Eskişehir Bilecik Tabip Odası uyardı: "İnsanların ölümüne seyirci kalamayız"

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, CİMSA Çukurhisar’da planlanan maden ocağı kapasite artışının halk sağlığı için ciddi risk oluşturacağını savundu.

Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, CİMSA Çukurhisar’daki maden ocağı kapasite artırımına tepki gösterdi.

Aksaray, “Kalker kil maden ocağının kapasite artırımı talep ediliyor. Orada iki kalker bir kil ocağı var. Zaman içerisinde ÇED gerekli değildir onayları ile birlikte bu ocakların kapasitelerini arttırmış. Şu anda üretim 2 milyon 530 bin ton yılda. 6 milyona çıkartmak istiyorlar. Şu anda işletme alanı 73. 40 hektar, 98 hektar daha artırarak, 171 hektara çıkartmak istiyorlar. Bir hammadde elde etmek istiyorlar neye rağmen halkın çevrenin sağlığına rağmen bunu kabul etmek mümkün değil. Orada çatılar gri, ağaçlar gri, araçların üzeri gri. Bitkiler, doğru düzgün mahsul vermiyor. İnsanlar hasta. Bölgede doğrudan temas kurduğumuz kişiler, bölgede kolan ve akciğer kanserinin artış gösterdiğini önemli sorun olduğunu dile getiriyorlar. Kalker ve kil karmaşık yapılara sahiptir. Bunların içerisinde insan sağlığına zararlı mineraller bulunuyor” şeklinde konuştu.

“Bizim Nefes Alacak Havamız Olmayacak”

15 Ocak’ta gerçekleştirilen halkın bilgilendirme toplantısında sunulan başvuru dosyasındaki eksikliklere dair de değerlendirmelerde bulunan Aksaray, insan sağlığı gözetilmeden kontrolsüz bir madencilik yapıldığını belirtti.

Aksaray, “ Biz Çevresel Etki Değerlendirme başvurusunda 15 Ocak’ta halkın bilgilendirme toplantısının yapıldığı başvuruda çok büyük eksikler olduğunu görüyoruz dosyada. Olmayanlarla halkın bilgilendirme toplantısı yapılmaması kabul edilemez. Halkın gerçek anlamda bilgilenme şansı olamadı. Teknik anlamda olması gerekenler dosyada yok. En önemlisi insan sağlığı için hiçbir veri yok. Türkiye’de maden yasalarındaki değişikliklerle birlikte çok süratle maden ruhsatı izinleri verilir oldu. Türkiye’de neredeyse 2 kilometrekare 1 ruhsat düşüyor. Biz buna vahşi madencilik diyoruz. Burada ülkenin tarımı, yaşam alanları, kültürel varlığı, insan sağlığı gözetilmeden kontrolsüz bir madencilik var ülkenin her tarafında. Eskişehir’in yüzölçümünün yüzde 71’i maden için ruhsatlandırılmış durumdadır. Bizim nefes alacak havamız, tarım yapacak toprağımız, olmayacak” ifadelerini kullandı.

“Mera Orman Tarım Alanları Gidecek”

Ruhsat için talep edilen bölgenin büyük bir kısmının mera özelliği taşıdığını belirten Aksaray, Orman ve tarla vasfı olan alanların var olduğunu kaydetti. Aksaray, “Bir kısmı da hazine arazisi. Mera gidecek. Orman ve tarım alanları gidecek. Orada bir üretim olmayacak. Bu işlem sırasında patlatmalar kazılar sırasında, çok ciddi bir toz salımı olacak. Çok önemli gürültü sorunu olacak. ÇED başvuru dosyasında tesise nakil edilecek deniliyor. Hangi tesise nakil edilecek. Bu başvuruda bunların olması gerekiyor. Sağlık açısından toz kirlilik ile başlıyor, sonra soluyamıyorsunuz. Cildinizde sorunlar oluyor bunlara sürekli maruz kaldığınızı düşünün. Öncelikle akciğer hastalıkları, akciğer kanseri gibi hastalıklara, partiküllerin akciğerde hava baloncuklarında biriktiği hastalıklara neden oluyor. İnsanlar hangi hastalıklarla karşı karşıya kalacaklarını bilmek zorundalar. Yaşanamaz ortamda toplum göç etmek zorunda kalıyor. Bu alan Eskişehir merkezine çok yakın. Küçük partiküller, hakim rüzgarlarla Eskişehir’e ulaşacaktır. Bu dosyada hepsine yer verilmeli. Bunlar hakla paylaşılmalı, süreç şeffaf olarak yürütülmelidir. diye konuştu.

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası, maden kapasite artışıyla ilgili sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.

Güncel Haberleri