SAKLI CENNET: "GÜRLEYİK..."

Abone Ol

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak bu hafta bir doğa gezisi düzenledik.


Eskişehir’in içinde olan ama fark edilmeyen bir cennete…


Gürleyik Şelalesi’ne…


Şelaleye doğru giderken böyle bir cennetle karşılaşacağımızı beklemiyorduk.


Gürleyikliler Derneği Başkanı Halit Gürsoy, sürekli mücadele ediyor aslında…


Şelalenin ve çevrenin korunması için, doğal güzelliğini kaybetmemesi için sık sık basın açıklaması yapıyor, tepkilerini ilginç protestolarla duyurmayı da başarıyor.


Faydası oluyor mu?


Mutlaka…


Hatta Gürleyik’in bu güzelliğini korumasında onun mücadelesinin yadsınamayacağını düşünüyorum.


Eskişehir’den yola çıkıyoruz.


Yaklaşık 2 buçuk saat sürüyor.


Epey uzak…


Hatta bir ara gazetecilerle pişman bile oluyoruz, keşke gelmeseydik diye düşünmeden edemiyoruz. 


Önce Tabduk Emre’yi ziyaret ediyoruz, güzel bir köy kahvaltısı yapıyoruz.


Köy havası içimizi açıyor.


Doğal ürünlerle yapılan kahvaltı iyi geliyor.


Kahvaltımıze, sohbetimize eşlik eden ney sesi de…


Tabduk Emre’yi ziyaret ediyoruz.


Nallıhan Belediyesi’ne bağlı olduğu için çok fazla girmeyeceğim o konuya…


Ardından hedefimize yöneliyoruz.


Gürleyik’e…


Yavaş yavaş ilerlerken doğanın içinde her zerresine hayran kalıyoruz köyün...


Halit Gürsoy’un ne için yıllarca mücadele verdiğini yürekten hissediyoruz.


Suyun renginden tutun da içerisindeki yer alan canlılara kadar her birine şahit oluyoruz.


Arkadaşlarımızdan bazıları suya girerek yüzüyor da…


Yüzlerinde memnun bir ifade…


Herkes mutlu…


Böyle bir cennet Eskişehir’de ama fark edilmiyor.


Gerçi insanlar zalimdir, belki de fark edilmemesi böyle cennet yaptı buraları ama…


Sahipsiz kalması üzüyor yine de…


İstenilse burası Eskişehir’in turizm merkezi bile olabilir.


İlgi görebilir, değer görebilir…


Ama hoyrat bir ilgi değil…


Bakım yapılabilir, güzelleştirilebilir doğal dokusuna dokunulmadan…


Özellikle ülkede yaşanan orman yangınlarından, doğal felaketlerden sonra daha çok anlam kazandı böyle yerler…


Sevelim, değer verelim, emek verelim, büyütelim güzellikleri…


Halit Gürsoy gibi mücadele edelim kaybetmeden…


Kaybettikten sonra ağlamaktansa…


Yaşarken yanında duralım cennetin…


Gürleyikli vatandaşların birde ricası var.


Kapalı borulu sulama sisteminden vazgeçilip doğal sulama sistemine geri dönülmesini istiyor.


Mahalleli, “Mahallede açık kanal varken geyikler, kurtlar, kuşlar, tilkiler ve yaban domuzları suyunu içip tekrar Ak Tarla ve Kaklık tepesine çıkıyordu.  Ancak artık kapalı boru sistem olunca yaban domuzları ve geyikler içecek su bulamayınca tarla ve bahçelere zarar veriyorlar. Yağmur yağmadığı için su görevlisi (şırvan) suyu kesiyordu. Yağan yağmur doğal arkın içime girip tarlara ve mahallelere zarar vermiyordu. Ancak mahalleliler yağan yağmurdan da zarar görmeye başladı. Bunun için doğal arkımızı geri istiyoruz. Kapalı borulu sulama sistemini istemiyoruz. Boruların sökülmesini istiyoruz” diyor.


Köylü doğanın yanında…


Onlar diyorsa vardır bir bildikleri…


Halit Gürsoy’a da ufak bir teşekkürü borç biliyorum.


Mücadelene hayran kaldık.


Mücadeleni haklı bulduk.


Varol.