Güncel

Saadet Partisi İl Başkanı Bingöl: “Kentsel dönüşüm olmadan şehir depreme hazır olmaz”

Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl, kentsel dönüşüm için hükümet ve belediyelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Merkezi hükümet desteği olmadan kapsamlı dönüşüm mümkün değil” dedi.

Abone Ol

Kentsel dönüşüm yapılabilmesi için hükümetin ve belediyelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getiren Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl “Hükümetlerin desteğini almadan yerel belediyelerin tek başına çok kapsamlı kentsel dönüşüm yapabilmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla bu kentsel dönüşümü yapamazsanız şehri depreme hazır hale getiremezsiniz” dedi.

Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl, 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde Türkiye’nin olası bir depremden az hasar alması için izlenmesi gereken politikaları değerlendirdi. Hükümetin belediyelerin kentsel dönüşüm konusunda birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Bingöl, Eskişehir’de afet riskli alan edilen bölgelere hiçbir çalışma yapılmadığını dile getirdi.

“Türkiye’nin deprem politikasında yetersizlik görüyorum”

Bingöl, “Bu ülkede Doğal Afetler, Tabii Doğal Afetler Bakanlığı kurulmadığı müddetçe bu sorun çözülemez. Bina ve arsa, bina ve arsa ile ilişkileri de netleşmeden Türkiye yine yol alamaz. Bugün Türkiye'nin bu depreme yönelik politikasında yetersizlik görüyorum. Mutlaka bir bakanlık kurulmalı. Dolayısıyla buna yönelik de mutlaka çok riskli binaların mutlaka kentsel dönüşüme tabi tutulması lazım. Bu konuyla ilgili bakanlık 2012 yılında "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi" hakkında bir kanun çıkartmıştı. O kanunla Türkiye'nin 76 alanında riskli alan ilan edilmişti. Üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen bu alanlardan üç tanesinde kentsel dönüşüm sonuç neticeleri alındı. Bir tanesi İstanbul Kadıköy'de halen daha devam ediyor. Bir tanesi yine İstanbul Esenler'de kentsel dönüşüm o risk alanı ilan edilmişti, orada bir çalışma yapıldı. Eskişehir'de de malumunuz şehir merkezini etkileyen, ilgilendiren 8 mahalle 595 dönüm ve öte taraftan Gündoğdu'da 295 dönüm kanun marifetiyle riskli alan ilan edilmişti. Maalesef buralarda hiçbir çalışma yapılamadı. Problem de şuydu. Orada işte bu yetki kimdedir tartışmaları gündeme geldi. Oysa ki kanunun son maddesi yürürlük maddesidir. İş bu kanunu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yürütür diyor. Arkasından da kanun içerisindeki bir bölümde, bir paragrafta diyor ki yerel belediyeler isterse yetki devri alabilir, belediyeler de bu dönüşümü yapabilir diyor. Dolayısıyla merkezi hükümetlerin desteğini almadan yerel belediyelerin tek başına çok kapsamlı kentsel dönüşüm yapabilmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla bu kentsel dönüşümü yapamazsanız şehri depreme hazır hale getiremezsiniz” diye konuştu.

“Tüm milletvekilleri bir araya gelmeli”

Eskişehir’in ikinci derece deprem bölgesi olduğunu aktaran Bingöl, Eskişehir’de dönüşüm yapılabilmesi için tüm milletvekillerinin bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Bingöl, “Eskişehir risk kapsamındadır. Eskişehir'in bir avantajı var. Eskişehir ikinci derece deprem bölgesi. Kanun marifetiyle 6 ilde, birinci derece deprem bölgesi olan illerde "Yarısı Bizden" kampanyasına dahil edildi. Eskişehir bu kampanyaya dahil edilmedi, onu söyleyeyim. Siyasi partiler, tüm milletvekilleri bir araya gelmeli, Eskişehir'in de bu kapsama alınması için mücadele etmelidir. Çünkü Eskişehir'in bu kapsama alınmasının haklı gerekçeleri var. En önemli gerekçe bizim şu an coğrafi olarak bulunduğumuz konum birinci derece deprem illeri ile komşu olmamız. Orada meydana gelebilecek bir depremden Eskişehir de çok farklı etkilenebilir. Türkiye genelinde ikinci derece deprem bölgeleri kapsama girmeyebilir ama Eskişehir'in coğrafi konumundan ötürü mutlaka bu kapsama alınması lazım. Ve bu dönüşümün de olması lazım. Eskişehir'de Yeşiltepe mahallemizde 300 dönümde bir çalışma yapıldı kentsel dönüşüme yönelik. Bunu ben çok kıymetli ve anlamlı gördüm ama orada emsal 2.40 olarak kabul edildi. 3 olmalıydı benim kanaatim, dolayısıyla onun için süreç mahkeme süreçleriyle devam ediyor, şu an itirazlar var. Öbür taraftan Odunpazarı bölgesinde 4 mahallede yine kat artışı yapıldı. Burada o zaman da ben medya aracılığınızla "Bu 4 kat değil de 5 kat olmalıydı, bir dönüşüm daha faydalı olur" dedim. Bugün de tabii söylediklerimiz kısmi olarak itibarı nazarı dikkate alındı. Özellikle Tepebaşı bu çalışmaları yaparken ben de ciddi şekilde destek verdim” şeklinde konuştu.

“Devletin verdiği kira yardımı çok yetersiz”

Kentsel dönüşüm ile ilgili vatandaşları ikna etmenin kolay olmadığını aktaran Bingöl, vatandaşların endişelerinin ortadan kaldırılması gerektiğini dile getirdi. Bingöl, “Kentsel dönüşümün bir sosyolojik boyutu var, psikolojik boyutu var, coğrafi boyutu var, bir de ekonomik boyutu var. Bu dört boyutu birlikte düşünmemiz lazım. İnsanlar yıllarca birikimle sahip oldukları evlerinin, işte dairelerinin her neyse yıkılması sonrasında hangi sorunla karşılaşacaklarını, yeni bir bina yapıldığında ne ödeyebileceği konusunda ciddi endişeleri var. Bu endişelerin ortadan kaldırılması lazım. Ben burada bir inşaat mühendisi ve deprem uzmanı olarak şunu söyleyeyim: Elbette kentsel dönüşüm olmalıdır ama yerel belediyeler şunu yapmalıydı; riskli ilan edilen yerlerde ya da binalarda vatandaş o binasından ayrılıp kirada kalmak durumunda. Devletin verdiği kira yardımı çok yetersiz, kira fiyatları Eskişehir'de çok yüksek. Dolayısıyla bu konuda mutlaka belediyeler Eskişehir'in 3 tane ana aksında; Tepebaşı, Odunpazarı ve şehir merkezinde Konya'nın yaptığı gibi 150'şer tane ya da 200'er tane çok basit ama ekonomik olan daire üretmeliydi” sözlerini kaydetti.