Saadet Partisi aylık olarak gerçekleştirdiği İl Divan Toplantısını Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Toplantıda Saadet Partisi Eskişehir İl Sorumlusu Selim Sait Terzioğlu, basın açıklaması yaptı. Yaptığı açıklama ile Türkiye’de adil bir sistem oluşturulması gerektiğini dile getiren Terzioğlu, alının terinin karşılığının alındığı bir düzenin sağlanması gerektiğini ifade etti.
Ahlakı esas alan adil bir sistem istiyoruz
Terzioğlu, “Fertte, toplumda ve devlet yönetiminde ahlakı esas alan adil bir sistem istiyoruz. Çünkü her sistem kendi alışkanlıklarını topluma taşır. Meclis koridorlarının ahlakı topluma yansır. Yalan söyleyenin kazandığı, doğru söyleyenin bedel ödediği bir düzende doğruluğu korumak zorlaşır. Hakkını arayanın cezalandırıldığı, başkasının hakkına el uzatanın ödüllendirildiği bir düzende adalet duygusu aşınır. Dürüst insanın dürüst kaldığı için kaybetmediği bir Türkiye istiyoruz. Biz bu çarpık düzenin değişmesini istiyoruz. İnsanın dürüst kaldığı için kaybetmediği, hakkını aradığı için cezalandırılmadığı, alın terinin karşılığını alabildiği bir düzen istiyoruz. Böyle bir düzenin kurulabilmesi için de ahlakın hayatın bütün alanlarına yön vermesi gerektiğine inanıyoruz. Bizim ahlak anlayışımızın kaynağı İslam'dır. Ölçümüzü inancımızdan ve Peygamber Efendimizin örnekliğinden alırız. Bu ölçü doğru sözlü olmayı, başkasının hakkını korumayı ve taşıdığımız sorumluluğun gereğini yerine getirmeyi bize öğretir. Fıtratımız ve vicdanımız da bir haksızlık yapıldığında, birinin hakkı yendiğinde veya yalan söylendiğinde rahatsız olur. Fakat düzen bozulunca fıtrat da bu bozulmadan etkilenir. İçinde yaşadığımız çarpık düzen bu yanlışları sürekli teşvik ediyor, hatta ödüllendiriyor ve normalleştiriyorsa insanın yanlışa karşı hassasiyeti aşınmaya başlar. İnsanlar önce yaptığına mazeret bulur. Sonra utanmamaya başlar. Bir süre sonra da aynı yanlışla övünür hale gelir. Hak yemeye işini bilmek, hileye uyanıklık, torpile işini yürütmek denmesi işte bu aşınmanın sonucudur” diye konuştu.
“Adil düzende herkes eşittir''
Adil bir düzende her şeyin şeffaf olacağının altını çizen Terzioğlu, hakkını arayan herkesin hakkını ararken eşit olacağına vurgu yaptı. Terzioğlu, “Bugün biz yanlışın marifet sayıldığı yerde o yanlışı besleyen düzeni değiştirmek, adil sistemi tesis etmek zorundayız. Çünkü biz önce ahlak ve maneviyat ilkesine dayalı olan düzene adil düzen diyoruz. Adil düzenin sağlanması için insanlara bir taraftan dürüst olmayı öğütlerken diğer taraftan da dürüstlüğü koruyan bir düzen kurmamız gerekiyor. Adil düzende her şey şeffaftır. Adil düzende kim servetini nasıl elde etti, nereden buldu; bir göreve kim hangi ölçüyle getirildi; kamu kaynağı kime, hangi gerekçeyle verildi, bu soruların cevabı şeffaftır. Yani bakanın kocasına dezenfektan işi vermemektir. Adil düzende herkes eşittir. Süreçlerin şeffaf olması kadar o süreçlerde herkese aynı ölçünün uygulanması gerekir. Kamu hizmetine erişirken, bir fırsat yaratılırken, mahkeme önünde hakkını ararken herkes eşittir. Kişinin hangi partiden olduğuna, kimin yakını olduğuna, hangi makamı taşıdığına bakılmaz. Hak kişinin gücüne göre büyüyüp küçülmez. Adil düzende herkes hesap verir. Yetkisini kullanan o yetkiyi nasıl kullandığını, kaynak harcayan o kaynağı neye harcadığını açıklar. Sorumluluk üstlenen kişi yaptığı iş kadar ihmal ettiği görevinden de sorumludur. Aynı yanlış biri yaptığında suç sayılıyor, diğeri yaptığında görmezden geliniyorsa hem eşitlik bozulur hem de adalete güven sarsılır. Onun için adil düzende hesap verme sorumluluğu makamın ve gücün dışındadır. Hiçbir makam insanı hesap vermekten muaf tutamaz” şeklinde konuştu.





