Birer stereotip olarak

İlk bakışta toplumda şekillendiğini kabulleniverdiğimiz insanın karakterinin oluşumu konusunda yapılan araştırmalar, bedenin anne rahminde oluşması ile biçimlenmeye başladığını ifade ediyor.

Bazı olaylar, insanın karakterinin en az sosyal kültür kadar genetik özelliklerle belirlendiğine işaret ediyor. İlk bakışta toplumda şekillendiğini kabulleniverdiğimiz insanın karakterinin oluşumu konusunda yapılan araştırmalar, bedenin anne rahminde oluşması ile biçimlenmeye başladığını ifade ediyor. Bu oluşumda bebeklik ve çocukluk süreçlerinin de önemli ve kalıcı etkileri var.

İlerleyen yıllarda yaşanan olumlu ve olumsuz olaylar insan karakterini bir özellikler manzumesine dönüştürüyor; aralarında bazıları olumsuz olabilen kalıcı karakter özellikleri yaratıyor. Daha sonra farkındalıkla, bilinçle ya da destek alarak insanın ruhsal yapısında değişimler sağlanması kısmen mümkün olabiliyor. Olumlu olmak, –kolay olmasa da– her yaş ve deneyim döneminde öğrenilebilir bir özellik…

Olaylara ve kişilere farklı açılardan bakabilmeyi başarmak önemli ki, bu başarı, öncelikle niyetle ilgili bir şey… Önyargılarımız, korkularımız, alışkanlıklarımız, tembelliğimiz ve kolaycılıklarımız genelde bizi sabit tanımlı bir yaşam anlayışına kilitlerler. Diğer yandan olumlu veya olumsuz; yaşadığımız olaylara, deneyimlere birer ders olarak bakıp onlardan yaşam düsturları çıkarmayı denemek, bize farklı bakabilme yeteneğini kazandırır. Böylece yaşama karşı daha bilinçli biçimde zihnimizi olumlu yönde kurgulama imkânına sahip oluruz.

İnsan, yalnız çevresiyle iletişim kurmaz. Özellikle yalnız kaldığında, kendiyle iç konuşmalar yapmayanımız yok gibidir. Bu iç iletişim anlarında o gün gelişen olayları, çözmemiz gereken sorunları zihnimizde gözden geçiririz. İç konuşmada önemli olan, bu iletişimden olumluluklar üretip kendimizi sağlıklı bir yola sevk edebilmektedir. Kendimizle olan bitmez tükenmez, dağınık ve negatif iletişimi dışlayıp sağlıklı iç konuşmalar yapabildiğimizde bunun yaşamımızın her anına ve noktasına olumlu yansıdığını neşeyle gözlemleriz. Doğru iç konuşmalar, zihinsel ve duygusal sorunlardan kurtulmamızı sağlar.

Değişim ciddi bir süreçtir. İnsanın kendi değişimi için zaman ayırması gerekir. Bu seçimin bilinçli olarak yapılması bize sorun çözme işlerinde deneyim kazandırır. Örneğin her sabah o günü nasıl daha olumlu kılabileceğiniz üzerinde birkaç dakika düşünüp akıl yürütmenin yararlarını tüm günü keyifle geçirerek yaşayabilirsiniz. Bunun aksi de doğru kabul edilebilir; olumsuz kurgularla başlayan bir gün muhtemelen sevimsiz olaylara gebe olabilecektir. Negatif bakış, yansıtma etkisi yaparak negatif sonuçlar getirir. Sabah saatlerinde o günü olumlu yaşamaya hazırlanmak için ayrılan bir dakika, size neşeli, enerjili, eğlenceli ve başarılı bir tam gün olarak döner.

Her birimizin alışılmış, ezbere kodlanmış davranışları var. Öyle ki, çoğu zaman bir durum karşısında ezberlemiş gibi tepki veriyoruz. Hatta bu, bizim için bir davranış modeli haline gelmiş olabiliyor. Bu modeli değiştirmek üzere önce onu fark etmemiz, sonra sorgulamamız, uzunca bir süredir çözemediğimiz sorun ve sıkıntıların aşılmasıiçin bir başlangıç noktası olabilir.

Bunu başlatmak için alışılmış düşünme ve davranma şeklimizi gözden geçirmek amacıyla birkaç dakika ayırabiliriz. Örneğin artık kendimizi, her zaman yaptığımız gibi olumsuzlukla eleştirerek, beğenmeyerek ve kötüleyerek değil, belki biraz şımartarak, kendimize biraz pozitif imtiyaz tanımayı deneyerek başlayabiliriz. İnsan, abartmamak koşuluyla, kendisini sevmeli ve kendisi için bir şeyler yapmalıdır.

Yaşamımızı çekilmez kılan unsurlar arasında geçmişte yaşadıklarımızla ilgili pişmanlıklar önemli bir yer tutar. Çoğu durumda bu olumsuzluklara ah vah etmekten bugünü yaşamayı başaramayız. Bugünü yitirmek ise devamında yarını da kaybetmek anlamına gelir. En kısa sürede geçmişteki pişmanlıklar ile hesaplaşmamızı bitirip bugünü yaşamaya ve olumlu olmasını dilediğimiz bir geleceğe hazırlanmaya başlayabiliriz. Bütün mesele, kişinin kendini iyileştirme ve geliştirme süreçlerinde kendisinin –ve kuşkusuz, kendi yaşamının– öznesi olabilmesi…

Güncel Haberleri