Hatipoğlu’nu doğru anlama

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesi ile basına verdiği kahvaltıda söyledikleriyle, kent gündemine bomba gibi düştü.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesi ile basına verdiği kahvaltıda söyledikleriyle, kent gündemine bomba gibi düştü.

Hatipoğlu’nun Tepebaşı Belediyesi ile ilgili söylediklerini gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni, sevgili ağabeyim Vedat Celal Alp yazdı. Bu konuda daha fazla söz söylemeye, yorum yapmaya gerek yok. Zaten iki taraflı bir atışma var ortada. Bırakalım taraflar kozlarını paylaşsın.

Gelelim Nebi Bey’in gündem yaratan başka bir açıklamasına…

Ben kahvaltı programında yoktum. Sağ olsun Nebi Bey herkesi davet etti ancak; şahsi programlarım nedeniyle katılamadım. Bana toplantıya katılan dostlarımın aktardığı bir detayı sizlere anlatmak ve Hatipoğlu’nu pek çok kişinin doğru anlamadığını ifade etmek istedim.

Evet, Nebi Hatipoğlu merkez ilçelerimizden biri olan Odunpazarı’nı bölerek bir yeni merkez ilçe kurulması gerektiğini açıkladı. Düşüncesi bu yönde. “Odunpazarı çok büyüdü, büyümeye de devam ediyor, burayı ikiye bölmek ve merkezi üç ilçeli hale getirmek bana mantıklı geliyor.” diyor.

Fakat pek çok kişinin anlamadığı veya atladığı nokta şu…

Hatipoğlu diyor ki;

“Odunpazarı’nda bu yönde bir pilot çalışma yapılıyordu. Zaten böyle bir proje vardı. Gelin biz bu projeyi hayata geçirelim.”

Ama herkes, “Odunpazarı’nı Nebi Bey ikiye bölmek istiyor. Seçimle alamadığı yeri bölerek alacak.” anlıyor.

Aslında öyle bir şey demiyor. Nebi Bey’in içinde herkesin anladığı gibi bir niyet varsa elbet bilemem.

Ama şunu da söylemek isterim ki olaya objektif baktığımızda Nebi Bey, bu yapılacak pilot çalışmayı hayata geçirelim. Artık merkezin iki ilçe olarak kalması yeterli değil görüşünü savunuyor.

Tabii ki Emek, 71 Evler gibi hem büyük hem de AK Partili seçmenlerin yoğun olduğu bölgelere kurulacak yeni bir ilçe ister istemez AK Parti için Eskişehir’de yeni bir umut olacak. Bunu inkar etmenin anlamı yok, kabul. Ama öküz altında buzağı aramaya gerek yok, Nebi Bey’in söylemlerini yanlış anlamanın manası yok.

Zaten böyle bir uygulama ol deyince olacak bir şey de değil.

Nebi Hatipoğlu’nu yanlış anlıyoruz, doğru anlamıyoruz kısmını geriye bırakırsak ben öncelikle şu soruyu sormak isterim…

Bunun planlaması yapıldı mı?

Çünkü yanlış hatırlamıyorsam 2010’da yapılan pilot çalışmayı Valilik, ilgili bakanlığa sunmuş ama kabul görmemişti.

Bizim elimizde ciddi bir fizibilite çalışması var mı yoksa Hatipoğlu hamasi bir söylem mi yapıyor?

Tartışmamız, üzerine düşünmemiz gereken nokta bu. Affedersiniz saçma ayrıntılara takılıp asıl meseleye odaklanamama hastalığı var bizde.

Şunu da açıkça belirteyim…

Bölünme ne Odunpazarı’nın ne de yılların siyasetçisi, yılların başkanı Kazım Kurt’un itibarına zarar veremez.

Üçüncü ilçe meselesinde Kazım Bey’i durduk yere taraf yapmanın da anlamı yok diye düşünüyorum.

Yeniden asıl meseleye dönersek Eskişehir’in üçüncü ilçe adımını atması için bir plan yoksa acil hazırlanmalı.

Bu planlar öncelikle kentin karar vericilerinin ortak aklıyla yeniden değerlendirilmeli.

Sonrasında halkın da anlayacağı şekilde kamuoyuna anlatılmalı.

Hatta gerekiyorsa vatandaşa sorulmalı. Referandum yapılmalı.

Üçüncü ilçe Eskişehir’e iyi gelecekse neden yapılmasın?

Doğru planlar ile yapılacak ve gerçekten şehri ferahlatacaksa neden yapılmasın?

Ama elbette öncelikle somut veriler önümüze koyulmalı.

Yoksa bu işler hamasi bir söylem olmaktan öteye geçmiyor. 2010’da gördüğümüz gibi…

Herkese keyifli bir gün diliyorum. Sevgiyle kalın…

Siyaset Haberleri