-Tarihi Odunpazarı bölgesinde küçük de olsa bir meydan vardı.
Düzenleme yaptılar.
Şimdi o küçük meydan da yok.
Yol oldu tamamı.
-İstasyon, yani Gar önünde küçük de olsa bir meydan vardı.
Düzenleme yaptı DDY.
Yarısını kapatıverdi.
Hem de ne için biliyor musunuz?
Kendi personelinin araçlarını koyabilecek bir otopark yapmak için.
-Hava Şehitliği önünde minicik de olsa bir meydan vardı.
Arada sırada törenler yapılır, insanların toplanma yeri olarak kullanılırdı.
Düzenleme yaptılar.
Tamamı otopark oldu.
Şimdi Belediye bu otoparktan para kazanıyor.
-Şimdiki Kentpark'ın olduğu o büyük alan için düzenleme yapılmıştı bir zamanlar.
TOKİ oraya 600'ün üzerinde konut yapacaktı.
Projesi bile hazırlandı.
Neyse ki Eskişehir'i seven çevreciler varmış ki, mahkemeye gidip engellediler projeyi.
Eğer yargı "Dur" demeseydi, şimdi o parkın yerinde 600 konut olacaktı.
Eskişehir'de benzeri örnekleri daha da çoğaltmak mümkün sanırız.
Şimdi...
Uzun tartışmalar neticesinde Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansına devredilen ve yıkılarak, yerine koskoca bir meydan yapılmasına karar verilen mevcut Atatürk Stadyumu ile ilgili hissedilen bir endişe var.
Endişeyi yaşayanlar "Her ne kadar burası için meydan yapılma kararı alınmış olsa da, bir gün gelir birileri bu meydanın etrafına bir şeyler kondurur. Ondan sonra gelenler de, 'diğeri nasıl olsa yapmış' diyerek, meydanın sağına soluna yapıları bir bir dizer" diye düşünüyor.
Ardından da:
-"Eğer ilerde böyle olacaksa, mevcut stadyum hiç yıkılmasın, Eskişehirli bu yapıdan bir şekilde faydalanır" diye görüş belirtiyor.
Ama sen misin bunu söyleyen?
Hemen reaksiyon geliyor hükümet cephesinin Eskişehir'deki unsurlarından...
-"Bakın meydan istediler. Biz de meydan yapmaya karar verdik. Şimdi kalkıp 'Stadyum yıkılmasın diyorlar' Bunlara da yaranılmıyor kardeşim!" çıkışları geliyor.
Aslında söylenecek çok söz yok.
-Stadyum yerine meydan yapılmasını isteyenlerin karar değiştirdiği falan diye bir şey söz konusu değil.
-Bu işin hükümet tarafından yapılacağından da kimse gocunmuyor.
Endişe sadece, bugün verilen sözlerin yarın tutulup tutulmayacağıyla ilgili.
Sonuç olarak:
Eskişehirliler, verilen sözlere ve sözü verenlere güvenmiyor, o kadar.
Bunun da kabahati şüphe duyan Eskişehirlilerde değil, Onlara bugüne kadar verdikleri sözleri tutmayarak şüphe duymalarını alışkanlık haline getirenlerde galiba...
Son söz:
Eğer stadyum yıkılacak ve alanın tamamı meydan olacaksa, eyvallah.
Yapandan Allah razı olsun.
Ancak...
Birileri "Meydan sözü verdik ve burayı meydan yaptık. Bir kısmına da olsa, üzerinde tasarruf kullanma hakkımız var" diyerek, bu meydanın içine ve çevresine bir takım binalar dikip, böylece etraflarındaki insanlara bazı avantajlar sağlamayı kendileri için hak görenler varsa, bırakın Stadyum gerçekten bu haliyle kalsın.
Çünkü...
Yukarıda da örneklerini verdiğimiz üzere, Eskişehir'de küçük de olsa ne kadar meydan varsa, yapılan her düzenleme adı altında yapılan müdahalelerle elden gidiverdi.
......
Güvenli yolculuk...
CHP Milletvekili bugün Başbakan Erdoğan tarafından hizmete sokulacak olan İstanbul-Ankara arası Yüksek hızlı Tren seferleri için bir açıklama yapmış.
Bu açılışın, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yapılması için işin aceleye getirildiğini söylemiş önce.
Ardından da.
-"Trenin hızının 250 kilometre olması mümkün değil, 120'ye inecek. Dilovası'nda Köseköy ile Gebze arasında sinyalizasyon tam olarak sağlanmış değil. Ankara-Eskişehir arasında uluslararası sertifikasyon alınmış, Eskişehir-Gebze arası için alınmadı. Açılışın alelacele Cumhurbaşkanlığı seçimine endeksli tarihe denk getirilmesi beni kaygılandırıyor. Tekrar Pamukova faciası yaşanmasını istemiyorum." Demiş.
İstanbul-Ankara arasının 3,5 saate inecek olması çok güzel.
Eskişehir İstanbul arasının da 2 Saat 20 Dakikaya kısalacak olması da bu kent için mükemmel bir durum.
Ancak...
İşin bir de güvenli yolculuk kısmı var.
Umarız, bu konuda gerekli her türlü tedbir alınmış ve bu alınan tedbirlerin ardından bu açılış planlanmıştır.
......
Bir an olsun yalnız bırakmıyor
Ekmeleddin İhsanoğlu Çatı aday olarak ilan edildikten hemen sonra CHP ve MHP, İhsanoğlu'nun partiler arası koordinasyon kuruluna isim belirledi.
CHP, bu ismi Genel başkan yardımcısı Erdoğan Toprak olarak belirlerken, MHP ise Eskişehir milletvekili Ruhsar Demirel'i bu kurulun başına verdi.
İşte o günden bu yana Ruhsar Demirel, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu yalnız bırakmıyor.
Özellikle İhsanoğlu'nun seçim çalışmaları kapsamında MHP ile ilgili düzenlenen etkinliklerini organize eden Ruhsar Demirel, bu etkinliklerde bir an olsun Çatı Aday Ekmeleddin İhsanoğlu'nun yanından ayrılmıyor.
......
BİRAZ DA GÜLMEK LAZIM
Pazar günkü ayinin sonunda, rahip her zamanki gibi pazar sohbetini yaptı ve konuşmasını şu soruyla bitirdi:
- Demek ki, Rabbim adına ne yapmamız lazım, düşmanlarımızı affetmemiz lazım. Öyleyse, bu sohbetimiz ardından, aranızdan kaçı düşmanlarını affetti?
Cemaatin %80'i ellerini kaldırdı. Rahip, sorusunu yineledi... Bu kez hepsinin elleri havadaydı, yukarıdaki yaşlı teyze hariç...
Rahip sordu:
- Mrs. Neely? Hayırdır? Düşmanlarınızı affetmek size bu kadar mı zül geliyor?
Mrs. Neel titrek ve son derece şeker haliyle:
- Düşmanım yok ki!!!
Cemaatten uğultular, şaşkınlık ifadeleri yükseldi. Rahip devam etti:
- Ooo bu gerçekten inanılmaz güzel bir şey!!! Kaç yaşındasınız Mrs. Neely?
- 98!
Cemaat ayağa kalkmış, gözyaşları içinde onu alkışlıyordu...
- Mrs Neely, lütfen, şöyle yanıma gelir misiniz? Lütfen yavaş! Yavaş.. Aman dikkat... Hah! Şimdi, cemaate dönelim... Evveeett! Lütfen buradaki müminlerimize bu işin sırrını söyler misiniz? Nasıl oluyor da insanın 98 yıl gibi uzun bir ömür de hiç düşmanı olmuyor?
Yaşlı kadın küçük ve titrek adımlarla rahibe sırtını döndü, cemaate baktı:
- Öldü...Hepsi öldü şırfıntıların!
Eskişehirlilerin her olayda endişe duyması acaba kimin kabahati?
-Tarihi Odunpazarı bölgesinde küçük de olsa bir meydan vardı.Düzenleme yaptılar.Şimdi o küçük meydan da yok.Yol oldu tamamı.-İstasyon, yani Gar önünde küçük de olsa bir meydan vardı.Düzenleme yaptı DDY.Yarısını kapatıverdi.Hem...