Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün, kamera karş?s?nda rahat,düş gücü gelişkin bir kad?n oyuncu ar?yordu. Gazeteye ilan vererek adaylar? davet etmişti. Gün boyu peş peşe girdiği mülakatlardan yorgundu. O, kendine yeni bir kahve koyarken, s?radaki oyuncu aday?n? içeri ald?lar.Al?ml? genç k?z, yüzünde merakl? bir tebessümle deneme kameras?n?n karş?s?na oturdu ve yönetmenle sohbete başlad?.
Ad? Emile Muller'di. K?sa hasb?halden sonra yönetmen değişik bir şey denemiş olmak için "Çantan?z? aç?p bana içindekileri birer birer anlat?r m?s?n?z?" dedi.
Genç k?z arkadaki çantaya uzand?. Fermuar?n? açt?. Önce eline gelen iri k?rm?z? elmay? ç?kar?p anlatt?: "Bu elmay? sabah tezgah baş?nda meyvelerini parlat?rken gördüğüm manav hediye etti. Çok iştahl? bakm?ş olmal?y?m." Sonra bir kitap ç?kard?.
Henüz kitab?n ilk sayfalar?nda olduğunu ve okuduğu sat?rlardan çok etkilendiğini anlatt?. Roman?n baş kahraman?n?n dalaverelerinden söz etti.
Ard?ndan bir gazete ç?kard?:İş aran?yor ilan?n? orada okumuştu. Listede, başvuracağ? başka işler de vard?.
Sonra makyaj çantas?, ajandas? ve not defteri... Yönetmen, bu sonuncudan rasgele bir sayfa çevirip okumas?n? isteyince defteri aç?p mahcup bir edayla okudu genç k?z... Özel duygulard? okuduklar?...
Derken çantan?n gizli bölmesine att? elini... Oradan iki fotoğraf ç?kard?. Biri uyuyan genç bir adam fotoğraf?yd?: "Sevgilim" diye aç?klad?:
"Fotoğraf çektirmeyi hiç sevmez de...
Ancak uykudayken çekebiliyorum fotoğraf?n?..." İkinci fotoğraf?n annesinin evlenmeden önceki hali olduğunu söyledi. O halini şimdikinden daha çok seviyordu. Genç k?z?n, çantadan ç?kar?p büyük doğall?kla anlatt?ğ? her bir nesne, bir yap bozun parçalar? gibi onun hayat?ndan kesitler sunuyordu. Bu oyun, 15 dakika kadar sürdü.
Sonunda yönetmen Emile'e teşekkür etti. Ç?karken kap?daki görevliye telefonunu b?rakmas?n? söyledi. "Arkadaşlar gelecek hafta sizi arar" dedi.
Emile ç?karken, yönetmenin asistan? girdi içeri... D?şar?da bekleyen daha pek çok aday vard?.
Yönetmen gerindi. K?sa bir mola vermek istediğini söyledi. Hala arad?ğ?n? bulamam?şt?. Yeni bir kahve doldururken karş?s?ndaki sandalyeye as?l? çantaya ilişti gözü...
Biraz önce içindekilerin birer birer anlat?ld?ğ? çantayd? bu... Telaşla asistan?n? uyard?: "Giden k?z çantas?n? unutmuş, hemen koşup yetiştirsene..." Asistan k?z sandalyeye bakt? ve "Yoo... O benim çantam" dedi. Yönetmen, koltuğundan ok gibi f?rlay?p kap?ya seğirtti. Arad?ğ? oyuncuyu bulmuştu.
***
20 dakikal?k bu siyah - beyaz Frans?z filmini geçen hafta, 10. Avrupa Filmleri Festivali'nde izledim. K?sa filmin ad?, filmdeki k?z?n ad?yd?:
"Emile Muller"
Yönetmeni:Yvon Marciano...
Konusu:
"Hiçbir güç, düş gücü kadar güçlü değildir."
CAN DÜNDAR
ÇANTA
Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün, kamera karş?s?nda rahat,düş gücü gelişkin bir kad?n oyuncu ar?yordu. Gazeteye ilan vererek adaylar? davet etmişti. Gün boyu peş peşe girdiği mülakatlardan yorgundu. O, kendine yeni...