11 Ocak’ta gerçekleştirilen Eskişehir Kahveciler Odası seçimi sonucunda oda başkanı değişmişti. Yeni Oda Başkanı Mehmet Karatay, önceki yönetim ile ilgili ciddi iddialarda bulundu.
Karatay, “Mali bilançonun kötü olduğunu biliyorduk; ancak bu kadar büyük bir enkazla karşılaşacağımızı tahmin etmiyorduk. Ancak maalesef, yönetimsel zafiyetler nedeniyle oda işleyemez hâle getirilmiş. Bu durum hem bizi hem de esnafımızı ciddi anlamda üzüyor. Şu anki mali tablo gerçekten iç açıcı değil. Nitekim genel kurulda önceki yönetim ibra edilmedi. Denetim raporları, faaliyetler ve bilançolar ibra edilmediği için Ticaret Bakanlığı mahkeme süreci başlatacak. Biz de gerekli işlemleri yaparak mevcut yönetime karşı üç ayrı dava açtık. Görevi devraldığımızda odanın ciddi borçları vardı. Düğün salonuna 150 bin lira, seçim kuruluna 40 bin lira borç bulunuyordu ve bu borçlar hâlâ duruyor. Ayrıca yıllarca yöneticilik yapan bu kişiler, pandemi döneminde maaş ve huzur haklarını almadıklarını belirterek kendilerini odadan alacaklı göstermişler. Yani oda borç batağındayken, yönetim kurulu alacaklı konumuna geçmiş. Görevi teslim aldığımızda odanın toplam 1 milyon 957 bin lira borcu vardı. Federasyona, bağlı bulunduğu üst birliğe, düğün salonuna ve çeşitli esnafa borçlar mevcut. Buna karşılık kasada 35 bin 500 lira, bankada ise 99 bin 931 lira bulunuyordu. Yani yaklaşık 1 milyon 957 bin lira borca karşılık, yalnızca 135 bin 417 lira nakitle odayı devraldık” diye konuştu.
“Paralar Ortada Yok”
Oda bünyesinde oluşturulan kooperatifin de borçları ile ilgili de açıklamalarda bulunan Karatay, borçlar ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti.
Karatay, “Odanın bünyesinde daha önce bir tüketim kooperatifi bulunuyor. Ancak önceki yönetim, kooperatifi yıllar içinde çalışamaz hâle getirmiş. Kooperatif borçları nedeniyle askıya alınmış durumda. Oysa üyeye çay ve şeker temini bu kooperatif aracılığıyla sağlanıyordu. Zaten odanın doğrudan ticaret yapabilmesi için ya kooperatif ya da şirket yapısına sahip olması gerekiyor. Bu yönetim, 2015 yılında yüzde 100 oda sermayesiyle bir şirket kurmuş ve o tarihten bugüne kadar şirketi işletmiş. Ancak şirket kurulduğu günden bu yana 1 TL dahi vergi borcu ödememiş, aynı şekilde 1 TL SSK primi de yatırılmamış. Bu konularla ilgili gerekli mercilere başvurduk. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk; ayrıca ticaret mahkemesi ve iş mahkemesinde davalar açtık. Toplam borç kalemleri içinde yaklaşık 1 milyon 600 bin liranın yönetime ait alacak olarak gösterildiğini gördük. Bunun yaklaşık 800 bin lirası mevcut başkan ve diğer yöneticilerin huzur haklarından oluşuyor. “Bu alacak nereden kaynaklanıyor?” diye sorduğumuzda, pandemi döneminde maaşlarını alamadıklarını söylediler. Ancak pandemi döneminde esnaftan aidat toplanmış. Esnaf iş yerlerini kapatmışken aidat toplanıyorsa, maaşın neden alınmadığı sorusu ortaya çıkıyor. Üyeye özel bir maddi destek sağlandığına dair kayıtlarda herhangi bir belge yok. Sosyal belediyelerden temin edilen bazı malzemelerin dağıtıldığı görülüyor; ancak yöneticilerin maaşlarından feragat ederek üyeye destek verdiğine dair resmi bir kayıt bulunmuyor. Bu odanın gelirinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Üyeler yıllarca oda kazansın diye kooperatiften alışveriş yaptı. Çayını, şekerini odanın şirketinden temin etti. Ama biriken paralar ortada yok. Bugün geriye bakıyoruz; somut olarak elde kalan hiçbir şey yok” sözlerini kaydetti.