Sağlık sistemi ‘’doktor hasta, ben hasta’’ türküsü söylettiriyor

Abone Ol

Sağlık sistemi ‘’yap-boz tahtası’’ gibi…

Sürekli değiştiriliyor.

Her yapılan değişiklik de ‘’sağlıkta reform’’ olarak sunuluyor.

Yapılan gerçekten ‘’reform’’ olsa en azından sorunlardan bazılarının çözüme kavuşması gerekir.

Ama ne gezer…

‘’Reform’’ diye sunulanlarla çözülen tek bir sorun bile yok.

Tam aksine her yapılan değişiklik yeni sorunların yaratıcısı oluyor.

Sağlık çalışanları son derece şikayetçi…

Yükleri oldukça ağır…

Buna karşılık aldıkları para ağır yükü kaldırmaya değecek kadar değil…

Yükleri çok ağır, karşılığında aldıkları para zorunlu giderlerini karşılamaya bile yetmiyor.

Sürekli feryat ediyorlar.

Ne var ki boşuna…

‘’Mısır’daki sağır sultan’’ tarafından bile duyulan feryatları Ankara’daki iktidar tarafından duyulmuyor.

Daha doğrusu da duymazdan geliniyor.

Sağlık hizmetlerinden hoşnut olan hasta da yok.

Nasıl olsun ki?

Hastalandıklarında doktor karşısına çıkmaları bile çok zor.

Sürekli ‘’çözüldü’’ denilse de randevu sorunu çözülebilmiş değil…

Günler, bazen de haftalar sonrasına zor randevu alınabiliyor.

İş doktor karşısına çıkmakla da bitmiyor.

Tomografi falan istenmeye görsün, aylar sonrasına randevu zor alınıyor.

Hastalar da sürekli feryat ediyor.

Ne yazık ki boşuna…

Dertlerine çözüm getirildiği falan yok.

İşin kötüsü sorunun varlığı kabul edilmiyor.

Sorunları kabullenip çözüm aramak yerine ha bire ‘’şunu yaptık’’, ‘’bunu yaptık’’ diye övünülüyor.

Hastaların en sık uğradıkları yerlerin başında Aile Sağlığı Merkezleri geliyor.

Oralarda var olan sorunlar da çok büyük.

Sürekli yönetmelik değişikliği yapılıyor.

Yapılan değişikliklerin sağladığı en küçük bir yarar yok.

Hekimler için tam anlamıyla ‘’çile’’ içeriyor.

Onun içindir ki ‘’eziyet yönetmeliği’’ olarak tanımlanıyor.

Aile hekimlerinin iş yükü oldukça ağır…

Her yapılan değişiklikle yük biraz daha ağırlaşıyor.

‘’Muayene’’ dışında getirilen ekstra işler var.

Son eklenenlerden birisi de raporlar…

Bazı dönemlerden rapor yazmaktan başlarını kaldıramıyorlar.

Bir de ‘’kota’’ koydular.

İnsanlar, kendi istemleri dışında bir aile hekimine kaydırılıyor.

Nerede oturduğunun falan dikkate alındığı falan yok.

Uluönder Mahallesi’nde oturan bir vatandaş Emek Mahallesi’ndeki bir aile hekimine gönderilebiliyor.

‘’Şaka gibi bir şey’’ ama gerçek…

Yaşlı bir insan Uluönder’den kalkıp Emek Mahallesi’ne nasıl gidecek?

Düşünen yok.

Söylenecek daha çok şey var.

Ama sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.

Büyük ozan Aşık Mahsuni Şerif’in türküsündeki ‘’Doktor hasta, ben hasta’’ dizeleri var ya… Sağlık sisteminin yarattığı sonuçlar tam da öyle…