu İl Sağlık Müdürlüğü önünde Eski Devlet Hastanesi’nin arazisinin ve eski Hava Hastanesi (Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin 2 Eylül Hizmet Binasıbulunduğu alanın) özleştirme kapsamına alınmasına tepki göstermek amacıyla eylem gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eylemde ilk konuşmayı CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü yaptı. Süllü, “Bu hastane GATA ile birlikte tüm Türkiye'de havacılık sektöründe, hava tıbbında, havacılık tıbbında önemli bir yere sahip. Eskişehir'in kültüründe 1920 yılında 4. Kolordu Komutanlığında İstasyon Caddesi'nde kurulmuş hava hastanemiz, arkasındaki bina 1938 yılında temeli atılmış, 48 yılında ise işletmeye açılmış. Sadece yapısıyla değil, içindeki donanımıyla da Türkiye'de sayılı sağlık, sağlık tesislerinden bir tanesi. Bir uçağı andırıyor yukarıdan bakıldığında; gövdesi, kanatları ve başı olan bir yapı. İçinde ise gerçekten havacılık tıbbı için çok önemli donanımlar yer alıyor.</p>

<p>Bütün pilotaj eğitimlerinin verildiği ve yıllardır Eskişehir'de havacılık sektöründe değil, askeri sektörde de büyük öneme sahip bir bina. FETÖ operasyonları sonrasında tüm askeri hastaneler kapatıldı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidarımızda tekrar askeri hastanelerin açılması gerektiğini söylüyoruz. Eskişehir tamamen yaklaşık 1027 yatak kapasitesine sahipken, bakın, yıkılan devlet hastanesi artı işlevsizleştirilen hava hastanesiyle ne yazık ki yatak kapasitesinde düşmesine yol açan bir sağlık döneminde, yani sağlık tesisleri konusunda bir dönem yaşıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“TÜM SAĞLIK TESİSLERİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ”</h3>

<p>Eskişehir’in tüm sağlık tesislerine Eskişehir olarak sahip çıkacaklarını söyleyen Süllü, Eskişehir'in sağlık tesisi kapasitesinin azalmasına izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Süllü, “Ben soru önergelerimle 2018 yılında sorduğumda, eski devlet hastanesinin kesinlikle sağlık tesisi olacağı söylendi. Arkamızda gördüğünüz hava hastanesinin de yine sağlık tesisi olarak devam edeceği söylenmişti.</p>

<p>Şimdi, her zaman olduğu gibi gece yarısı kararlarıyla öncelikle devlet hastanemiz, yıkılan devlet hastanemiz, ardından da hava hastanemiz, özellikle özelleştirme kapsamına alındı. Daha önce devlet hastanesi konusunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak Danıştay'a başvuruda bulunduk. Yine Cumhuriyet Halk Partisi olarak özelleştirme kararlarının, bizim hava hastanemizin de içinde bulunduğu tüm Türkiye'deki özel sağlık tesisi özelleştirme kararları ile ilgili olarak bugün Danıştay'a başvuruda bulunuldu. Bunun da sonucunu bekliyoruz. Ve her, buradan hep birlikte haykırıyoruz: Tüm sağlık tesislerimize Eskişehir olarak sahip çıkacağız. Asla ve asla Eskişehir'in sağlık tesisi kapasitesinin azalmasına izin vermeyeceğiz” dedi.</p>

<h3>“ESKİŞEHİR'İMİZİN SAĞLIK ALANLARINA SAHİP ÇIKACAĞIZ”</h3>

<p>Jale Nur Süllü’nün ardından CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da bir konuşma gerçekleştirdi Arslan, “Hikaye nerede başladı? Hikaye 17 Mart tarihinde Resmi Gazete'deyayınlanan ve toplam o gün için söylüyorum 55 tane sağlık taşınmasının özelleştirme kapsamına alınmasıyla başladı ve Eskişehir'imizin eski devlet hastanesinin olduğu alanda ne yazık ki özelleştirme kapsamına alındı. Buna itiraz sesi yükselttiğimiz zaman öncesinde, sırasında ve sonrasında iktidarın temsilcileri ne dediler? Önce dediler ki, "Hayır biz buraya hastane yapacağız." ve hatta yatak sayısında anlaşamadılar. Yatırım programı yılında da anlaşamadılar, önce 2024 dediler, sonra 2025 dediler, yatak sayısı 700'lerden 800'lerden 590'lara kadar indi ama her seferinde kamuoyuna yalan söyledi. Hastane yapacağız demelerine rağmen özelleştirme kapsamına alındı ve bir itirafta daha bulundular. Dediler ki, "Ya biz de Resmi Gazete'den öğrendik." İşte bunu unutmayın, 17 Mart tarihinin üzerinden tam 2 ay geçti. Sonra 24 Nisan tarihinde ülke genelinde 71 taşınmaz daha özelleştirme kapsamına alındı. Bu kez eski hava hastanemiz, yani Yunus Emre Devlet Hastanemizin 2 Eylül Hizmet Binası, yanı sıra Sivrihisar, yanı sıra Mihalıççık'taki sağlık alanları ve binaları da özelleştirme kapsamına alındı. Bırakın özelleştirmeyi, burası tescilli bir alan, kültürel bir miras. Bırakın özelleştirmeyi, korunması gereken bir alan. Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulumuz, Doktor Kayıhan Pala önderliğinde 17 Mart tarihindeki Resmi Gazete'de alınan kararların yürütmesinin durdurulması ve kararın iptali için geçtiğimiz günlerde Danıştay'a başvurmuştu. 24 Nisan tarihli Resmi Gazete ile alınan kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için de Ankara'da Danıştay'a tekrar başvurumuzu yapıyoruz. Bu kararların iptali için Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem hukuk düzleminde hem mücadele düzleminde sizlerle omuz omuza Eskişehir'imizin, ülkemizin kamusal sağlık haklarına, alanlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<h3>“HASTANELER HALKINDIR SATILAMAZ”</h3>

<p>CHP Eskişehir Milletvekillerinin konuşmalarının sonrasında Hastaneler Halkındır Platformuadına Eskişehir Bilecik Tabip Odası Genel Sekreteri Nesrin Küçük, basın açıklamasını gerçekleştirdi. Yaptığı açıklama ile iktidara yüklenen Küçük, AK Parti iktidarının 25 yılda ülkenin tüm ortak varlıklarını adeta mirasyedi anlayışıyla haraç mezat satışa çıkardığını savundu. Küçük, “Her şeyi para kaynağı olarak gören bu anlayış, halkın en temel hakkı olan sağlığı da 25 yıl önce “Sağlıkta Dönüşüm” adıyla başlattığı piyasalaştırma programıyla alınıp satılır bir metaya dönüştürmüştür. Bugün kamuya ait sağlık tesislerinin satılmak istenmesi de aynı projenin yeni bir perdesidir.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, kamuya ait sağlık tesislerini satarak elde edeceği gelirle yeni sağlık tesisleri yapılacağını iddia etmektedir. Bu gerekçe kabul edilemez, inandırıcı değildir. Eğer gerçekten kaynak aranıyorsa, faize, vergi aflarına, teşviklere, sermaye aktarımlarına ve şehir-şirket hastanelerine ayrılan devasa bütçelere bakılmalıdır. Şehrimizde de olduğu gibi, satılması planlanan taşınmazlar, kentlerin en değerli bölgelerinde yer alan, rant değeri yüksek alanlardır. Kolaylıkla anlaşılacağı üzere, bu satışların temel amaçlarından birinin, belki de asıl amacın, sermayeye yeni rant alanları açmak olduğu açıktır. Bizler, Hastaneler Halkındır Platformu olarak kamuya, halka, bu ülkenin gerçek sahiplerine ait olan bu kıymetli varlıklarımızın satışına asla izin vermeyeceğiz.</p>

<p>Diğer iki taşınmaz ise Sivrihisar’da Ağustos ayında inşaatı tamamlanacak olan Aile Sağlığı Merkezi ile Mihalıççık’taki Gün Sazak Hastanesi’dir. Her biri şehrimiz için ayrı değer taşımaktadır. Hepsi kamunundur. Hepsi halkındır. Satılamaz. Eskişehir-Bilecik Tabip Odası tarafından hukuka taşınmıştır. Ayrıca CHP Genel Merkezi 17 Mart tarihli karar için Danıştay’da dava açmıştır. 24 Nisan tarihli karar için de bugün dava açtığı öğrenmiş bulunuyoruz. Türk Tabipleri Birliği de söz konusu kararları hukuka taşımıştır. Bizler, hukuki mücadeleyi toplumsal mücadeleyle birleştirecek; hastanelerimizi, sağlık alanlarımızı, kamusal varlıklarımızı ve halkın sağlık hakkını sonuna kadar savunacağız. Sağlık haktır. Hastaneler halkındır, satılamaz! Kamunun malı sermayeye peşkeş çekilemez! Eskişehir’in hastanelerine, sağlık alanlarına ve tarihsel mirasına sahip çıkacağız” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ufuk Azbay</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/nesrin-kucuk-hastaneler-halkindir-satilamaz</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/nesrin-kucuk.jpeg" type="image/jpeg" length="19350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Mavi renk yavaş yemenizi sağlar"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/mavi-renk-yavas-yemenizi-saglar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/mavi-renk-yavas-yemenizi-saglar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, mavi rengin beyinde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturduğunu belirterek, sadece tabak rengini maviyle değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın ve kalori alımını yüzde 30 azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Acıbadem Hastanesi'nde Sadece tabak rengini değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın mümkün olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Doğada mavi renkli gıdalar oldukça nadirdir. Evrimsel süreçte insanlar mavi, mor ya da siyah tonları genellikle zehirli veya yenilemez olarak algılamıştır. Bu durum beynimizde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturur" dedi.</p>

<p>Yemek ile tabak arasındaki renk kontrastının porsiyon algısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erden, beyaz tabakta açık renkli bir yemek porsiyonu olduğundan küçük algılanabileceğini ancak mavi tabak, çoğu yemekle yüksek kontrast oluşturarak porsiyonu daha net görmemizi sağlayacağından bahsetti.</p>

<p>Mavi tabağın psikolojik etkileri anlatan Erden, "Mavi renk sakinlik hissi verir ve nabzı yavaşlatır. Bu durum yemek yeme hızını düşürerek daha farkındalıklı beslenmeye yardımcı olur. Hızlı yemek yendiğinde tokluk hissi beyne geç ulaşır, bu da gereğinden fazla kalori alımına neden olur. Bazı araştırmalarda mavi ışık altında yemek yiyen kişilerin kırmızı veya sarı ortamlara göre yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiği gösterilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koyu mavi tabaklar kullanmak, atıştırmalıkları mavi kaselerde sunmak ve ortam ışığını buna göre düzenlemek porsiyon kontrolüne destek olabilir. Kırmızı ve sarı iştahı artırırken, mavi renk doğanın ‘yavaşla ve dikkat et’ mesajıdır. Kilo verme sürecinde küçük çevresel değişiklikler bile önemli farklar oluşturabilir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/mavi-renk-yavas-yemenizi-saglar</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/mavi-renk.jpg" type="image/jpeg" length="95172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Hemşirelerin tükenmesi sağlık sisteminin çökmesidir”]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/hemsirelerin-tukenmesi-saglik-sisteminin-cokmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/hemsirelerin-tukenmesi-saglik-sisteminin-cokmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SES Eskişehir Şubesi, Hemşireler Haftası kapsamında yaptığı açıklamada hemşirelerin ağır çalışma koşullarına dikkat çekerek, “Hemşirelerin tükenmesi sağlık sisteminin çökmesidir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eskişehir Şubesi tarafından Hemşireler Haftası kapsamında gerçekleştirilen basın açıklamasında, hemşirelerin yaşadığı sorunlar ve talepler gündeme taşındı. Açıklamayı SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu adına Şube Sekreteri Gönül Ateş yaptı.</p>

<p>Ateş, 12 Mayıs Hemşireler Günü’nün bir kutlama günü olmadığını belirterek, “Bugün ve hafta bir kutlama günü değildir. Sağlık sistemini temel ve vazgeçilmez bir bileşeni olarak ayakta tutan ama yıllardır görmezden gelinen bir mesleğin sesini yükseltme günüdür” dedi.</p>

<h3>“Hemşireler tükenmişliğe sürükleniyor”</h3>

<p>Türkiye’de hemşirelerin ağır çalışma koşullarına maruz bırakıldığını söyleyen Ateş, “Personel yetersizliği nedeniyle bir hemşireye onlarca hastanın düşürüldüğü çalışma düzenine mahkûm edilmektedir. Uzayan nöbetler, kesintisiz mesailer ve yoğun iş yükü ile tükenmişliğe sürüklenmektedir. Sağlık hizmetinin merkezinde olmalarına rağmen karar mekanizmalarından sistematik olarak dışlanmaktadır. Mesleki sorumlulukları sürekli artarken ekonomik hakları geriletilmektedir. Sağlıkta şiddetin en görünür mağdurlarından biri haline gelmiştir. Liyakatten uzak yönetim anlayışı nedeniyle mesleki saygınlıkları zedelenmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“Hemşireler karar süreçlerinde yer almalı”</h3>

<p>SES’in taleplerini sıralayan Ateş, “Hemşire başına düşen hasta sayısını düşürecek yeterli ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır. İnsanca yaşayacak, emekliliğe yansıyacak ücret ve adil ekonomik haklar sağlanmalıdır. Hemşireler sağlık politikalarının belirlenmesinde karar süreçlerinin asli aktörü olmalıdır” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Nitelikli sağlık sistemi için mücadele ediyoruz”</h3>

<p>Açıklamanın sonunda Ateş, “Hemşirelerin tükenmesi sağlık sisteminin çökmesidir. Bizler yalnızca daha iyi çalışma koşulları değil, nitelikli ve güvenli bir sağlık sistemi için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Şüheda Buse Çimen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/hemsirelerin-tukenmesi-saglik-sisteminin-cokmesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/hemsirelerin-tukenmesi-saglik-sisteminin-cokmesidir.png" type="image/jpeg" length="65184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa Çelik: “İlaca erişim sorunu halk sağlığı sorunudur”]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/mustafa-celik-ilaca-erisim-sorunu-halk-sagligi-sorunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/mustafa-celik-ilaca-erisim-sorunu-halk-sagligi-sorunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eczacıların sorunlarını dile getiren Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik “bütçeden sağlığa ayrılan payın vatandaş lehine artırılması gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz. Bu tablo bizlere ilaca erişim sorununun artık yapısal bir mesele haline geldiğini göstermektedir. Bu ciddi bir halk sağlığı sorunudur” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>14 Mayıs Eczacılar Günü nedeniyle Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik, oda yöneticileri ile birlikte oda binasında açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklama ile eczacıların sorunlarına dikkat çeken Çelik, ilaca erişim sorununun artık yapısal bir mesele haline geldiğini kaydetti.</p>

<p>Çelik, “OECD verilerine göre Türkiye’de sağlık harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içindeki payı yaklaşık %5,3 düzeyindedir. OECD ortalaması ise %9,3 seviyesindedir. Kişi başı ilaç harcamasına bakacak olursak OECD ülkelerinde bu rakam ortalama 570 dolar seviyesindeyken, Türkiye’de son 10 yılın en düşük seviyesi olan yaklaşık 131 dolar düzeyindedir.</p>

<p>OECD ortalamasının oldukça altında kalan bu oranlar, Türkiye’yi OECD ülkeleri arasında son sıralara yerleştirmektedir. Sağlığa ayrılan kaynağın bu seviyelerde olması, doğrudan ilaç politikalarına da yansımaktadır. Son yıllarda özellikle yenilikçi ve yüksek maliyetli yeni nesil ilaçların Türkiye pazarına girişini olumsuz etkilemektedir.</p>

<p>Nitekim küresel ilaç şirketleri, düşük geri ödeme seviyeleri ve kur baskısı nedeniyle Türkiye’den yavaş yavaş çekilmekte veya çok sınırlı sayıda yeni nesil ilaçla Türkiye pazarına girmektedir. Bu durum artık sıkça yaşadığımız bir sorun halini almıştır ve en çok da hastalarımız zarar görmektedir. Avrupa’da yenilikçi ilaçların erişim oranı yaklaşık %46 düzeyindeyken, Türkiye’de bu oran %3 seviyelerine kadar gerilemiştir. Öte yandan TÜİK’in sağlık harcamalarıyla ilgili açıkladığı rakamlara bakacak olursak, 2024 yılında toplam sağlık harcaması bir önceki yıla göre yüzde 89,6 artarak 2,3 trilyon TL’ye yükselmiştir. Ama burada dikkat çekici kısım şudur ki: vatandaşın cebinden yaptığı sağlık harcamaları da 442,3 milyar TL seviyesine çıkmıştır. Yani toplam sağlık harcamaları içinde vatandaşın cepten ödediği tutar artarak neredeyse yüzde 19’a kadar çıkmıştır. Bu nedenle bütçeden sağlığa ayrılan payın vatandaş lehine artırılması gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz. Bu tablo bizlere ilaca erişim sorununun artık yapısal bir mesele haline geldiğini göstermektedir. Bu ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Türk Eczacıları Birliği olarak özellikle vurgulamak isteriz ki; ilaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Zira eczacılar olarak amacımız, bütün hastaların güvenli, etkili ve erişilebilir biçimde ilaçlara ulaşmasını sağlamaktır. Sorunun temel nedeni ilaç fiyatlandırma politikalarının mevcut ekonomik koşullar göz ardı edilerek belirlenmesidir” diye konuştu.</p>

<h3>“UZUN SOLUKLU BİR DEVLET POLİTİKASINA İHTİYAÇ DUYULMAKTADIR”</h3>

<p>Türkiye’de yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesinin artık bir zorunluluk olduğunu kaydeden Çelik, Akademik birikimlerinin yetişmiş insan kaynaklarının ve Ar-Ge kapasitesinin bu üretimi başarıyla gerçekleştirebilecek düzeyde olduğunu söyledi.</p>

<p>Çelik “Ancak bu potansiyelin hayata geçirilmesi için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir. Türk Eczacıları Birliği, 70 yılı aşkın geçmişi ve 55 bin üyesinin gücüyle ilaca güvenli erişimin en önemli teminatlarındandır. Mesleğimiz bugün; artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklar karşısında çok katmanlı bir mücadele vermektedir.</p>

<p>Bu yalnızca mesleki değil, aynı zamanda halk sağlığının geleceğine ilişkin bir mücadeledir. Bu nedenle eczacılık mesleğinin sorunları; günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır.</p>

<p>Türk Eczacıları Birliği; Halk sağlığını, Mesleğimizin bilimsel niteliğini, Eczacının mesleki bağımsızlığını, sürdürülebilirliğini, Vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Hastalarımızın ilaca ve sağlık ürünlerine en doğru danışmanlıkla ve en güvenilir şekilde erişebileceği tek adres eczanelerimizdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eczanelerimizin sunduğu birinci basamak sağlık hizmetinin sürekliliği, ancak ekonomik olarak güçlü ve mesleki bağımsızlığı korunmuş bir eczane yapısıyla mümkündür” sözlerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/mustafa-celik-ilaca-erisim-sorunu-halk-sagligi-sorunudur</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/ilaca-erisim-sorunu-halk-sagligi-sorunudur.png" type="image/jpeg" length="18894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de sağlık personeli krizi büyüyor: "Çark durma noktasında geldi"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-personeli-krizi-buyuyor-cark-durma-noktasinda-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-personeli-krizi-buyuyor-cark-durma-noktasinda-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’deki sağlık personeli ihtiyacına dikkat çeken Genç Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Tolga Çınar, “Sağlık sistemi alarm veriyor. Fedakârlıkla dönen çark durma noktasında geldi. Eskişehir’de sağlık çalışanlarının sesi artık koridorlardan taşıyor. Hastanelerde, acillerde, yoğun bakımlarda, 112 istasyonlarında çalışan sağlık emekçileri uzun süredir aynı yükün altında eziliyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Tolga Çınar, sağlık alanında gerekli atamalarının yapılmadığına dikkat çekti. Sağlık alanında yeterli atamaların yapılmasının neden olduğu sorunlara dikkat çeken Çınar, sağlık çalışanlarının yükün altında ezildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tolga Cinar" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/tolga-cinar.webp" width="1280" /></p>

<p>Çınar, “Sağlık sistemi alarm veriyor. Fedakârlıkla dönen çark durma noktasında geldi. Eskişehir’de sağlık çalışanlarının sesi artık koridorlardan taşıyor. Hastanelerde, acillerde, yoğun bakımlarda, 112 istasyonlarında çalışan sağlık emekçileri uzun süredir aynı yükün altında eziliyor. Her birimde personel eksikliği büyürken, yapılması beklenen alımlar hâlâ gerçekleşmedi. Sistemin ayakta kalmasını sağlayan tek şey ise çalışanların meslek vicdanı ve tükenme pahasına gösterdiği fedakârlık oldu. Bugün birçok sağlık çalışanı sadece kendi işini değil, eksik personelin yükünü de taşımak zorunda bırakılıyor.</p>

<p>Bir hemşire iki kişinin işini yapıyor, bir paramedik dinlenmeden nöbetten nöbete koşuyor, bir sağlık personeli fiziksel ve psikolojik sınırlarını aşarak sistemi ayakta tutmaya çalışıyor. Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir sistem sonsuza kadar fedakârlık sömürüsüyle yürütülemez. Sağlık çalışanlarının yaşadığı tükenmişlik artık gizlenebilir boyutu geçti. Artan iş yükü, mobbing iddiaları, ekonomik zorluklar ve sürekli büyüyen personel açığı; sahadaki çalışanı hem fiziksel hem ruhsal olarak çöküş noktasına sürüklüyor. Özellikle yoğun bakım, acil servis ve kritik birimlerde çalışan personelin omzundaki yük her geçen gün daha da ağırlaşıyor” diye konuştu.</p>

<h3>“HASTA GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR”</h3>

<p>Personel eksikliğinin hasta güvenliğini tehdit eden bir mesele haline geldiğine aktaran Çınar, Eskişehir’de sağlık çalışanlarının artık sorunun çözümü için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Çınar, “En tehlikeli nokta ise şudur. Bu sorun artık sadece çalışanların sorunu olmaktan çıktı.</p>

<p>Personel eksikliği doğrudan hasta güvenliğini tehdit eden bir mesele haline geldi. Yorulan, tükenen ve sayıca yetersiz bırakılan sağlık çalışanından kusursuz hizmet beklemek gerçekçi değildir. Sağlık sistemi insan gücüyle çalışır; insan tükenirse sistem de çöker. Eskişehir’de sağlık çalışanları artık “biraz daha sabredin” cümlesini değil, somut adım görmek istiyor. Yeni personel alımları yapılmalı, çalışma şartları iyileştirilmeli ve sağlık çalışanlarının sesi duyulmalıdır. Çünkü bugün sessiz kalınan her sorun, yarın çok daha büyük krizlere dönüşecektir. Sağlık çalışanlarının fedakârlığı kutsal olabilir; ama hiçbir fedakârlık sınırsız değildir. Bir yük paylaşılırsa hafifler, görmezden gelinirse altında herkes kalır” sözlerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ufuk Azbay</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-personeli-krizi-buyuyor-cark-durma-noktasinda-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/hastane-personel-alimi.webp" type="image/jpeg" length="87323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“ESOGÜ’de çalıştırılan sağlık sistemi hukuksuz”]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-calistirilan-saglik-sistemi-hukuksuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-calistirilan-saglik-sistemi-hukuksuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de sağlık çalışanlarının sayısının yetersiz olduğunu söyleyen Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çalıştırılan sağlık sisteminin hukuksuz olduğunu öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Eskişehir’de sağlık alanında yaşanan sorunlar hakkında önemli açıklamalar yapan Köksal, özellikle sağlık çalışanı sayısının yetersiz olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 4-5 yatağa bir hemşirenin düştüğünü ve çalışma koşullarının ağır olduğunu ifade eden Köksal, Eskişehir’de özel hastanelerin yoğun bakım anlamında devlet hastanelerinin yükünü almadığını belirtti.</p>

<h3>“Şehir Hastanesi’nin yükünü kaldıracak yoğun bakım yok”</h3>

<p>Eskişehir’de Şehir Hastanesi’nin yükünü kaldıracak yoğun bakımın olmadığını söyleyen Köksal, “Bütün ilçelerde bizim tabelamız devlet hastanesi geçiyor, hiçbir hastamız yatmıyor, hiçbir ilçemizde yoğun bakımımız yok bizim. Sadece Çifteler ve Sivrihisar'da var, burada da sadece göstermelik olan yerler yani hizmet anlamında Şehir Hastanesi’nin yükünü alacak bir yoğun bakımımız yok. Eskişehir'de sayısal manada sayımızın yetmediğini ifade etmek istiyoruz. Eskişehir'de belli bir sayıda sağlık çalışanı gözüküyor ama bunun 10 tanesinden iki tanesi nöbet tutamaz ve sağlık sisteminde çalışamaz raporuna sahip. Yani bu sizin otomatikman yüzde 20'lik güç kaybınıza sebep oluyor” dedi.</p>

<h3>“ESOGÜ’de çalıştırılan sağlık sistemi hukuksuz”</h3>

<p>ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşanan sorunlara dikkat çeken Köksal, “Şimdi bugün şehrimizde Osmangazi Üniversitesi hizmet veremeyecek durumdaki sağlık çalışanı sayısıyla buradan İl Sağlık Müdürümüze bir çağrı yapıyoruz. Çalışma koşullarının artık hukuki olarak bağlayıcı düzeyde hata yapıldığını ve göz yumulduğunu beyan ediyoruz buradan.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü Sağlık Müdürlüğüne defaten söylememize rağmen yoğun bakımda, 3’üncü basamak yoğun bakımda bir kural var. İki yatağa yani iki tane hastaya bir hemşire bakma zorunluluğu var. Bu Osmangazi Üniversitesi'nde birim birim dört yatağa bir hemşire, beş yatağa bir hemşire şeklinde çalışılıyor. Osmangazi Üniversitesi'nde çalıştırılan sağlık sistemi hukuksuz.</p>

<p>"YÖK bize bağlı değil, ben ne yapabilirim" diyenlerin iki seçenekleri var: Ya görevlerini bırakacaklar ya Eskişehir'deki sağlık sistemini yönetmekten vazgeçecekler. Çünkü burada bakılan hasta açısından da trajik bir konumda sıkıntı var. Yani bugün sizin hastanıza iki hastaya bir hemşire düşmesi gerekirken böyle bir kritik durumdayız. Burada neyi tetikliyor? Hastane enfeksiyonunu tetikliyor, bakımla yaşanan sorunu tetikliyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/esogude-calistirilan-saglik-sistemi-hukuksuz</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/esogude-calistirilan-saglik-sistemi-hukuksuz.png" type="image/jpeg" length="54064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de gıda zehirlenmesi şüphesi: 3 kişi hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-gida-zehirlenmesi-suphesi-3-kisi-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-gida-zehirlenmesi-suphesi-3-kisi-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de bir işletmede burger yiyen 6 kişiden 3’ü zehirlenerek hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, dün akşam saatlerinde Eskibağlar Mahalesi Zübeyde Hanım Bulvarı üzerinde hizmet veren bir burger restorantında meydana geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre 6 kişilik arkadaş grubu bahse konu işletmeye girerek yemek siparişinde bulundu. Yemeği yiyen gruptan 6 kişiden 3'ü bir süre sonra fenalaştı. Olay yerine ihbar üzerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 şahıs, tedavilerinin ardından taburcu edildi.</p>

<p>Yiyeceklerle alakalı numune alıp inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-gida-zehirlenmesi-suphesi-3-kisi-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/eskisehir-gida-zehirlenmesi.png" type="image/jpeg" length="27051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fibromiyalji doğru yaklaşımlarla kontrol altına alınabilir]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/fibromiyalji-dogru-yaklasimlarla-kontrol-altina-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/fibromiyalji-dogru-yaklasimlarla-kontrol-altina-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Deniz Mutluer, fibromiyaljide beslenmenin yalnızca kilo kontrolü için değil, ağrı yönetimi ve yaşam kalitesinin artırılması açısından da önemli olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fibromiyaljinin yalnızca yaygın kas-iskelet sistemi ağrısıyla sınırlı olmayan, kronik yorgunluk, uyku problemleri ve zihinsel bulanıklık gibi pek çok belirtiyle kendini gösterebilen karmaşık bir sendrom olduğunu ifade eden Dyt. Deniz Mutluer, hastalarda karın ağrısı, şişkinlik ve baş dönmesi gibi şikâyetlerin de görülebileceğini söyledi.</p>

<p>Günümüzde fibromiyaljinin kesin bir tedavisi bulunmasa da doğru yaklaşımlarla semptomların kontrol altına alınabileceğini belirten Mutluer, beslenmenin bu süreçte güçlü bir destekleyici rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Mutluer, özellikle fazla kilo ve obezitenin fibromiyalji semptomlarını belirgin şekilde artırabileceğine dikkat çekerek, "Vücutta artan yağ dokusu, inflamasyonu tetikleyerek ağrı hassasiyetini yükseltebilir ve yaşam kalitesini düşürebilir. Bu nedenle sağlıklı vücut ağırlığını korumak, tedavi sürecinin temel taşlarından biridir" dedi.</p>

<h3>Akdeniz tipi beslenme öne çıkıyor</h3>

<p>Bilimsel çalışmaların, antioksidan ve antiinflamatuar içeriği yüksek beslenme modellerinin fibromiyalji semptomlarını hafifletmede etkili olabileceğini gösterdiğini aktaran Mutluer, Akdeniz tipi beslenme, düşük FODMAP diyeti, glutensiz beslenme ve vejetaryen ağırlıklı yaklaşımların bu noktada öne çıkan modeller arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<h3>Vitamin ve mineral eksikliklerine dikkat</h3>

<p>Günlük beslenmede bazı temel davranış değişikliklerinin büyük önem taşıdığını belirten Mutluer, renkli sebze ve meyveler gibi antioksidan açısından zengin besinlerin, zeytinyağı ve omega-3 gibi sağlıklı yağların, yeterli ve kaliteli protein kaynaklarının ve liften zengin gıdaların beslenme düzeninde yer almasının olumlu sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.</p>

<p>Fibromiyalji hastalarında bazı vitamin ve mineral eksikliklerine de sık rastlandığını dile getiren Mutluer, özellikle D vitamini, magnezyum, çinko ve C vitamini düzeylerinin yeterli olmasının semptomların yönetiminde olumlu katkılar sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Tek bir beslenme modeli yok"</h3>

<p>Fibromiyaljide herkes için geçerli tek bir beslenme modelinin bulunmadığını vurgulayan Mutluer, her bireyin ihtiyaçlarının, yaşam tarzının ve semptomlarının farklı olduğunu belirtti. Mutluer, "Bu nedenle en doğru yaklaşım; kişiye özel, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planı oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Uzman desteği süreci daha güvenli hale getirir</h3>

<p>Beslenme tedavisinin amacının sadece kilo vermek olmadığını belirten Dyt. Deniz Mutluer, beslenme programlarının yaşam kalitesini artırmak, ağrıyı daha yönetilebilir hale getirmek ve genel sağlığı desteklemek için planlanması gerektiğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/fibromiyalji-dogru-yaklasimlarla-kontrol-altina-alinabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/fibromiyalji-dogru-yaklasimlarla-kontrol-altina-alinabilir.png" type="image/jpeg" length="23054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehirliler kullanabilecek: “Güvenilir gıda mobil uygulaması”]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirliler-kullanabilecek-guvenilir-gida-mobil-uygulamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirliler-kullanabilecek-guvenilir-gida-mobil-uygulamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kamu sağlığının korunması ve gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla yürüttüğü denetim çalışmalarına yeni bir hizmet kattı: “Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması” hizmete sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kamu sağlığının korunması ve gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla yürüttüğü denetim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Müdürlüğe bağlı kontrol görevlileri tarafından gerçekleştirilen resmi kontrollerde, tüketicilerin de sürece aktif katılımını sağlamak amacıyla “Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması” hizmete sunuldu.</p>

<p>Hayata geçirilen uygulama sayesinde vatandaşlar, gıda güvenilirliği konusunda doğru ve güncel bilgilere kolaylıkla ulaşabiliyor. Aynı zamanda kamuoyu duyurularını takip edebilen kullanıcılar, karşılaştıkları olumsuzlukları “çek-gönder” özelliği ile hızlı şekilde yetkililere iletebiliyor. Yapılan şikâyet ve ihbarların süreçleri de uygulama üzerinden takip edilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulamanın sunduğu karekod okuma özelliği ile işletmelere ait bilgilere erişim sağlanırken, işletmelerin son denetim tarihleri de görüntülenebiliyor. Böylece tüketicilerin daha bilinçli tercih yapmasına katkı sunulması hedefleniyor.</p>

<p>Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, “Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması”nın denetim süreçlerinde şeffaflığı artıracağını ve toplumsal farkındalığın gelişmesine katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Uygulamaya aşağıdaki bağlantılar üzerinden erişim sağlanabilmektedir:<br />
GooglePlay:<br />
<a href="https://play.google.com/store/apps/details?id=tr.gov.tarimorman.alogida&amp;hl=tr&amp;gl=US&amp;pli=1" rel="nofollow">https://play.google.com/store/apps/details?id=tr.gov.tarimorman.alogida&amp;amp;hl=tr&amp;amp;gl=US</a><br />
App Store:<br />
<a href="https://apps.apple.com/us/app/g%C3%BCveni-li-r-gida/id6535677912" rel="nofollow">https://apps.apple.com/us/app/g%C3%BCveni-li-r-gida/id6535677912</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirliler-kullanabilecek-guvenilir-gida-mobil-uygulamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/eskisehirliler-kullanabilecek-guvenilir-gida-mobil-uygulamasi.webp" type="image/jpeg" length="17851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de sağlık için yürüdüler]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-icin-yuruduler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-icin-yuruduler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı, 10 Mayıs “Sağlık İçin Hareket Et Günü” kapsamında Eskişehir’de yürüyüş düzenledi. Obeziteye karşı farkındalık oluşturulan yürüyüşte vatandaşlara aktif yaşam çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve bulaşıcı olmayan hastalıklara dikkat çekmek amacıyla Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl 10 Mayıs’ta anılan “Sağlık İçin Hareket Et Günü”, Eskişehir’de düzenlenen yürüyüşle karşılık buldu.</p>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarına dikkat çekildi.</p>

<p>Vatandaşları daha aktif bir yaşama teşvik etmek amacıyla düzenlenen yürüyüşe çeşitli kurum ve kuruluşlar da katılım sağladı. Katılımcılar, İl Sağlık Müdürlüğü Ek Hizmet Binası önünde toplanarak belirlenen güzergâh boyunca yürüdü. Etkinlik, yine aynı noktada sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yürüyüş boyunca yapılan bilgilendirmelerde, düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.</p>

<p>Yetkililer, hareketsiz yaşam tarzının özellikle obezite başta olmak üzere birçok kronik hastalığın temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, toplumda farkındalığın artırılmasının önemine işaret etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/eskisehirde-saglik-icin-yuruduler</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/eskisehirde-saglik-icin-yuruduler.png" type="image/jpeg" length="47209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Astım önemli bir halk sağlığı sorunudur"]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/astim-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/astim-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Anadolu Şubesi Başkanı Doç. Dr. Şenay Yılmaz, Dünya Astım Günü dolayısıyla bilgilendirici bir açıklamada bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Anadolu Şubesi Başkanı Doç. Dr. Şenay Yılmaz'ın Dünya Astım Günü açıklaması şöyle:</p>

<p>“Astım, akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen, hava yolu daralmasıyla seyreden kronik bir hastalıktır.</p>

<p>En sık görülen belirtileri; tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürüktür. Astıma doğru tanı koyabilmek için yakınmaların sorgulanmasının yanı sıra solunum fonksiyon testleriyle hava yolu daralmasının gösterilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunmakta ve her yıl 400 binden fazla kişi astıma bağlı nedenlerle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ise her on çocuktan birinin astım hastası olduğu ve bu oranın yaşla birlikte azaldığı; 2024 yılında, 1.300’den fazla ölümün bahse konu hastalık nedeniyle gerçekleştiği bilinmektedir.</p>

<p>Dolayısıyla önemli bir halk sağlığı sorunudur, tanı ve tedavisi konusunda da farkındalık ve bilgi düzeyinin artırılması önemli bir hedef olmalıdır.</p>

<p>Bakanlığımız, her yıl Dünya Astım Günü’nde Türk Toraks Derneği ve Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiği toplum ve sağlık çalışanlarına yönelik farkındalık ve eğitim etkinlikleri ile astım hastalığının kontrol sürecine katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Astım tedavisinin temel amaçları; yakınmaları kontrol altına almak, atakları önlemek ve hastaların günlük aktivitelerini kısıtlılık yaşamadan sürdürebilmelerini sağlamaktır.</p>

<p>Bunun için yalnızca ilaca başlanması yeterli olmayıp nefes açıcı ilaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılması, astımı tetikleyen etkenlerden uzak durulması ve eşlik eden hastalıkların uygun şekilde tedavi edilmesi gerekmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ilaçlar geçici rahatlama sağlarken hastalığın temelindeki hava yolu iltihabını tedavi etmez. Bu nedenle tedavinin temelini kortizon içeren inhaler ilaçlar oluşturur. Bu ilaçların inhalasyon (nefes alma) yoluyla alınarak doğrudan hava yollarına ulaşmaları, daha düşük dozlarla etkili olmalarını ve yan etki risklerinin azalmasını sağlamaktadır.</p>

<p>Astım kontrolünü bozan başlıca nedenler arasında ilaçların düzensiz kullanılması, yanlış inhaler tekniği, solunum yolu enfeksiyonları, alerjenler, sigara dumanı ve çeşitli kimyasal maruziyetler yer alır. Buna karşılık sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, obezite varsa kilo vermek ve yaşanılan ortam havasını temiz tutmak astım kontrolünü destekleyen önemli adımlardır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/astim-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/doc-dr-senay-yilmaz.png" type="image/jpeg" length="22998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Migrenle mücadelede ilk adım: Hastalar önce tetikleyicileri bulmalı]]></title>
      <link>https://www.istikbalgazetesi.com/migrenle-mucadelede-ilk-adim-hastalar-once-tetikleyicileri-bulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.istikbalgazetesi.com/migrenle-mucadelede-ilk-adim-hastalar-once-tetikleyicileri-bulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en kritik aşamanın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları belirlemesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren hastalığının yönetimi, tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebilen, günlük hayatı sekteye uğratan ve doğru tanı konulması gereken bir süreç olduğunu ifade etti.</p>

<h3>'Doğru tanı büyük önem taşıyor'</h3>

<p>Her baş ağrısının migren olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nuray Can Uluğ, tanı sürecinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Uluğ, 'Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı; gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Ayda bir veya iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve kişi sık sık acil servise başvuruyorsa, koruyucu ve daha kapsamlı bir tedavi planlanmalıdır' dedi.</p>

<h3>Migren botoksu ve aşı yöntemi</h3>

<p>Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Dr. Uluğ, halk arasında 'migren aşısı' olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun rutin tedaviler arasına girdiğini ve başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Migrenin sadece ağrıdan ibaret olmadığını; ışığa hassasiyet, kusma ve keyifsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlattı.</p>

<h3>Lodos, açlık ve mayalı gıdalara dikkat</h3>

<p>Atakları tetikleyen çevresel faktörlere karşı hastaları uyaran Dr. Uluğ, son olarak şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Hatta şeker tüketimi ile migren arasında doğrudan bir bağlantı görülebilmektedir. Tedavide asıl amacımız, hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi sorunlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerine yardımcı olmaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.istikbalgazetesi.com/migrenle-mucadelede-ilk-adim-hastalar-once-tetikleyicileri-bulmali</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://istikbalgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/istikbalgazetesi-com/uploads/2026/05/migren.jpg" type="image/jpeg" length="93481"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
