Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP İl Binasında bir toplantı gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen toplantıda konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, emekliler için TBMM’de başlattıkları nöbet ile ilgili değerlendirmelerde bulunurken 1 yıl içinde basın kuruluşlarının ve gazetecilerin karşı karşıya kaldığı baskılara da dikkat çekti.
Çakırözer, “Bizler de her gün 20 milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu maaşlar düzelene kadar nöbet tutma kararı aldık. iktidar partisi Türkiye Büyük Millet Meclisine bir torba kanun getirdi. İktidar partisinin sözcüsü en düşük emekli maaşını 20.000 TL’ye çıkarttıklarını ve bunu da sosyal devlet olmanın bir gereği gibi sunduklarını açıkladı. Bunu bizim ve milyonlarca emeklinin kabul etmesi mümkün değildir. Öncelikle en düşük maaş alan 4.900.000 emekliyi, yani 18.000 TL'ye yükseltilen maaşı şimdi 20.000 TL'ye yükselttiklerinde bu sorunun ortadan kalkacağını düşünüyorlar. Bu sorun kesinlikle ortadan kalkmaz. Yapılması gereken iki şey vardır: En düşük emekli maaşını asgari ücrete endekslemek. Asgari ücreti de açıkladıkları gibi 28.000 TL değil, enflasyonun gerektirdiği şekilde en az 39.000 TL olarak belirlemek gerekir. Sadece en düşük emekli maaşını düzenlemek yetmiyor, bütün maaşların artması gerekiyor. Şu anda yapılan sadece 4.900.000 kişinin maaşını 20.000 TL’ye yükseltmektir. Ancak bunun biraz üzerinde maaş alan emekli maaşlarına bir düzenleme yapılmayacak. Oysa onlar da açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyorlar” ifadelerini kullandı.
“39 Gazeteci Tutuklandı”
Tutuklanan gazeteciler ve basına yönelik baskılara da dikkat çeken Çakırözer, Türkiye'nin en büyük medya patronunun hükümet olduğunu kaydetti. Çakırözer, “39 gazeteci tutuklandı Gazeteci meslektaşımız Furkan Karabay 201 gün, Ercüment Akdeniz 247 gün, Elif Akkuş 101 gün ve Yıldız Tar 102 gün cezaevinde kaldı. Fatih Altaylı, olmayacak bir şeyden, yaptığı yorumla Cumhurbaşkanı'nı fiili bir şekilde tehdit ettiği sayılarak 190 gün özgürlüğünden mahrum bırakıldı. Bununla da yetinilmedi ve 42 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yine Cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun basın açıklamasında dile getirdiği bir bilirkişiye cevap hakkı tanıdılar diye Halk TV'nin 5 sunucusu ve yöneticisi şubat ayında gözaltına alındı. Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş 34 gün özgürlüğünden mahrum bırakıldı. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmaları kapsamında casusluk iddiasıyla başlatılan soruşturma dahilinde Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Merdan Yanardağ ile yine YouTube yayınında kullandığı ifadeler nedeniyle gözaltına alınıp tutuklanan gazeteci Enver Aysever'in de aralarında olduğu çok sayıda gazeteci, yeni yıla hala cezaevinde girdi. Meslektaşlarınızdan ve aynı zamanda çevre aktivisti olan Hakan Tosun, İstanbul'da evine giderken uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Ölümünün arkasındaki şüpheler ve iddialar hala aydınlatılmış değildir. Tam 95 gazetecinin gözaltına alınması hepimizi kaygılandıran bir unsur olarak karşımızdadır. Bu yıl Türkiye'nin en büyük medya patronu kim oldu derseniz, yanıtı hükümet oldu. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) şu anda Türkiye'nin en büyük medya patronudur” diye konuştu.
“Sansür Ve Otosansüre Geçit Vermeyeceğiz”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin basın özgürlüğü için yapacağı çalışmalara da değinen Çakırözer, Sansür ve otosansüre geçit vermeyeceklerinin altını çizdi. Çakırözer, “
Halkın haber alma hakkı ve doğru bilgilenme hakkı, Cumhuriyet Halk Partisi için aktif yurttaşlığın asli unsurlarından biridir. Bu kapsamda, özgür ve demokratik bir medya ve iletişim ortamı mutlaka sağlanacaktır. Sansür ve otosansüre geçit vermeyeceğiz.
Medya, iş dünyası ve devlet arasındaki ilişkiler ile medya sahipliğine ilişkin kurallar, medya özgürlüğünü güvence altına alacak şekilde yeniden belirlenecektir. Basın kuruluşlarında çalışanların örgütlenme hakkı teşvik edilecektir. RTÜK; kurumsal, yasal ve idari yapısı basın özgürlüğünü garanti altına alacak şekilde ve siyasi etkilerden uzak, bağımsız ve tarafsız bir kurul olarak yeniden yapılandırılacaktır.
Kurulun çalışmalarına ilgili sivil toplum ve meslek örgütlerinin katılımı mutlaka sağlanacaktır” sözlerini kaydetti.