Sosyal medya hayatımızın büyük bir parçası.Mekan önerilerinden yemek tariflerine, indirim haberlerinden ülke gündemine pek çok şey için sosyal medyayı kullanıyoruz. Beslenme de sosyal medya paylaşımlarında oldukça popüler olan unsurlardan.
Eminim başlığı gördüğünde ‘beni etkilemiyor’ diyenleriniz olmuştur. Malesef istisnasız hepimizi etkiliyor. Bu etkinin temelinde evrimsel süreçte hayatta kalabilmek için edindiğimiz taklit becerileri yatıyor.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çeşitli yollardan haftada 30 ila 189 kez gıda pazarlamasına maruz kalıyoruz. Bunun üzerine bir de takip ettiğimiz hesaplar veya arkadaşlarımızın paylaşımları ekleniyor.
369 kişide yapılan bir çalışmaya göre takip ettiğimiz kişilerin paylaştıkları ve onların tükettiğini düşündüğümüz her 3 porsiyon abur cubur için beslenmemize 1 porsiyon abur cubur ekliyoruz.
Yani sosyal medyada gördüğümüz yemek alışkanlıklarını takip etme olasılığımız daha yüksek.
Üstelik sağlıklı beslenme alışkanlıkları için durum farklı işliyor. Sağlıksız besinler için 3 porsiyon yeterli iken, sağlıklı besinlerde durum 5’te 1 olarak işliyor.
Takipte olduğumuz kişilerin tükettiğini düşündüğümüz her 5 porsiyon sebze-meyve için beslenmemize 1 porsiyon sebze meyve ekliyoruz.
Bu durumu olduğumuz kilo ya da beden kütle indeksimiz etkilemiyor. Ama etkilendiğimiz farklı bir durum söz konusu: paylaşım sahiplerinin takipçi sayısı.
Sağlıklı ya da sağlıksız olsun paylaşım yapan kişinin etkisinin ne kadar çok olduğunu varsayarsak ondan etkilenme olasılığımız o kadar artıyor.
Özetle; aldığınız kiloların veya beslenme alışkanlıklarınızın ardında sosyal medyanız yatıyor olabilir.
Takip ettiğiniz hesapları, gönderi çeşitliliğini ve ziyaret etme sıklığınızı gözlemlemekte fayda var.
Artan farkındalığınızın alışkanlıklarınızı şekillendirdiği bir hafta olsun.Sağlıklı günler..
Kaynaklar: Appetite, 2020; 149: 104611
Social Media + Society. April 2017.