Son günlerde yaşanan kar ve yağmur yağışlarının tarıma olan etkisini Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, değerlendirdi.
Güder, “Dünyada, Türkiye’de, Eskişehir’de de derin bir su krizi yaşıyoruz. Özellikle ülkemiz olarak son 52 yılın en düşük seviyelerinde su. Geçen yıl olarak baktığımızda bir önceki yıla göre yüzde 29 oranında yağış düşmüş. Uzun yıllar ortalaması olarak bakıldığında da yüzde 26 oranında düşüş var. Buradan hareketle Eskişehir olarak baktığımızda şu anda Porsuk Barajı'mızın doluluk oranı yüzde 31 bugün itibarıyla. Porsuk Barajı hepimizin bildiği üzere hem içme suyu kaynağı hem de tarımsal üretimde kullanılan kullanım amacıyla bir kaynak ve burada geçmiş yıllara baktığımızda barajda şu andaki döneme göre dolulukları karşılaştıralım dediğimizde 2018 yılında Porsuk Barajı'mızın doluluk oranı yüzde 60-70'lerdeymiş. Yarı yarıya. Nereden nereye. Arkasından 2025'te yüzde 42-44'lerde bu dönemde şu anda yüzde 31 bugün itibarıyla. Yakın bir zamanda gerek yağmurla gerek karla şehrimizde yağış aldı. Bu yağış tarımsal açıdan yeterli mi denildiğinde yeterli değil şu andaki görüntü. Ancak ilçelerimiz bazında baktığımızda İnönü'den başlıyorum. İnönü'de kar kalınlığı 4-5 santimetre kadar. Biz ziraat mühendisleri ve çiftçilerin istediği toprağın üzerinin, hububat için konuşuyorum, yaklaşık dört parmak olacak şekilde üstünü en az kapatması elzem” diye konuştu.
“Çiftçiyi Desteklemek Gerekli”
Karın toprağı üzerinde kaplanmasının tarıma sağlayacağı faydaları değerlendiren Güder, çiftçilerin damlama sulamaya geçişini desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Güder, “Toprak yüzeyi ile atmosfer arasındaki o ısı değişimi dengesinin olması için kar örtüsü bir yorgan vazifesi görür. Hububatta da soğuklar da oluyor, eksilere düşüyor şu anda. O tabakadan dolayı toprağın sıcaklığı, toprak altındaki hububatın sıcaklığı o dondan etkilenmiyor şu anda. İnönü'de bu sağlanmış durumda, toprak üstünü yüzeyini kapatmış. Şehirlerimizden, şehrimizde devam ettiğimizde Mihalgazi, Sarıcakaya ilçelerimiz bunlar mikroklima iklim özelliği gösterdiği için burada çok büyük sıkıntı yok tarımsal anlamda dondan. Devam ediyoruz Sivrihisar'a gelelim mesela. Sivrihisar'daki ürünlerde kar yağışı var ancak istenen düzeyde değil. Yani toprağı bir İnönü'deki kadar kaplamamış, 1-2 santimetre ancak. Su sınırlı bir kaynak, kıt bir kaynak ve en fazla su da tarımda kullanılıyor. Tarımsal yöntemler olarak bizim damlama, yağmurlama sulamaya artık tam olarak Eskişehir'de geçmemiz gerekiyor ve bu anlamda çiftçinin zaten gücü yok, çiftçiyi desteklemek gerekli. Çiftçiyi desteklemek işi de öncelikle bakanlığa düşüyor. Yerel yönetimler de yapıyor ama burada yüzde 50 hibe desteği mi o yağmurlama ve damlama sulamaya geçiş için ya da banka kredilerinin düşürülmesi şeklinde de olabilir. Onun dışında suyun hasat edilmesi, gri su dediğimiz sulama, tarımda da suyun etkin kullanılması adına şeker pancarı çok su harcıyor hepimiz biliyoruz; mısır, ayçiçeği. Bunların yerine suyu daha az tüketen sorgun gibi, aspir gibi bitkilerin de çiftçilere anlatılması ve çiftçilerin yavaş yavaş uzaklaştırılması lazım” sözlerini kaydetti.